Melek Göztepe

YOLDA

Melek Göztepe

YOLDA

Bir pamuk deryasının üstünden süzülüyor bir kuş misali, uçak. İki beyaz katman arasında mavi bir deryada yol alıyor gibiyiz. O yumuşacıkmış gibi hissini sonuna kadar hissettiğimiz bulutların içinde buluyoruz bir anda kendimizi. Artık pamuk değil de akışkan bir tül sarıp sarmalıyor bizi.  Kurşuni bir kuş yırtıyor sanki perdeyi, akıyor zaman, akıyor zamansızlık içinde koca gövdesiyle uçak. Sarsılıyor arada bir. Görüşü sıfırlıyor ortam bazen. Bazı da arada mavilikler açıyor perdeyi aradan görünüyor yeryüzü. Aşağıda dağlar, vadiler, ırmaklar, göller, şehirler kayıyor hızlı bir film şeridi gibi.

Garip duygular oluşturuyor değişen atmosfer dimağlarımızda. Her yolculuk kendine has ayrı duyguları pompalıyor insanın yüreğine. Belki de onlarca insanın, aynı kapalı ortamda oluşturdukları enerjiden kaynaklı değişiyor yolculukların atmosferi, hissettirdiği duygular.Bitmeyecekmiş gibi yolculuk. Haliyle yolculuğun öncesi de var. Valizlerin teslimi, pasaporttan, kontrolden geçiş; ilgili kapıda uçağa alınışı bekleyiş. Biraz kitap okuma, biraz yazma, biraz da yiyecek içecekle oyalıyoruz kendimizi, hem beklerken hem de uçakta.

Nihayet alçalmaya başladığında uçak hareketlenme de başlıyor yavaş yavaş. Ve tekerlekleri yere değiyor uçağın. Her yere iniş ayrı bir alkışla onore ediliyor, pilota ve kabin görevlilerine teşekkür babında. Sağlıklı bir şekilde karaya ayak basmanın rahatlığının sonucu belki de bu davranış. Her ne olursa olsun yolculuğu bitirmenin verdiği duygu bambaşka.

Yolculuk hangi vasıtayla yapılırsa yapılsın meşakkatli bir iş. İnsanın günlük yaşamını sürdürdüğü konfor alanından çıkması anlamına da geliyor. Haliyle biraz zorlayıcı ve yorucu olabiliyor. Ama karada yapılan yolculuklardan çok farklı uçmak. Tüm sıkıntılarına rağmen insanın doğasında var olan başka yerleri görme merakı ya da sevdiklerine ulaşma isteği çekilen zahmetleri kısa sürede tolere etmesini sağlıyor. Zorunluluk nedeniyle yapılan seyahatler de var elbette, onlar ayrı bir durum. Bir de gidilecek yer kısa sürede ulaşabilme ayrıcalığını sunuyor. Değiyor yolculuğa…

Gittiğimiz yerde gördüklerimiz, yaşadıklarımız, deneyimlerimiz, yiyip içtiklerimiz, farkı kültürler onlar da anlatılası tabi ki. O kısım da sonraya kalsın.

kim demiş
ne demiş
nerede demiş
havada mı       
karada mı 
ayakları yere basıyormuş mu
aklı yerindeymiş mi
süzülmüş mü süzgeçten
elenmiş mi elekten
yırtılıp da mı çıkmış ümükten
kırk satır mı yazılmış
kırk katır mı taşımış
durmasını bilmezmiş kesin
durdur 
dur…  

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi