Selim Şahan

Ne şiş yansın ne de kebap!

Selim Şahan

Ne şiş yansın ne de kebap!
Popüler tarih hocası İlber Ortaylı bayram öncesi hayatını kaybetti.
İlber hoca, beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz kendi alanında söz sahibi olmuş ve kimsenin ‘karşısına çıkmaya cesaret edemeyeceği’ bir uzman payesi edinmişti.
Söyleşi için Ödemiş’e geldiğinde sarf ettiği bir cümle beni hayal kırıklığına uğratmıştı:
“Bir zamanlar trenle seyahat ederken Ödemiş’ten geçmiştim!”
Benim dikkatim o cümleden sonra dağılmıştı.
Fakat kabul etmek gerekirse bilgili olduğu konularda yaptığı açıklamalar çok sayıda cumhuriyetçi vatandaşın yüreğine su serpiyordu. Sosyal medya trollerinin işlerine gelmeyen açıklamalar yapıyordu.
Öldüğü gün birçok sosyal medya takipçisi taziye ilanı paylaştı ama daha üçüncü gün çıkmadan hakaretlere varan tartışmaları da beraberinde getirdi.
Kimi çevreler, Ortaylı’yı yerden yere vurmayı tercih etti.
Evet eleştirebilir, beğenmeyebilirsiniz ama bir ölümün hemen ardından hakaretler etmek ve böylesi popüler bir insanı yerden yere vurmanın da anlamı yok bence.
Yahu durun, eleştirecekseniz de biraz sabredin kardeşim..
Bu ne acele!
**
Bayramı geride bıraktık. Her bayramda olduğu gibi herkes kendi durduğu pozisyona göre iyi dileklerini sundu. Whatsapp grupları hareketli günler geçirdi!
Uluslararası ilişkilerde de ‘Barış’ diledik.
Uzatmayalım, çünkü bu yazıyı okuyorsanız zaten güncel tartışmalar konularında bilginiz vardır demektir.
Gelelim gündeme ve sorumuzu soralım:
“ABD ile İran arasında savaş mı var yoksa ABD’nin bölge ülkeleri üstünde egemenlik kurma baskısı mı var!”
Daha önce de yazdım:
“İspanya, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri harekâta karşı Avrupa Birliği içerisindeki en sert ve net muhalefeti sergileyen ülke konumunda olmuş ve takdir toplamıştır. İspanya Başbakanı Pedro Sançez’in liderliğinde yürütülen bu politika, hem diplomatik bir direnç hem de somut askeri kısıtlamalar içermektedir.”
“Keşke İran’ın çevresindeki Arap ülkeleri de benzer bir tavır alabilseydi.”
“İran yönetimini sevmem… ABD yönetimini hiç sevmem… İran’daki bastırılmışları, ezilenleri ve ABD’deki barışseverleri severim…”
**
Ne şiş yansın ne kebap diyen ortalama ‘uzmanlar’ Türkiye’nin tavrını “Aktif Tarafsızlık ve Diplomasi” olarak özetliyor. Buradaki ‘aktif tarafsızlık’ deyimini de anlamış değilim, ama dedim ya ‘ne şiş yansın ne de kebap’ diyen ortalık uzmanları…
Onlara göre, Türkiye, bölgedeki büyük bir savaşın ekonomik ve güvenlik maliyetlerinden çekindiği için ‘aktif tarafsızlık’ politikasını benimsemiş.
Türkiye denge politikası güdüyormuş!
“Ankara, bir yandan İran'ın toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu belirtirken diğer yandan bölgedeki "vekil güçler" üzerinden yürüttüğü faaliyetleri eleştiriyor.”
Biliyorsunuz Türkiye ve bazı Arap ülkeleri konuyla ilgili bir toplantı yapmış ve sonuçta ortak bir bildiri yayınlamışlardı.
Bu ortak bildiride de İran'ın bölgedeki ‘saldırgan’ tutumu kınanmıştı. Sanırsınız İran, ABD ve İsrail’e saldırdı! Yahu ABD her türlü uluslar arası hukuk ve geleneği görmezden gelip İRAN’a savaş açtı. Öncesinde de Venezuella’ya yaptı bunu!
Ne şiş yansın ne kebap diyen ortalık uzmanlarına göre, Türkiye burada arabuluculuk rolü üsleniyormuş.
**
Solcu Pedro Sançez liderliğindeki İspanya hükümeti de bu süreci uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirmiş ve ‘Savaşa Hayır’ sloganını, politikasının merkezine koymuştu.
Bu konuda İspanya'nın en dikkat çekici adımı, ABD'nin kendi topraklarındaki stratejik askeri üsleri kullanmasını engellemek oldu.
İspanya yanlış bilmiyorsam hem AB üyesi hem de NATO üyesidir. Ve de Hristiyan bir çoğunluğa sahiptir. Tüm bu ilişkilere rağmen Başbakan Sançez, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "yasa dışı" ve "büyük bir hata" olarak nitelendirmiştir. İspanya bunlarla de yetinmeyerek, savaşın tırmanması ve Gazze'deki durum nedeniyle İsrail'deki büyükelçisini resmen geri çekerek diplomatik temsil düzeyini de düşürmüştü.
Sosyal medyada yorum yapan kimi vatandaşlar da ironi yaparak, Sançez’i ümmetin lideri olarak kabul ettiler…
Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi