Okumadan yazmak!..
Selim Şahan
Okumadan yazmak!..
Ödemiş İlçe Halk Kütüphanesi ile Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği içinde hazırlanan yazar ile okur buluşması etkinliğinde iki okulun öğrencileri ile beraber oldum. Kültür Merkezi küçük salonda yapılan etkinliğe Ticaret Odası Anadolu Lisesi ile Hulusi Uçaçelik Anadolu Lisesi öğrencileri katıldı. Ardı ardına ki farklı günde yapılan söyleşiye yaklaşık 200 öğrenci katıldı. Öğrencilerle; okumak, yazmak ve basın yayın çalışmaları hakkında konuştuk. Değerli edebiyat öğretmeni arkadaşım Sadettin Şanlı’nın yönetiminde yapılan söyleşilerde öğrencilerin merak ettikleri konularda hazırladıkları soruları da yanıtlamaya çalıştım.
İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Kaya’nın sunuş konuşmalarının ardından kendi yaşamımdan, öğretmenlik yaşamımda yaptığım basın yayın etkinlikleri ve yazdığım kitaplarla ilgili bilgiler verip okur-yazar olmakla ilgili deneyimlerimi aktardım.
1991 yılında başladığım meslek hayatımda toplam 4 okulda görev yaptım. Görev yaptığım her okulda dergi ve yıllık çalışmalarının içinde oldum. Özellikle 90’lı yılların sonlarından itibaren Ödemiş’te hemen her okulda bir dergi çıkarma yarışı söz konusu iken, şimdilerde bu çalışmaların sona erdiğini söyleyebilirim.
Sona ermesinin bence iki temel nedeni var: İlk olarak basın yayın faaliyetlerinin artık maliyet açısından okulları çok zorladığını, ikinci olarak da okullarda yazı çizi işleri ile ilgilenen öğretmen ve öğrenci sayısında dikkati çeken oranda bir azalma meydana geldiğini söyleyebilirim.
Yazmak insanın kendini ifade etme biçimlerinden biridir.
İnsan, sanatın farklı kolları ile kendini ifade edebilir. Kimi resim yapar, kimi müzikle uğraşır kimi de spor yapar. Benim gibi yazar çizerler de kelimelerle oynar…
Her iki söyleşide de öğrencilerimizin dikkatle dinlediklerini gözlemledim. Öğretmenlerinin konuya duyarlı olması da önemli bir etkendir.
Bu tür etkinliklerin öğrenciler açısından ilgi çektiğini söyleyebilirim. Gönül ister ki öğrencilerimiz, sanatın farklı dalları ile uğraşan sanatçı ruhlu öğretmen arkadaşlarımızla ara sıra bir araya gelsinler. Sadece sanat mı! Elbette hayır…
Öğrencilerimizin ilgi duydukları alanlarda onlara yeni ufuklar açabilecek özel öğretmenlerle bir araya getirmek gerekir.
Bir öğrencimizin, “Okumadan yazmak mümkün mü?” sorusuna, kendisi de bir köşe yazarı olan tarih öğretmeni arkadaşım Melek Göztepe, “Testi dolmadan boşalmaz!” şeklinde yanıtladı.
“Testi dolmadan boşalmaz!”
Ne kadar anlamlı bir cümle…
“Emek olmadan, yemek olmaz” gibi…
Önce öğreneceğiz ki öğrendiklerimizi sentezleyip yeni bir tez ortaya koyacağız.
Ve Birgi ile ilgili iki kitabım.
Bir öğrenci, “Neden Birgi?” diye sordu.
Önceki yıllarda, Birgi’de dolaşırken, gezi ve belgesel programcısı Güven İslamoğlu ile karşılaşmıştık. O dönem, ‘Yeşil Doğa’ programı yapıyordu ve program için Birgi’ye gelmişti.
Bana Birgi’nin “Anadolu’da kendini koruyabilmiş ender yerleşim alanlarından biri” olduğunu söylemişti. Fakat, Birgi ile ilgili derli toplu popüler bir kitap göremedim demişti.
Evet, Birgi ile ilgili yazılmış kitaplar var ama Birgi’yi gezmeye gelen bir gezginin yararlanabileceği özet bir Birgi kitabı yoktu… Tarih, kültür ve turizm…
O cümleden yola çıkarak, Birgi hakkında yazılan kitapları gözden geçirmeye ve kısa notlar almaya başlamıştım.
“Testi dolmadan boşalmaz!”
Dedim ki öğrencilere: “Ben bu kitabın oluşması için bir yıl hazırlık yaptım. Araştırdım, okudum ve öğrendim. Bu 72 sayfa, hemen ortaya çıkmadı…”
Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Halk Kütüphanesi müdürü Ahmet Kaya’ya, söyleşiye öğrenci getiren TOAL ve HUAL öğretmenlerine teşekkürle…