Selim Şahan

Dil, din ve milliyet!..

Selim Şahan

Dil, din ve milliyet!..
Dil ve dinin anlamını biliyorsunuz.
Arapça’dan dilimize giren ‘millet’ de aslında dini bir topluluğa mensubiyeti ifade etse de dilimizde zamanla Fransızca’daki nation (ulus) kavramının yerini tutmuştur.
Bilinenin aksine yine Arapça’dan dilimize geçmiş olan ‘ümmet’ kelimesi de, aynı soydan (anadan) gelenler için kullanılır.
Diller, dinler ve milliyetler birbirine düşman olmak zorunda mıdır?
Haberi duyduğumda şaşırmadım desem yeridir. Nedenini sona doğru yazacağım. Mesele, İstiklal Marşı’mızın Arapça okunması…
Olayın meydana geldiği Karaman’da yayın yapan bir haber sitesinde de şunlar yazıyordu:
“Türk Ocakları Karaman Şube başkanı Ali Türkoğlu, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma etkinliklerinde, İstiklal Marşımızın iki kıtasının Arapça okutulmasına tepki gösterdi. Başkan Türkoğlu yaptığı açıklamasında şunları söyledi:
“12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma etkinliklerinde Türk dilinin başkenti olan Karaman'da Cahit Zarifoğlu Ortaokulu tarafından Pirireis Kültür merkezinde yapılan bir etkinlikte İstiklal Marşı’mız Arapça okunmuştur.
Türk Milletinin bağımsızlığının timsali olan İstiklal Marşı Arapça okunmuştur. 1920'de Milli bir heyecanla yazılan Mehmet Akif Ersoy tarafından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin destanı olarak kaleme alınan Türk İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve tarihsel hafızasının yazılı halidir.
İstiklal Marşı'nın dili Türkçe’dir. İstiklal Marşımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde Türkçe’den başka hiçbir dille okunamaz okunması dahi düşünülemez. İstiklal Marşı’mızın kabulünü yıldönümü kutlaması bahanesi ile Türkçe’den vaz geçerek Arapça okumak büyük bir gaflettir.
Karaman Türk Ocakları olarak bunu Türk Milletine ve Karaman halkına yapılan kabul edilemez bir saygısızlık olarak görüyoruz. Türk milletine saygı ile duyurulur.”
Acaba konuyla ilgili gerekçeli bir açıklama var mı diye de internet ortamında gezinti yaptım.
Arapça eğitim yapılan bir okul olsa, hadi diyeceğim anlaşılabilir…
Daha önceki yazılarımda konuyla bağlantılı düşüncelerimi paylaştım.
Özetle söylemek gerekirse, Türkiye’de başta Rusça olmak üzere, Arapça’ya, Kürtçe’ye, Farsça’ya ve Yunanca’ya karşı bir haksızlık yapıldığını bunun da çeşitli ön kabuller ve korkulardan kaynaklandığını dile getirmiştim.
Yine özetle belirtmek gerekirse, Rusça’ya karşı ‘komünizm’ tehlikesi, Arapça’ya karşı ‘gericilik’ tehlikesi, Yunanca’ya karşı da ezeli düşmanlık ön kabulü ile mesafeli durulduğunu söyledim.
Bence korkularımızı aşmak ve geleceğe güvenle bakmak zorundayız. Türkiye’de insanlar isterlerse istedikleri bir yabancı dili öğrenebilmeliler. Çünkü artık dünya büyük bir köy haline geldi. Çünkü komşularımızla birbirimizin külüne muhtacız.
10 yıl önce yaptığımız 10 günlük Balkanlar turu sırasında Yunanistan’daki Türklerin çocuklarını Türkçe eğitim yapan okullara göndermek istemediklerini çünkü çocukların geleceklerini Yunanistan’da kurmak istediklerini söylemişti rehberimiz.
Yıl 1920. Kurtuluş Savaşımızı kazanmışız. Elbette ki bağımsız bir devlet olarak diğer bağımsız devletler gibi bizim de bir bayrağımız ve marşımız olacaktı...
Dönemin bürokrasi ve edebiyat dili; Türkçe, Arapça ve Farsça’dan oluşan karma bir yapıya sahip. Bunun içinde Fransızca’nın da hatırı sayılır bir ağırlığı vardı.
İstiklal kelimesi Arapça kökenlidir. ‘Bağımsızlık’ anlamı taşır…
Marş da Fransızca kökenli bir kelimedir.
İşte sözlüklerin yazdığı özet bilgi: Marş, Fransızca marche (yürüyüş, yürüme, yürüyüş şarkısı) sözcüğünden Türkçe’ye geçmiştir. Bu kelime, Germen kökenli ‘ayakları sertçe yere basma’ anlamına gelen Geç Latince marcare fiilinden evrilen marcher (yürümek, basmak) fiilinden türetilmiştir…
**
Bölge karışık… Bombalar inmek için yer arıyor.
Sinir uçları ile oynandığında toplumun gerildiğini söylememize gerek yok.
100 yıl önceki olayları ‘müflis esnaf’ gibi yeniden karıştırmaya gerek yok…
Sosyal medyadaki ‘trol’ sayfalar özellikle Atatürk ve Cumhuriyet ile ilgili eski defterleri karıştırıp, yalan yanlış bilgilerle toplumu germeye, ayrıştırmaya ve kutuplaştırmaya çalışıyorlar.
Karaman gibi Türkçe ile özdeşleşmiş bir kentte, Türk İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasını anlamakta güçlük çekiyorum.
Protokol Arap mıdır?
Yoksa tören, kentteki Araplar için mi yapılmıştır?
İstiklal Marşı'mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy acaba `Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!` derken ne demek istemiştir?
Sadece törenlerde okunsun diye mi?

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi