Selim Şahan

Laiklik ve cadılar bayramı!

Selim Şahan

Laiklik ve cadılar bayramı!..
Artık kanıksadık; her hafta nur topu gibi bir tartışma konumuz ortaya çıkıyor veya atılıyor.
Geçen haftanın konusu laiklik idi.
Biliyorsunuz ‘laiklik’, Türkiye’de her dönem ısıtılan bir pilav yemeğidir.
Kısaca biliriz ki ‘din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması’
Din bireyin inanç dünyasında, laiklik ise toplumun bir arada eşit bir şekilde yönetilmesidir.
Kimse kimsenin dinine ya da inancına karışmazken, devletin de bunlardan birinin yanında durup diğerlerini yok saymaması…
**
Laiklik, Türkiye'de sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda ‘toplumsal bir aydınlanma’ ve ‘eşitlik’ projesidir. Bu projenin en somut meyveleri ise eğitim ve kadın hakları alanında toplanmıştır.
Türkiye'de 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun ile birlikte şu temel değişiklikler yaşandı:
HUKUKİ EŞİTLİK:
Şahitlikte iki kadının bir erkeğe eşit sayılması uygulaması sona erdi; kadın ve erkek mahkemede eşitlendi.
EVLİLİK VE BOŞANMA:
Tek eşlilik zorunlu hale getirildi, resmi nikah şartı geldi ve kadınlara da boşanma hakkı tanındı.
MİRAS HAKKI:
Miras paylaşımındaki eşitsizlik giderilerek kadınların erkeklerle eşit pay alması sağlandı.
SİYASİ HAKLAR:
Türkiye, laiklik sayesinde pek çok Avrupa ülkesinden önce (1934) kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.
5 Şubat 1937'de anayasamız ile güvence altına alınan 'laiklik' ilkesi; din, vicdan ve ibadet hürriyetinin güvencesi olması yanında, aklın, bilimin, hukukun üstünlüğünün esas alındığı onurlu bir yaşam biçiminin de temelini oluşturur.
Bugün laikliği eleştireceğim diye cadılar bayramı ya da noel ağacını emsal göstermenin ne kadar saçma ve abes olduğunu görmemiz ve anlamamız gerekir. Ayrıca, insanlar istedikleri gibi eğlenebilirler, istedikleri düşünceyi savunabilirler istedikleri bir dinin de gereklerini yerine getirebilirler. Bunun teminatı da anayasamızdaki laiklik ilkesidir.
Laiklik ilkesinin anlamı bellidir: Girişte de yazdığım gibi kişiler dini inançlarında özgür ve devletin güvencesi altındadır. Devlet, dini inançlar arasında ayrım gözetmez. Ve devlet, vatandaşlarına zorla herhangi bir dini empoze edemez.
**
Dünyada, tek bir laiklik uygulaması yoktur.
Her devletin kendi içinde kendi geleneklerine göre bir uygulama biçimi vardır. Örneğin, laik bir sisteme sahip ABD'de kutsal kitap üstüne yemin edilebiliyorken, Avrupa'nın birçok ülkesinde devlet dini kurumları maddi olarak desteklemez.
Laiklik, inanç özgürlüğünün güvenceye alınması ve vatandaşların hangi inanca sahip olursa olsun ayrım gözetilmeksizin eşit yurttaş olarak kabul edilmesidir. Devletler dini kurullara göre değil evrensel hukuk kurallarına göre yönetilirler.
Gelelim cadılar Bayramı ve Noel Ağacı meselesine… 61 yaşındayım. Bütün eğitim hayatım Türkiye’de geçti. 35 yıllık öğretmenim. Ben hayatımın hiçbir zamanında devletin okullarda veya başka resmi kurumlarda ‘noel’ ya da ‘cadılar bayramı’ kutladığını hatırlamıyorum.
Yılbaşı ise bambaşka bir durumdur. Yılın 365 gün olarak kabul edildiği güneş takviminin yıl dönümüdür o kadar.
Laiklik, insanları bir arada tutan onların inançlarını güvence altına alan ve birbiri üstünde baskı kurmasını engelleyen bir sistemdir.
Kimse kimsenin hangi dini bayramı kutlayacağına karışamaz.
Devletin bir dini yoktur ve tüm yurttaşlara eşit mesafededir.
Laikliği savunmak suç olamaz...

Yazarın Diğer Yazıları