Melek Göztepe

BİRAZ HASSASİYET

Melek Göztepe

BİRAZ HASSASİYET

            “Bu hayat bizim. Bu beden, bu çevre, bu şehir, nefes aldığımız bu atmosfer bizim. Bizim olana en iyi bakan da biz olmalıyız öyleyse. Bedenimize, çevremize değer verip gereken neyse onu yapmak bizim görevimiz olmalı.” Ben böyle düşünüyorum, Siz ne dersiniz bilmem? Şimdi nereden çıktı bu söylem diye düşünebilirsiniz. Şöyle ki; son zamanlarda yürüyüş yaptığım caddelerde, sokaklarda hatta parklarda gördüklerim bana bunları yazdırtan. Şehrimiz de bizim dış bedenimiz aslında. Sokakları, caddeleri, parkları, alanları o bedenin bir parçası. İnsan olarak nasıl kendi bedenimize sağlıklı, temiz ve güzel olsun diye özen gösteriyorsak geniş çevremize de aynı hassasiyeti göstermekle yükümlüyüz. 

            “Temizlik” bizim inancımızın da kültürümüzün de bir parçası. “Temizlik imandandır.” “Aslan yatağından belli olur.” gibi onlarca özlü söz söyleyebiliriz. Hepsinden öte insanın fıtratında temizlenme duygusu var. Ama nedense artık dış bedenimize, çevremize, şehrimize karşı bu duyguda bir duyarsızlaşma hızla başını aldı yürüyor. 

Yürüdüğümüz yollar, izmaritler, yemek artıkları, yenilmiş gıdaların ambalajları, poşetler gibi bir sürü atılmış çöplerle dolu.  Parklar oturulup yenilmiş gıdaların, içilmiş içeceklerin, çitlenmiş çekirdeklerin atılmış kabuklarıyla kaplı. Muhtemelen öyle kirli olsa oraya kimse oturmaz. O zaman neden oturulamayacak hale getirip bırakıyorsun? Temizleyen birilerinin olması bizim orayı hoyratça kullanabileceğimiz, çöplerimizi gelişigüzel atabileceğimiz anlamına gelmez. İki adım ötede  atılabilecek çöp kutuları var. Bu kadar duyarsızlık nereden geliyor? Kimse evinin içine gelişigüzel çöp atmıyordur, duvarlara, masalarına ayak dayayıp, abuk subuk yazılar yazmıyordur diye düşünüyorum. Yanılıyor muyum? Öyleyse günümüzü geçirdiğimiz umuma açık yerlerde, okulumuzda, parkımızda, gittiğimiz hastanede niye aynı duyarlılıkla davranmıyoruz? Her şeyin en güzeli bize ait olsun istiyoruz ama var olanı güzelleştirmek için çaba sarf etmiyor ve güzel kalması için aynı hassasiyeti göstermiyoruz, özensiz davranıyoruz. 

Ben anlamakta zorlanıyorum bu durumu. Nerede bir şeyler eksik kalıyor, neyi atlıyoruz biz?       

Yüzü gülsün şehrimin. Yeryüzünü yıkayan yağmurda tıkanmasın giderler çöplerle. Taşınmasın oradan oraya atıklar. Basmasın caddeleri sular… 

Yazarın Diğer Yazıları