Selim Şahan

Kazarken kazan!

Selim Şahan

Kazarken kazan! 
Esnaflıkta, 'alırken kazanmak' deyimi vardır... Belediyelerde de 'kazarken kazanmak' deyimi olmalı... Tüm kurumsal ve özel kazılar izne tabi olmalı, kazma ve kapatma işleri, belediyelerin 'işinde uzman' ekipleri tarafından yapılmalı... Yoksa, deniz dalgalı yollara mahkum olmaktan kurtulamayız... 
Facebook sayfamda ‘En kısa yazı örneği...’ dedim
Tabii benden kısa yazı bekleyenler için.
Kısa yazıların yeri ayrı, uzun yazıların yeri ayrı
Dönelim yine kısa yazının uzun anlatısına.
Son zamanlarda Ödemiş sokaklarındaki kazı ve kazılan yerleri kapatma çalışmalarını sizler de görüyor, sosyal medyada yazılan yorumları okuyorsunuzdur.
Konuyla bağlantılı olarak, Akıncılar Mahallesi muhtarı Erol Şen de, sitem dolu bir yazı yazdı.
Savaş Sokak’ta yapılan kazılardan dolayı yazılan eleştirileri gören Erol Şen, “Hem hizmet istiyorsunuz hem de hizmeti eleştiriyorsunuz” diyerek yazılan yorumları değerlendirdi.
Konumuz şimdi bu değil.
Vatandaş hizmet isterken, işin de hemen bitmesini istiyor. Biraz aksayınca da basıyor eleştiriyi.
Vatandaş haklı mı haklı.
Fakat bir de madalyonun öbür yüzü var.
Yani ben yaptım oldu diyemiyorsunuz çünkü ortada bir kamu hizmeti var. Yasalar var. İhale işleri var. Var da var yani.
İhale işleri deyince de mecburen işlemlerin tamamlanması için yasal süreyi bekliyor, dolayısıyla beklemekten kaynaklı  olarak mağdur oluyorsunuz.
Üste de dedim ya; bir sokak veya caddede yapılan tüm kazı çalışmalarını belediyenin uzman ekipleri yapmalı. Çalışma bittikten sonra yapılan kapatma işlemlerini de belediyenin ekipleri yapmalı.
Kazı yaparken görüyorum. Firma vuruyor kepçeyi ve ortamı darmadağın ediyor. Çünkü kapatma işlemini muhtemelen başka bir firma yapacak. İş böyle olunca da cadde ve sokaklar deniz dalgalı yerlere dönüyor.
Bana göre bu işlerde kilit taşları hiç de avantajlı değil. Hatta yeniden döşemesi daha zor oluyor.
Bakın Ödemiş  sokak ve caddelerine kazılmayan yer kalmadı gibi, doğru dürüst kapıtılan yer de yok gibi… Bu durumdan hepimiz olumsuz etkileniyoruz.
Belediye diyor ki “Ben kazmıyorum!”
Her kurum, kendi işini belediyeden ve diğer kurumlardan bağımsız olarak yapınca ortaya eğri büğrü yollar çıkıyor. Bir yağmur yağdığında da seyreyle sandal gezintilerini.
Esnaf, malı alırken kazanır derler. Yani ne kadar ucuza alabilirse rekabet gücü de o kadar güçlü olur.
Kazan ile dolduran aynı ekip olursa, “Burayı biz kazıyoruz ama sonuçta yine biz kapatacağız” diyerek daha dikkatli iş yapabilir.
Hem maliyetten, ham hammaddeden hem de yapılan işten memnuniyet artar.
Ama burası Türkiye neremiz doğru ki!” diyebilirsiniz…
Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi