Selim Şahan

Barbaros, Hamburger ve Otamış!

Selim Şahan

Barbaros Hayrettin Paşa adını duymuşsunuzdur.
“Asıl adı Hızır’dır. 1478 yılı civarında Osmanlı hâkimiyetindeki Midilli'de doğan Hızır Reis, denizcilik kariyerine ağabeyi Oruç'un yanında korsan olarak başladı. Oruç ve Hızır kardeşler 1516'da Cezayir'i İspanyollardan ele geçirdi ve Oruç Reis kendisini Cezayir'in sultanı ilan etti. Oruç'un 1518'deki ölümünün ardından Hızır, ağabeyinin ‘Barbaros’ lakabını miras aldı ve Cezayir sultanı oldu. Hızır Reis'e ‘dinin hayırlısı’ anlamına gelen Hayreddin adını, Osmanlı Devleti'ne yaptığı hizmetlerden dolayı dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim verdi. Barbaros ismi ise aslında ağabeyi Oruç Reis'e aittir, ama onun ölümünden sonra Hızır Reis tarafından da kullanılmıştır. Bazı tarihçiler bu ismin Oruç Reis'e kızıla çalan sakalı yüzünden verildiğini (İtalyanca’da barba sakal, rossa da kızıl demektir) söylerken, Halil İnalcık bu ismin ‘Baba Oruç’ lakabının bozulmasından oluşmuş olabileceğini söylemektedir.”
Özetlemek gerekirse ‘Barbaros’ ismi, Hayreddin Paşa'ya Avrupalılar tarafından takılan bir lakaptır: “Kızıl Sakal”
Peki Hamburger’in ne demek olduğunu biliyor musunuz?
“Hamburger veya sadece Burger, iki dilim yuvarlak sandviç ekmeği arasına yerleştirilen bir köfte, Amerikan peyniri ve marul ile yapılan sandviç türüdür. Genellikle ketçap, mayonez, turşu, soğan, domates, hardal ve bunun gibi değişik malzemelerin de ilavesi ile servis edilir. Yapımında kullanılan köfte genellikle kırmızı et olmakla beraber tavuk etinden (tavukburger) yapılanları da yaygın olarak tüketilmektedir. Ayrıca peynirli olanları (çizburger) de yapılmaktadır.
19. yüzyılın ortalarında, Almanya'nın Hamburg şehrinden bir tüccar, ticaret amacı ile gittiği Orta Asya'da Tatar Bifteği'ni görüp Almanya'ya getirdi ve onu Hamburg Bifteği olarak sunmaya başladı. Daha sonraları bir aşçı bu eti kızartarak servise sundu ve ona 'Hamburg'a ait/usulü' anlamına gelen 'hamburger' adını verdi.”
Gelelim McDonald adına…
İngilizler de bizim gibi eskiden baba adları ile anılırlarmış. İngilizce’deki MC ya da MAC ön eki, oğlu demektir. Donald da yanılmıyorsam bizdeki ‘Kaan’, ‘Başbuğ’, ‘Padişah’ ya da Kral (Dünya hükümdarı) gibi bir anlama sahip.
McDonald, Donal’ın oğlu demek… McDonalt’s da Donalt’ın Oğulları demek oluyor.
McDonald’s da biliyorsunuz dünya çapında bilinen Amerika kaynaklı bir markadır. Çok uluslu bir şirkettir ve bildiğim kadarı ile tüm dünyada şubeleri vardır.
Richard ve Maurice McDonald kardeşler, McDonald's'ı 1940 yılında Kaliforniya, San Bernardino'da bir hamburger standı olarak kurmuşlar. Kısa süre sonra şirketi ‘franchise’ sistemine geçirmişler. Şirket 1961 yılından bu yana uluslararası alanda genişlemiş. Bugün McDonald's'ın dünya çapında 40.000'den fazla restoranı bulunuyormuş. Bunların yaklaşık dörtte biri de ABD'de imiş.
Marka değerler önemlidir. Dünyanın neresine giderseniz gidin belli bir standartı vardır.
Bu kadar bilgiden sonra gelelim Ödemiş’e…
Bir ara OTAMIŞ markası üstünde durulmuş, hatta aynı adla bir de alışveriş merkezi açılmıştı.
Fısıltı gazetesinden öğrendiğim kadarı ile OTAMIŞ, İzmir BŞB tarafından işletilen İZMAR’a dönüşecekmiş… Oraya buraya sormadım ama önümüzdeki günler ya da aylarda bu dönüşüm sağlanacak dediler…
Ne getirir ne götürür bilemiyorum. Bekleyip göreceğiz.
Aslında OTAMIŞ, Ödemiş için önemli ve ayırıcı bir marka olabilirdi. Özellikle tarımsal alanda üretilen değerler bu marka adı altında pazarlanabilirdi. Biliyorsunuz Ödemiş’te birçok tarım ürünü yetişiyor. Yetişiyor ama bunları işleyemiyor ve Ödemiş markası ile pazarlayamıyoruz.
Bana sorarsanız bu iş belediyenin işi değil… Belediye belki destek sağlayabilir ama Ticaret Odası ve Borsası bünyesinde çok sayıda iş adamımız var.
İncirden zeytine, kestaneden cevize, patatesten domatese, etten süte…
Otamış adı altında büyük bir ortaklık kurulabilir ve oluşturulan güç birliği ile hem üretim yapılır hem de çeşitli işlemden geçirildikten sonra pazarlanabilir.
Neden olmuyor?

Yazarın Diğer Yazıları