Melek Göztepe

GÜNÜN EN SEVDİĞİN ZAMANI

Melek Göztepe

GÜNÜN EN SEVDİĞİN ZAMANI

Günün en çok hangi zamanını seversin? Hiç düşündün mü? Her halde hepimiz farklı bir cevap veririz bu soruya. Belki de “düşünmedim hiç” diye geçiştiririz. Günün ilk saatleri çoğumuz için uykuda geçiyor. Uyku, bedenimiz, sağlığımız, dinç olmamız için olmazsa olmaz. Dinlenmenin, zindeleşmenin hatta iyileşmenin en güzel yolu uyumak. Öyleyse seviyoruzdur geceyi yani yeni günün ilk saatlerini. Uyanıkken, hele de hastaysanız uzadıkça uzayan gece uykuyla bir çırpıda yeni güne, sabaha taşıyor insanı. Bazen de rüyalarla taşıyor başka yerlere, zamanlara ve insanlara…

Sabahın tazeliğine gözünü açınca yeni gün ve getirecekleri için bir telaş başlıyor haliyle. Şöyle kapıyı açıp, güneşin ilk ışıklarını özümsediyseniz;  biraz gününüze, kendinize yatırım yapmışsınız demektir. Sabahın ilk saatlerinin o huzur verici sessizliğini özümsemek, dinç bir zihinle güne hazırlanmak en güzeli gibi. Hala mevsim baharsa kuş cıvıltılarıyla temiz havayı soluyabilmek bir ayrıcalık. Tabi ki güne yetişme, kahvaltı, okula, işe yetişme telaşında çoğu zaman bunu kaçırıyoruz. Sabahın ilk saatleri zamanla yarıştığımız bir sürece dönüşüyor.  Oysaki şöyle sevdiğimiz bir müzik eşliğinde, keyifle çayımızı yudumladığımız, sakin ve huzurla geçirebildiğimiz süreç olsa günün gerisi de güzel gelir. Böyle sabahları severiz.Tabi bu benim düşüncem.

Öğlene kadar olan zaman dilimi genelde en aktif olduğumuz, verimli saatlerimiz. Zinde bir zihin ve dinç bir vücutla işe koyulmak o zamanları dolu dolu geçirmemizi sağlıyor. Öğlene kadar evlerde günlük işler bitiriliyor. Kendi işimizle ilgileniyor ve özellikle işimizi evden yapıyorsak, en odaklı olacağımız zaman dilimi sabah saatleri. Tabi kimileri için bu gecedir, kimileri için akşamüstü, değişebilir de.

Öğleden sonra daha ağırlaşıyor sanki zaman. Ama şöyle akşamüstü biraz kendine zaman ayırıp bir kahveyle ya da çayla küçük bir mola her zaman iyi geliyor insana. Demlenen günün hatimesini yapmak…

Akşamlar size kalmıştır. Sevdiklerinizle paylaşımların yapıldığı akşam yemeği ardından akşamı nasıl değerlendireceğiniz size kalmış. Belki içe dönüp kendinize vakit ayırabilirsiniz. Günün muhasebesi veya yarının planlaması yapılabilir. Belki bir kitap, bir film ya da dostlarla biraz sohbet…

Belki de o kadar yoğunsunuzdur ki farkında bile olmadan zamanın, günün, akıp geçiyorsunuzdur içinden…

ışıyan günün ilk demleri
kulağıma kırlangıç çığlıkları
kulağımda büyüyen baharın gümbürtüsü
karşımda
erguvan bakışlı bir duruş
karşıda yeniden soluyuş
nereden çıktı bu uğultu
nereden
perdeliyor zamanı
kaldır perdeyi
derin bir oh
parlak bir güneş
mavi gök
bir kırlangıç uçuşu
dur
ilerlemesin gün
ilk demde kal…
 

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi