Ara tatiller!..
Selim Şahan
Ara tatiller!..
Eğitim sistemimizde var olan ara tatil uygulaması (Kasım ve Nisan aylarındaki birer haftalık tatiller) anımsanacağı gibi 2019 yılında dönemin Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından uygulanmaya başlanmıştı. Sistemin getirilme amacı da 13 haftalık uzun yaz tatilinden birer hafta kısarak, bu süreyi verimliliği artırmak ve öğrencilerin dinlenmesini sağlamak amacıyla yıl içine yaymaktı.
Öğretmenler için 2, öğrenciler için 3 ay olan yaz tatilinin uzunluğu biliyorsunuz, ülkemizdeki sıcaklık oranlarının hem yüksek olmasından kaynaklanır. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları Türkiye’de en sıcak aylardır.
Öte yandan, ülkemiz bir tarım ülkesi olduğu için, sıcak yaz günlerinde tarım ağırlıklı bir işgücü ihtiyacı ortaya çıkar.
2019 yılından bu yana uygulanan bu üç ara tatil, aslında Avrupa'daki pek çok eğitim sisteminde yıllardır uygulanan "sık aralıklarla kısa dinlenme" modelinin Türkiye'ye uyarlanmış bir uyarlamasıdır.
Avrupa'da eğitim sistemleri ülkeden ülkeye, hatta bazen aynı ülkenin farklı eyaletlerine veya bölgelerine göre ciddi farklılıklar göstermektedir. Ancak genel bir şema çizmek gerekirse, Avrupa genelinde akademik yıl boyunca tatiller Türkiye'deki sisteme göre daha sık ve düzenli aralıklarla serpiştirilmiştir.
Yapılan araştırmalara göre, çoğu Avrupa ülkesinde akademik yıl, yaz tatili haricinde 4 ile 6 arasında ara tatil dönemine bölünür.
Buna göre genellikle her 6-8 (iki aylık) haftalık ders sürecinden sonra kısa bir dinlenme arası verilir.
Bu tatillerin ne zaman uygulandığı ve hangi dönemlere denk geldiği ile ilgili ayrıntılara girmeyeceğim.
Başlangıçta herkes tarafından olumlu karşılanan bu ara tatil uygulaması bu günlerde yeniden tartışmaya açılmış durumda.
Avrupa'da ara tatillerin sık olması nedeniyle yaz tatilleri genellikle Türkiye'ye göre daha kısadır. Örneğin, Almanya ve İngiltere'de yaz tatili yaklaşık 6 hafta sürerken, İtalya veya İspanya gibi Güney Avrupa ülkelerinde sıcaklıklar nedeniyle bu süre 12 haftaya kadar çıkabilir.
Fransa ve Almanya gibi ülkelerde tüm öğrenciler aynı anda tatile girmez. Trafiği ve turizm yoğunluğunu yönetmek için tatiller bölgelere göre kademeli olarak başlatılır.
Bu sistemin temel amacı, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin tükenmişlik yaşamasını önlemek ve öğrenme sürecini daha verimli hale getirmek için sık aralıklarla dinlenme fırsatı yaratmaktır.
Şahsen kendi fikrimi ifade etmem gerekirse, ben bu ara tatil uygulamasını savunanlardanım. Fakat bizde dini bayramlarını sabit olmaması nedeniyle tatil sürelerinde değişkenlik yaşanabilmekte bu da sistemin aksayarak ilerlemesine neden olmaktadır.
Türkiye, büyük bir coğrafyaya sahiptir. Ülkemizde bölgeler arasında iklim ve ekonomik sektör farklılıkları vardır. Bunu somut olarak seçim zamanlarında bile görebiliyoruz. Bazı bölgelerde sandıklar saat 17.00’de kapanırken bazı bölgelerde 18.00 olabilmektedir.
Uzatmayalım. Bu ara tatil meselesi, siyasete ve velilerin isteğine göre şekillenmemelidir.
Konuyla ilgili uzmanların görüşlerine başvurulmalı ve bilimsel veriler ışığında, gerekirse bölgesel farklılıklar da gözetilerek eğitim sistemimize en uygun yöntem belirlenmelidir.
Eğitim sistemimizi sosyal medya değil uzmanlar belirlemelidir.
Devrim diye getirilen sistemler kısa süre sonra başka devrimlerle çöpe atılmamalıdır.
Bir de bana göre, okullarımızdaki ders sayısı da çok fazladır. Çocuklar, ders yükünden okullardan uzaklaşmak istemektedir. Düşünün benim görev yaptığım meslek lisesinde sabah ilk ders 08.30’da başlarken, akşam 16.30’a hatta 17.15’e kadar sürebilmektedir.
Bence meslek liselerinde köklü değişimler yapılmalı, buna ders sayılarının azaltılması ile başlanmalıdır.
Çünkü bu okullar akademik alanda değil mesleki alanda eğitim vermektedir.
Hatta bana göre, öğrenciler 11'inci sınıftan sonra öğlene kadar okula gelip, öğlen evlerinde yemek yedikten sonra ilgili iş yerlerindeki stajlarına gidebilmelidirler...