Selim Şahan

Cahil ile uğraşmazsan!

Selim Şahan

Cahil ile uğraşmazsan!
Cahil ile vakit kaybetme derler…
Sakın inanmayın… Cahil ile vakit harcamazsanız cehalete esir düşersiniz…
Cahil, Arapça bir kelimedir. Cahilin kelime anlamı bilmeyen, bilgisiz demektir…
İnsan bilmeyebilir, fakat her şeyi bildiğini sanan kimi bilgisizler, bir de iyi bildiklerini iddia etmeye başladılar mı işte asıl gümbürtü o zaman başlar…
Kara sevda, batı dillerindeki 'melankoli' kelimesini karşılayan bir tanımlamadır…
Aslında sevda kelimesinin de sev (mek) kelimesi ile anlam bağı yoktur. Sevda, Arapça’dan dilimize geçmiş yoğun sevgi anlamında kullanılan bir kelimedir.
Kara sevda, 'karanın da karası' gibi bir anlama sahiptir.
Kara cahil de cehaletin en dib noktasıdır. Cahil, cahil olduğunu bilse nobranlık yapar mı?
‘Bir şey biliyorsam o da hiç bir şey bilmediğimdir’ demiş bir düşünür…
Sosyal medya, son dönemde o kadar kara cahil ile dolu ki insan üzülmeden edemiyor. Kara cahiller yüzünden kimi vatandaşlar sosyal medyadan da uzaklaşmaya başladılar. Uzaklaştıklarını sanan insanlar, cehaletten kurtulduklarını sanıyorlar ama virüs her geçen gün yayılıyor…
Sosyal medya cahilleri, bir merkezden yönetilen cahiller ordusuna dönüşmeye başladı. Biri ortaya bir yazı veya fotoğraf atıyor ki ben buna virüs diyorum, öyle hızlı yayılıyor ki inanılır gibi değil.
Bilinçli ve organize olarak bir yalanı ortaya atıp, binlerce hatta milyonlarca insanın ‘acaba’ demesine neden oluyorlar.
Ve bu kara cahillerin çoğu, demokrasiye, cumhuriyete, Atatürk’e, sanata ve modern yaşama düşmanlar. Ellerine geçen her türlü malzemeyi çarpıtarak hızla yayılmasını sağlıyorlar.
Bu durumun yurt dışı kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Toplumun sinir uçları ile oynayarak en somut bilgilerin bile tartışılmasını sağlıyorlar. Bunda da başarılı oluyorlar…
Yalan yanlış bilgilerin yayılması ile ilgili doğru bilgiler yazınca da ya küfür ediyorlar ya da sizi olmadık suçlamalarla yıldırmaya çalışıyorlar…
Hatta Allah’tan başka hiçbir varlıktan korkmadığını falan iddia ediyorlar ama en başta gerçek kimlikleri ile yazmaktan korkuyorlar.
Somut bir örnek vereceğim.
İstanbul belediyesinin, Kıbrıs savaşı öncesinde adadaki Rumların dini lideri ve ilk cumhurbaşkanları Makarios’un heykelini diktiğini iddia ederek inanılmaz bir bilgi çarpıtması yapıyorlar. Halbuki küçük bir araştırma yapsalar durumun hiç de öyle olmadığını öğrenecek ve bilecekler. Fakat doğru bilgi işlerine gelmediği için fotoğrafları ve bilgileri çarpıtarak, altına da 'afili' cümleler yazarak toplumun içine ayrılık (nifak) tohumları sokuyorlar.
Bu Makarios konusuyla ilgili doğru bilgileri internet ortamından öğrenebilirsiniz, burada anlatmayacağım.
Çabuk inanan ve inandığı yanlış bilgileri ölçüp biçmeden hızlıca yayan bir toplumuz…
Zaman zaman bu tip kara propaganda yapan çoğu sahte kimlikli ve fotoğraflı sayfalara yazıyorum. Bazı arkadaşlar ‘uğraşma şunlarla’ diyorlar. Cahil ile zaman öldürmeye değmez diyorlar…
"Cahil ile zaman öldürme!"
Peki yarın cehalet içinde boğulmaya başladığımızda ne olacak!
Cehalet ile mücadele ondan uzaklaşmakla olmuyor. Deve kuşu gibi kafanızı kuma gömdüğünüzde, cehaletten uzaklaşmıyor aksine ona örtülü bir şekilde teslim oluyorsunuz…

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi