Şut ve gol!..
Selim Şahan
Bir coğrafyanın geçmişinde hangi ulusların yaşadığını öğrenmek için, yer adlarına ve mezarlıklarına bakmak gerekir.
Örneğin acaba bu yazıyı okuyan kaç kişi, Birgi’deki Ermeni mezarlığından haberdardır!
Bu yazıya neden bu cümlelerle girdim bilmiyorum ama futbol, bize İngiltere’den gelmiş olmalı ki bu sporun adı ve terimlerinin birçoğu da İngilizce’dir.
Futbol, ‘ayaktopu’ demektir. Sözlükler, ‘şut’ ve ‘gol’ kelimelerinin de İngilizce kökenli olduğunu yazar...
Geçtiğimiz gün TV haberlerini izlerken, Dostum Trump’un İran ile ilgili söylediklerine takıldım.
Biliyorsunuz, komşumuz İran şu sıralar biraz karışık gibi. Ekonomik nedenlerden dolayı sokakların karıştığı ve hükümet karşıtı gösterilerin yapıldığı iddia ediliyor. Ne alaka ise tam da bu sırada Dostum Trump, taa Amerikalardan laf ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump İran'ı tehdit ederek "Silahlarımız hazır, ateş etmeye hazırız" demiş.
"İran’da barışçıl gösterilere askeri müdahale olursa" müdahaleye hazır olduklarına işaret eden Trump, “Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır,” demiş.
Dostum Trump’un sözleri TV’de verilirken İngilizce alt yazılar da vardı ve benim gözüme ‘vuruş’ kelimesi yerine kullanılan ‘şut’ kelimesine takıldı.
Bu sıralar ara ara İngilizce öğrenmeye çalışıyorum. Takip ettiğim bir site var ve günde 3-5 dakika da olsa bir şeyler öğrenmeye gayret ediyorum… İşe yarayacağından mı! Benimkisi farklı bir şey olsun şeysi işte… Belli bir yaştan sonra bir yabancı dili öğrenmek aşırı çaba istiyor. Gerçi bende biraz İngilizce altyapısı var ama o da biraz anlama düzeyinde o kadar…
Neyse…
Dedim ya neden biz ‘şut’ diyoruz da ‘vuruş’ demiyoruz! Artık gençlikteki gibi profesyonel maçları pek takip etmiyorum ama sanıyorum son zamanlarda ‘vuruş’ kelimesini kullananlar var. Bir de 'top yükseklik kazandı' diyor karşılaşmanın sunucuları… Böyle cümleleri duydukça, bir Türkçe öğretmeni olarak kızıyorum tabi ama ‘ona kız, buna kız’, nereye kadar!
ABD ve Dostum Trump’tan ayrılmayalım.
Dostum Trump, biliyorsunuz, hem Ukrayna’da, hem Venezuela’da hem de İran’da! DostumTrump’un, Netenyahu ve Erdoğan hakkında söylediklerini de duymuşsunuzdur…
İran bizim dostumuz mu!
Hatırlayın, Ayetullah Humeyni dünyada bir İslam devrimi yapmıştı…
Venezüela bizim dostumuz mu!
Hatırlayın, oraya aşı kiti götürmüştük…
Ukrayna bizim dostumuz mu!
Hatırlayın, Ukrayna’yı ilk tanıyan ülkeler arasında idik…
Suriye bizim dostumuz mu!
Peki Trump bizim dostumuz mu?
Trump’un temsil ettiği dünya emperyalizmi her yere şut atıyor. Attığı şutların da gol olmasını istiyor. Fakat gollerin uzaktan atılan şutlarla atılamayacağını biliyor. Bu nedenle kendine asist (yardım) yapacak dostlar arıyor…
Ortadoğu'da da en yakın asistanı İsrail…
İşte bu yüzden Suriye topraklarındaki Golan Tepeleri’ni "Bibi’yi hediye ettim" diyebiliyor. Kimse de "Hey gringo, sen de kimsin!” diyemiyor!
Gringo, İspanyolca’da ‘yabancı’ demek..
Uzaktan gol atmak isteyen tüm gringolara hayır!
1968 kuşağı devrimcilerinden ODTÜ öğrencisi Sinan Cemgil’e ait olduğu söylenen “Biz İngilizce’de üç kelime öğrendik: ‘Yanki go home!” deyişi işte bu yüzden günümüzde de çok önemli bir felsefenin sac ayağıdır…
Şut ve gool!
Bir ara da “Ne olacak şu Ödemişspor’un hali!” yazalım…
Maç yapacak bir sahamız bile yok ki konuklarımızı Beydağ’da ağırlıyoruz!
Siyasetçilerimiz uyuyor mu!