SÖMESTİR TATİLİ VE KARNELER
Mualla Akgün
SÖMESTİR TATİLİ VE KARNELER
ATATÜRK 1921 yılında Maarif Kongresinde,Türkiye'nin Ulusal bir devlet olacağını,ancak çağdaş bilince ulaşmış Ulusal Eğitim ile birliğin sağlanacağını söylemiştir.
1923 yılında Gazi Paşa ,Misak-ı Maarif genelgesini yayınlamıştır.Bu genelgede çocukları gençleri hayata hazırlamak gerektiği söylemiştir..Çünkü Medreselerde öteki Dünyayı hazırlayan eğitim veriliyordu.
3 Mart 1924 de Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) yasası kabul edilmiş,Medreseler Milli Eğitim Bakanlığına devir edilmiştir.
İlköğretim ve Orta Öğretim Okullarında okuyan çocuklar 17 Ocak 2026 Cuma günü karnelerini almışlardır.
Bizlerde uzun yıllar okullarımızda iki dönem için tatillerde karnelerimizi almış bir nesiliz. Bu karnelerde Atatürk Resmi ,Türk Bayrağı,Andımız, İstiklal Marşı Gençliğe Hitabe gibi dönem yer değişikliği ile içinde dersler ve geçiş notları olan iki sayfalık açılıp kapanabilen karton kalınlığında karneler almıştık.,
Çocuğun okulu takip çizelgesi de içindeydi.Eğer okulu takip etmediyse oradan anlaşılırdı.
Çalışkan öğrenciler için motive edici ayrıca, İftihar Belgesi ve Teşekkür belgeleri olurdu.
Çocuklar notlarından gururla bahseder Belgelerini onurla Ailesine sunarlardı.
Birkaç yıldan beri karnelerde tartışılan değişikler gündeme gelmiş ATATÜRK sözcüklerinin kullanılması,görüşü denenmiştir.
‘’Türk çocuklarından beklediğimiz; sağlam vücut, işlek zeka ve temiz yürektir.’’
"Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar."
"Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur."
" Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız."
"Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir."
''Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız.
Çalışmaların en yükseği budur.''
1 dönem sonu; Çocuklar ve Aileler için her zaman özel bir gün olmuştur.Çocuklar ve Aileler karnelerindeki derslere verilen notları merak ederler, heyecanla birlikte karnelere bakılırdı. Güzel notlara karne ödülleri alınır, hali vakti yerinde olan aileler çocuklarla birlikte tatil ödülü yapanlar vardı.
Benim de ilk Öğretim Ve Orta öğretim de iki torunum var. İlk öğretim 1ve 2ci sınıfların karneleri 5 sayfalık Gelişim Raporu başlığı altında A4 ebadında basılı belge şeklinde görünce şaşkınlığımı gideremedim.
Milli Eğitim Bakanlığının logosu sağ tarafta yer almıştır.
Başlığında care kot ve Teknoloji Yolculuğu resimleri siyah beyaz anlaşılırlığı zor bir grup yapılmış.Sanki karne değil reklam panosu gibi olmuştur. .
Ödemişte ikinci sınıf karne tasarımı ise penguen kapaklı dosya idi.Gördüğüm karneler bunlar daha neler var bilmiyorum.
Her sayfada ayrı dersler, TÜRKÇE için belli başlıklar altında açıklamalı yazılar yazılmış..Yazılar nakarat ve cümleler uzun olmuş .Anlaşılması zor düşündürücü. Kopyala yapıştır hissiyatı veriyordu.Okurken son sayfayı bile okumak canım istemedi. Sanki Veli Toplantısının metni gibi olmuştu.
Gelişim raporunu Ana Okul Çocuklarında Ana okulunda verildiğini görmüştük. Çocukları bu karne sistemi ile İlk Okula giderek büyüdüğü bu çağ çocukların gelişmeleri görmezden gelinerek rapor verilmeye devam edilmiştir.
Çocukların uğradığı hayal kırıklığı da çabası olmuştur. Çocuklar Annelerine Türkçe 100 mü demek Anne,Matematik kaç demek Anne, kaç almışım Anne soruları ile baş başa bırakmışlardır.Çocuklar karnelerinden tatmin olmamışlardır.
Milli Eğitim Bakanlığının karneyi hazırlayanlar ekibi :Karneden Andımızı çoktan silmişlerdi, ATATÜRK ve Bayrak resmini, İstiklal Marşını, gençliğe hitabeyi,silmek için yenilik yapmak istemişler,yılların klasikleşmiş Karne algısını böylece yıkmak istemişler,yıkmışlardır..
Atatürk adının eleştirisini kaldırmak için; ATATÜRK ve Çocuk bölümü eklemişler.
Ama içeriği doldurulmamıştır.Sadece sayfanın başlığı olarak kalmıştır.
Türkiye Cumhuriyetin Öğretmenleri ayrı bir iş yükü altına sokularak, ATATÜRK resminin ve çocuklara söylemiş olduğu sözlerle ilgili basılı kağıtları eklemek zorunda kalmışlardır.Karnenin kendisini hazırlamakta normalden daha çok, zaman emek gerekmektedir.
Karnelerde Eğitim Öğretim Sisteminin özüne dönelim . Kurucu Önderimiz ATATÜRK görünür kılmaktan çekinmeyelim. Bizler Kadınlar Cumhuriyetin Kadınlarıyız. Toplum okumuş kız çocuklarının ile yükselecektir.
Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
* Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.