Selim Şahan

Aykırı bir bayram yazısı!

Selim Şahan

Aykırı bir bayram yazısı!
Bütün sokak röportajlarına bakın, herkes ‘Ah o eski bayramlar’ iç geçirmesi yaşıyor…
Eskiden bayramlar, fiziki olarak bir araya gelmenin, topluca yenilen yemeklerin ve uzun sohbetlerin aracıydı. Günümüzde ise teknolojinin hayatın merkezine oturmasıyla birlikte, bayram tebrikleri, içten bir kucaklaşma yerine toplu mesajlara veya emojilere dönüştü.
Akraba ziyaretlerinin yerini, yoğun iş temposundan kaçmak için fırsat bilinen tatil beldeleri aldı.
Bu durum, bayramın getirdiği o kolektif ‘birlik ve beraberlik’ duygusunun zayıflamasına neden oldu.
“Nerde o eski bayramlar!” diyor insanlar…
Üstünde yaşadığımız büyük evimiz Dünya her geçen gün daha hızlı, daha karmaşık ve bazen daha güvensiz bir yer haline geliyor. Eski bayramlar, insanların birbirine daha çok güvendiği, kapıların ardına kadar açıldığı, mahalle kültürünün yaşadığı dönemleri simgeler hale geldi. İnsanlar eski bayramları ararken, aslında o dönemlerin sunduğu güven, samimiyet ve aidiyet duygusunu arar oldular.
Hepiniz duyarsınız; insanlar akrabalık ilişkilerinin zayıfladığından, çocukların bayramlarda tatile gittiklerinden ve komşuluk ilişkilerinin kaybolduğundan yakınıyorlar… Genellikle belli yaşın üstündekiler söylüyor bunları, gençlerin pek umurlarında değil. Onlar da belli yaşa geldiklerinde, daha açıkçası rahatlıkla tatillere gidemediklerinde benzer cümleler kuracaklar.
Sanki bir kısır döngüdür!
Oysa, her bayramda binlerce hatta milyonlarca bayram tebriği yayınlanır, herkes birbirine ‘NİCE GÜZEL BAYRAMLAR’ dilerler…
Sosyal ilişkilerin zaman içinde değişmesi, ekonomik şartların ağırlaşması falan denir…
Farkında mısınız bilmiyorum ama her geçen yıl; dini, milli ve kültürel alışkanlıklarımızda da bir değişim veya başkalaşım yaşanır. Biz buna kısaca ‘evrim’ diyebiliriz. Kısa zaman içinde fark etmesek de uzun bir zaman dilimi içinde önemli bir dönüşüm geçirmiş oluruz.
Devrim, kısa zaman içinde meydana gelir. Evrim ise daha uzun bir zaman dilimini kapsar. Devrimde köklü değişiklikler yapılırken, evrimde de köklü değişiklikler vardır fakat bu değişim uzun zamana yayılır.
Konuyu dağıtmayalım…
Dedim ya her bayramda gelecek adına ümit vaad eden iyi dileklerden söz edilir ya da dua edilir ama her ne hikmetse hep eskiyi ararız. Yani “Ah o eski günler!” iç geçirmesini hep yaşarız…
"Eski bayramlar" bir zaman diliminden ziyade; samimiyetin, çocuksu neşenin, sevdiklerimizin hayatta olduğu ve hayatın henüz bu kadar dijitalleşmediği bir duygu durumudur. Aramızdan ayrılanlar ve değişen dünya düzeni yüzünden o günlere dönmek neredeyse olanaksızdır.
Acaba dünyayı oluruna mı bıraksak!
Çünkü ne iyi dilekler işe yarıyor ne de edilen dualar kabul oluyor…
Hani başında iki tel saçı olan adama berber sormuş ya, “Ne tarafa yatırayım?” diye!
Bırakalım dağınık kalsın. Bugün varız yarın yok!
Gelecek kuşaklara kalıcı önemli işler yapamadı isek de birkaç nesil sonra kocaman bir ‘hiç’ olacağız…
**
‘Bay Kemal’ konusunda çok büyük bir yanılgı yaşadığımı yazmak ve savunduğum insanlardan özür dilemek zorundayım. Artık benim için Butlan Kemal’dir.
Butlan, ‘dinamik’ bir örgüt yapısı ile büyük bir parti örgütünün maddi ve sosyal olanaklarını birbirinden ayırmak istemektedir.
Nerde o eski ilkeli omurgalı liderler?
**
Anna Tolya’dan bir mektup aldım, paylaşacağım…

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi