Selim Şahan

Elif, vav ve nun!

Selim Şahan

Elif, vav ve nun!
Evde yalnız olduğum zamanlarda herhangi bir iş ile uğraşıyorsam, genellikle TRT Türkü kanalını açarım. Öyle, gürültülü müzikten hoşlanmam. TRT Müzik’in yayın politikasını ve TV'ye çıkan isimleri desteklediğimden de değil ama türkü ağırlıklı bir yayın yapması nedeniyle, fonda yani arkada bir sesin olması beni rahatlatıyor.
TRT Müzik kanalını değerlendirmeyi başka bir yazıya bırakalım.
TRT Müzik'te yeni dikkatimi çeken bir program var: Adı, Rüzgâr Gibi Geçti. Bu programda biri kadın biri de erkek olmak üzere iki solist, eskilerin unutulmayan şarkılarını söylüyorlar.
Solist kadının adını ilk gördüğümde şaşırdım: Elif Nun!
Elif ve nun, Arapça’da iki sesin adıdır. Bunlardan biri Latin alfabesindeki ‘A’nın yerini tutan ‘elif’ diğeri de Latin alfabesindeki ‘N’ sesinin yerini tutan ‘nun’ sesidir.
Biz Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri fakülteden Arapça harflerle tanışık olduğumuz için Arap harflerini bilir ve okuyabiliriz. Arap harfleri ile yazılmış Türkçe bir metni çok akıcı olmasa da okuyabilirim.
İster istemez “Bu nasıl ad soyad yahu!” dedim.
Bizim ‘alfabe’ dememiz gibi Araplar da kendi yazı dillerine ‘Elifba’ derler.
Dünya yazı dillerini incelediğinizde birçok harfin kaynağının eski dillere gittiğini görürsünüz.
Bazı insanlar vardır ki Arapça bir harf veya isim gördüklerinde kutsal bir nesne görmüş gibi transa geçerler. Örneğin İslami hat (yazı) sanatında ‘elif, vav ve nun’ harflerinin ayrı bir yeri vardır.
Hatta öyle ‘uzmanlar’ vardır ki bu harfler üstüne size saatlerce nutuk çekebilirler.
Ama bunların kutsallığı nereden geliyor diye sorduğunuzda birçok kişi doyurucu bir yanıt veremez…
Gelin şimdi bu harflerle ilgili bilimsel bilgileri İslam Ansiklopedisi'nden birlikte okuyalım:
“ELİF. Bitişik Nabat yazısından geliştirilmiş olan ve Nabatî-Ârâmî halkalarıyla Fenike yazısına bağlanan Arap alfabesinin aynı şekil ve aynı isimle anılan ilk harfidir. “Zayıf, hor ve hakir görülen adam; cömert; birçok haslet ve faziletleri kendinde toplamış, eşi az bulunan kimse” gibi anlamlara da gelen elifin ebced hesabındaki sayı değeri “bir”dir. Arapça’da elif diğer Sâmî dillerde olaf, alaf, alef, elaf ve Grekçe’de alfa şeklinde telaffuz edilen kelimenin aslı, ilk piktografik (resim yazı) sistemde stilize edilmiş bir “öküz başı” işaretiyle gösterilen Akkadca alpu (öküz) kelimesidir. Nabatîler’de zamanla bu işaretin köşe teşkil eden verev çizgilerinin ihmal edilmesiyle hafif meyilli dikine bir çizgiye dönüşmüştür.”
“VAV. Osmanlı alfabesinin yirmi dokuzuncu, ebced tertibinin ve Fenike alfabesinin altıncı harfi olup ebced hesabında sayı değeri 6’dır. Fenike alfabesinden gelen vâv adı değişmeden Ârâmîce, İbrânîce ve Arapça’ya geçmiştir. Fenike dilinde vav “çivi, kama, gemi direği, desteği” demektir. Harfin biçim evrimi daha çok son anlamla ilgili olduğunu göstermektedir. Halîl b. Ahmed’e göre Arapça’da vav “büyük hörgüçlü deve” ve “zayıf adam” anlamındadır.”
“‘NUN. Türk alfabesinin on yedinci, ebced tertibinin ve Fenike alfabesinin on dördüncü harfi olup ebced hesabında sayı değeri 50’dir. Nûn Fenike, Ârâmî, İbrânî ve Arap dillerinde “balık” anlamına gelir, Yunanca’ya “nü” olarak geçmiştir. Ayrıca Arapça’da “hokka” ve “kılıç demiri” mânalarında kullanıldığı belirtilir. Eski Mısır’ın hiyeroglif alfabesindeki kuyruk tarafı kıvrılmış balık veya yılan resminden doğduğu kabul edilir. Sonraki alfabelerde çizgi haline dönüşen ve bazen çizgileri keskinleşen biçim yılan veya balığın kıvrımlarını simgeleyen bir görünüm kazanmıştır.”
Elif adı, Araplar’da ne kadar çoktur bilemiyorum ama Türkiye’de yoğun olarak kullanılan bir isimdir. İslam Ansiklopedisi’nden de okuduğumuz gibi kadınlara verilebilecek kutsallıkta bir isim değildir.
Hele ‘vav’ ve ‘nun’ harflerinin özel bir anlamının olmadığını da yine İslam Ansiklopedisi’nden okuduk.
Öğrencilerimle ilk kez tanışırken adlarının anlamlarını bilip bilmediklerini merak ederim. Ve bu adı kimin verdiğini sorarım. Bazıları bilir ama çoğunluğun hiç ilgisini çekmemiştir.
Köylerden gelen çoğunluğun adı ya dede ya da nine adıdır.
Bazıları, ‘Bilmiyorum hocam, Kur’an’da geçiyormuş’ derler…
Ne dersiniz!

Yazarın Diğer Yazıları