Mualla Akgün

MİLLİ  PARKLARIN TURİZME YAPILAŞMAYA AÇILMASI

Mualla Akgün

MİLLİ  PARKLARIN TURİZME YAPILAŞMAYA AÇILMASI

Milli Parklar yaz aylarında daha çok  gündeme gelmektedir.Sıcak havanın bunaltıcı etkisinden kaçmak isteyenler, serin ağaç altı, orman, doğayla buluşmak  isterler.

Milli parklar: Doğası, suyu, ağaçları, endemik bitkileri, havası doğal yaşamdaki canlıları ile bir bütündür.

Eko sistemin,iklimlerin yağışların denge unsurudur.Yaşamın oksijeni varoluşudur.

Milli parklar doğal eko sistemleri korumak,biyolojik çeşitliliği sürdürmek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla koruma altına alınmıştır.

Resmi gazetede düzenlenen yeni düzenleme ile Milli ve Tabiat parklarında Turistik tesis yapımına izin veren yasa yürürlüğüne girmiştir.

Milli Parklar ve Tabiat Parklarında plan dahilinde, Turistik amaçlı  bina ve tesisler yapmak üzere gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri lehine Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüşü  alınarak;

Tarım Ve Orman Bakanlığı izniyle kamu yararı gözetilerek, Turistik amaçlı yapı inşasına izin veren yasa yürürlüğe girmiştir.

Yapıların intifa hakkı süresi 49 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre 99 yıla kadar uzatılabilecektir.

İlk defa başlangıç, Amerika Birleşik devletlerinde   Yellowstone Parkı, 1872 yılında "Milli Park" olarak yapılmıştır.

Türkiye’de ilk kez 31 Ağustos 1956 yılında yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında Milli Parklar belirlenmiştir.

1958 yılında ise ilk milli park olan Yozgat Çamlığı Milli Parkı ile başlangıç yapılmıştır. Çam ağaçları ile kaplıdır. Doğa yürüyüşleri için idealdir.

2025 resmî verilerine göre Türkiye'deki milli park sayısı 50'ye yükselmiştir. 

Son yıllardaki,  bölgemizde her yıl acıyla yaşadığımız doğal afet sayılan,  orman yangınları, sel felaketleri,kuraklık, yerine konması zor,  zararları çoktur.

Milli servetlerin yok olması, insanlık ömrü,sağlığı için önemi tartışılmaz boyuttadır.

Bu kanun değişikliği, doğal dengenin bozulmasına yol açacaktır. Eko sistem yaban hayatı zarar görecektir.

Milli parklarda bir tesisin inşa edilmesi beraberinde doğayı tahrip edecek yol açma, ağaç kesme, enerji iletim hatlarının düzenlenmesi, su ve atık su altyapı çalışmaları ile gürültüyü getirmektedir.

Hayvan yuvalarının yok edilmesi ve gezilecek patikaların çoğalması habitatların parçalanması ile sonuçlanır.

Türkiye den yapılaşma kararları ile bozulan örnekler verebiliriz.

UZUNGÖL MİLLİPARK

Karadeniz Bölgesinin ünlü yaylaları arasında olan Uzun göl, Yoğun Turistik yapılaşma ile oteller,beton yapılar  göl çevresini kaplamış durumdadır.Özgün yapı yok olmuştur.

KARADENİZ AYDER YAYLASI

Kaçak plansız yapılaşma önemli sorun olarak önümüzdedir. Bölgenin doğal görünümü kiremit çatılı iki katlı görünümler özgün yapılar bozulmuştur.

Ekolojik dengesi bozulmuş  zarar görmüştür,doğallık kaybolup yapaylık hakim olmuştur. Yaylanın özgün mimari yapısı betonlaşmaya terk edilmiş, estetik ve doğal yapı  ciddi şekilde zarar görmüştür.

 

KAZ DAĞLARI 
Mitolojik ve doğal zengin bitki örtüsü temiz havasıyla bilinir.

Madencilik faaliyetleri, çeşitli projeler nedeniyle, yoğun çatışmalar yaşanmıştır.Orman alanlarında tahribat ağaç kesimleri yapılmıştır, eko sistem zarar görmüştür.Su kaynakları risk altındadır.

Bu örneklerimizle mevcut, aynı kanun değiştirilmeden yapılaşmaya açılmadan  bile doğal güzelliklerin yok edildiğini,eko sistemlerin bozulduğunu,uzun vadede turizme zarar verildiğini  göstermektedir.

DİLEK YARIM ADASI BÜYÜK MENDERES  DELTASI MİLLİ PARKI

iZMİR'e en yakın milli parkımız; Temiz koyları ,yaban hayatı,yürüyüş doğa keşfi,yazın deniz +doğa birlikte mükemmeldir. Bu mükemmellik bozulmaya bırakılmamalıdır.

Ekonomik katkı düşünülerek alınmış kararlarla karşı karşıyayız.

Kanunun yayınlanması ile; Ekonominin canlanması istihdamın artırılması amaçlanmaktadır.

Milli parkların temel amacı ekonomik kazanç değil, doğanın korunmasıdır.Yapılaşma habitat kaybına,yaban hayatın zarar görmesine,ekolojik dengenin bozulmasına yol açmaktadır.

Bu zararlar geri döndürülemez niteliktedir.Bu nedenle kısa vadeli ekonomik getiriler uğruna, uzun vadeli  doğal mirasın riske atılması düşünülemez.

Milli parklar Bu alanların korunması açısından sadece bugünün değil gelecek nesillerin ortak mirasıdır. Sürdürülebilirlik açısından bu alanların korunması   önem taşımaktadır.

Milli parklarda yapılaşma yerine  sürdürülebilir Turizm uygulamalarının teşvik edilmesi önerilir.

Örneğin sınırlı ziyaretçi sayısı,çevre dostu tesisler,sıkı denetimler,doğa ve ekonomi arasında daha dengeli ilişki kurulabilir. Milli Parkların Sıkı koruma altında tutulması gerekmektedir..

Sürdürülebilir Turizm ve sınırlı kullanım önerilse de yapılaşmanın dikkatle denetlenmesi doğa koruma önceliğinin kaybedilmemesi gerekmektedir.

Dünden bugüne doğal mirası koruyup geliştirmek yarınlara ulaştırmak korunan alanlara sahip çıkılması yaban hayatı biyo çeşitliliği varlığının sürdürülebilir olması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi