TÜRKÇENİN ÖNEMİ…
Yaşar Varış
TÜRKÇENİN ÖNEMİ…
“Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir” diyen Mustafa Kemal Atatürk dilin gelişmesine ve yabancı sözcüklerden arınarak özleşmesine çok önem vermiştir. Bu nedenle 26 Eylül 1932 yılında başkanlığını yaptığı 1. Türk dil kurultayını toplamıştır. Bu tarih daha sonraki yıllarda “Dil bayramı” olarak kutlanmıştır.
Atamız bununla da yetinmemiş dilimizin korunması ve yabancı dillerden arındırılması için “Türk Dil Kurumunu” ve Türk Tarih Kurumunu” kurmuştur. Bu kurumların verimli çalışması ve yaşaması için mal varlığının büyük bir bölümünün bu kurumlara bırakmıştır.
Ancak 1980 yılında iktidara bir darbe ile el koyan 12 Eylül dikta yönetimi Atamızın vasiyetini hiçe sayarak bu kurumları kapatmıştır. Atamızın kurduğu bu kurumlara yapılan saldırıların arkasında Atatürk düşmanlığı yatmaktadır. Atamıza doğrudan saldırmaya cesaret edemeyen gerici güçler, O’nun eserlerine ve yakınlarına saldırarak karanlık yüzlerini gizlemeye çalışmaktadırlar. Dilimize ve Atamızın eserlerine saldırılar günümüzde de devam etmektedir. Onun ülkemize yerleştirmeye çalıştığı laik, Demokratik, bilimsel eğitim yerine bugün dine dayalı, bilim dışı bir eğitim sistemi yerleştirilmeye, Arapça ve din dersleri zorunlu kılınarak eğitim ve dilimiz yozlaştırılmakta, içi boşaltılmaktadır. Bu çabalar boşadır. Halkımız Atasını ve devrimlerini, kendilerine bağışlanan yaşam tarzını benimsemiştir. Bunlardan bir adım bile geri adım atmayacak, Türk dili gelişerek yaşayacaktır.”
Bu yazıyı 26 09,2024 tarihinde yazıp gazetemizde yayınlamışız. Geçtiğimiz günlerde Karaman’da yaşanan bir olay sanki benim o tarihte yazdıklarımı doğrular niteliktedir. İstiklal marşımızın kabul edilmesi ve Şairi Mehmet Akif î anma toplantısında öğrencilere istiklal marşımız Arapça olarak ezberletilip okutulmuştur. Bu olay Karaman valisi, Milli eğitim müdürü, cumhuriyet savcısı ve diğer devlet yetkilileri önünde yaşanmıştır.
Bu çok acı ve üzücü bir olaydır. Türkiye cumhuriyetinin resmi dili Türkçedir. İstiklal marşı Türkçe yazılmıştır. Şairi, ana dili gibi Arapça bildiği halde marşı Türkçe yazmıştır. Çünkü bu marş Arapların değil; Türklerin istiklal marşıdır. İsteseydi şair bunu Arapça da yazabilirdi. Yapılan, hem marşımızı yazan Mehmet Akif’e hem de Türk halkına yapılan bir saygısızlıktır.
Türkçe; dünyanın en zengin ve güzel dillerinden biridir. Dil; milleti bir arada tutan, birlik ve beraberliğimizi sağlayan önemli bağlaçlardan biridir, aynı zamanda insanların anlaşma aracıdır. Arapça bilmeyen insanlara, çocuklara Arapça marş okutmak neyin nesidir? Bu Arap seviciliği kaynağını nereden almaktadır?
Atamızın açtığı ışıklı yolda, onun sağladığı olanaklarla okuyup, kaymakam, vali, milli eğitim müdürü olan kişilerin bu nankörlükleri anlaşılır gibi değildir. Bu rezalet karşısında kimseden bir ses çıkmamıştır.
1200’ lü yıllarda “bu günden sonra divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” diyen Karamanoğlu Mehmet beyin kemikleri sızlamıştır. Karacaoğlan, Dadaloğlu, Yunus Emre hep Türkçe yazmışlardır. Kültür birliği, güzel Türkçemiz sayesinde kuşaktan kuşağa geçmekte ve devam etmektedir, edecektir.16.03.2026 Yaşar Varış