Selim Şahan

Çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak!

Selim Şahan

Çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak!
Deyim kelimesini bilirsiniz. Atasözleri gibidir fakat onlardan farkı vardır.
Genellikle gerçek anlamından az ya da çok uzaklaşmış, kendine özgü bir anlam taşıyan, çoğunlukla en az iki kelimeden oluşan kalıplaşmış söz topluluğuna deyim diyoruz.
Deyimler dil zenginliğidir. Sanıyorum her dilde vardır.
Deyimleri dilden ayıklarsak, konuşmalarımız ruhsuz tatsız ve mekanik kalırdı.
Çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak deyimi ‘bir taşla iki kuş vurmak’ gibidir.
Eldeki sınırlı olanaklarımızı öyle akıllıca kullanmalı ki, fazladan hiçbir masrafa veya çabaya girmeden, eldeki (yerdeki) malzemeyle işi halledip kazanç sağlamak.
Çayın taşı, dere kenarında hazır bulunan taştır.
Çayın kuşu, dere kenarına su içmeye gelmiş olan kuştur.
Dereden aldığın taşla, derenin kuşunu vuruyorsun.
Bu arada kuşları vurmayın diyeceğim ama sanıyorum doğanın kuralı bu… Doğal denge de diyebiliriz…
Yoksa tamamen etsiz beslenmek durumunda kalmamız gerekiyor.
Neyse konuyu dağıtmayalım.
**
Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda bölgemiz oldukça iyi bir yağış aldı. Sevinenler oldu zarar görenler oldu. Zarar görenlerin çoğunluğu yağıştan önce önlem almayanlardı.
Eskiler rahmet yağdı derler ya, buradaki rahmetin anlamı yağmur değildir. Rahmet Arapça’dan dilimize geçmiş bir kelimedir ve ‘bağış’ demektir. Rahmet, halk ağzında yağmur anlamı kazanmıştır.
Bu da bir deyimdir ve yağmurla, Allah’ın insanlara acıyarak günahlarından dolayı bağışladığı düşünülür.
Yani, “Allah, gönderdiği yağmurla bizi bağışladı!” anlamı saklıdır bu ifadede.
Yağmur yağdı dedik... Sevinenler oldu dedik... Ve zarardan bahsettik.
Ödemiş’in en merkezindeki en güzel parkı biliyorsunuz Ulus Parkı’dır.
Burası, Ödemiş’in ‘Gezi Parkı’dır desek yerinde olur.
Yağmurla birlikte bazı köksüz çam ağaçları devrilmiş ve zarara yol açmıştı.
Belediye ekipleri de devrilen çam ağaçlarını kökleriyle birlikte temizlemişti. Devrilen ağaçlarla birlikte devrilmesi olası çam ağaçları da kesildi tabii…
Okuyucularım ‘hocam uzun yazıyorsun diyorlar ama ben de iki üç cümle ile anlatamıyorum ki!
Belediyemiz, kesilen çam ağaçlarının yerine araçlar için dikey park uygulaması yapacakmış.
Dikey parka karşı değilim. Bu alanda park yerine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Zaten parkın Büyük Şehir Belediyesi tarafından yeniden tasarlanması sırasında buradaki düzenlemenin yanlış olduğunu daha önceleri de yazmıştım. Cumartesi pazarı hesaba katılmadığı için parkın büyük taşlarla döşenen bir bölümü yıpranmıştı.
Hatta ben bu alanda açık bir Kuvayımilliye müzesinin de yapılabileceğini yazmıştım.
Şimdi bakıyorum bu doğal görünümlü büyük taşlar sökülüyor yerine de mekanik görünümlü kilit taşlar döşeniyor. Böyle giderse park büyük bir kilit taşı meydanına dönüşecek!
Burada zaten hem küçük hem de büyük taşlar vardı. Neden bu taşlar yeniden değerlendirilmiyor ve neden kesilen ağaçların yerine yenileri dikilmiyor?
Ağaçların mesafeleri, aralarına iki araç park edecek şekilde düzenlenebilir…
Taş götür, taş getir!
Dilerim buradan sökülen doğal görünümlü taşlar daha güzel yerlerde kullanılacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi