Mehmet Gölcüklü

UMUTLA BAKTIĞIMIZ YENİ YIL VE TÜRK DÜNYASINA DAİR DÜŞÜNCELER

Mehmet Gölcüklü

Yeni bir yıla girerken, öncelikle Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 ailesini ortaya koydukları emek ve başarılarından dolayı gönülden kutluyorum. Bu büyük ailenin bir parçası olmak, araştırmacı-yazar ve gazeteci kimliğiyle yol almak benim için büyük bir gurur ve onur kaynağıdır.

Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2025 yılı, kimi zaman hüzünleri ve sıkıntıları, kimi zaman ise sevinçleri ve umutlarıyla hayatlarımızda yer aldı. Yıla girerken dünyada barışın hâkim olmasını, çocukların, kadınların, yaşlıların ve gençlerin ölmediği bir gelecek hayal etmiştik. Ancak ne yazık ki dünyanın birçok coğrafyasında savaşlar devam etti, masum insanlar büyük acılar yaşadı.

Geriye dönüp baktığımızda, yaşananların tesadüf olmadığını görmek zor değil. Özellikle İslam coğrafyasında süregelen işgaller, kan ve gözyaşıyla anılan bir düzenin bilinçli şekilde sürdürüldüğünü gösteriyor. Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Ukrayna’dan Latin Amerika’ya kadar pek çok bölgede güçlünün güçsüzü ezdiği bir dünya gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yeraltı kaynakları, petrol ve madenler uğruna ülkeler parçalanıyor, halklar bedel ödüyor.

Bu tabloyu izleyen dünya ise çoğu zaman sessiz. Venezuela’dan Ukrayna’ya, Orta Doğu’dan Güney Asya’ya kadar yaşananlar, emperyalist politikaların bitmek bilmeyen iştahını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugün gelinen noktada hedef alınan ülkelerden biri de açıkça Türkiye Cumhuriyeti’dir. Ama unutulmamalıdır ki bu topraklar sağlam temeller üzerine kurulmuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, yalnızca bir devlet değil; bağımsızlığın, onurun ve kararlılığın simgesidir. Atatürk’ün “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sözü, bugün yaşananları yıllar öncesinden gören bir öngörünün ifadesidir. O, Sovyetler Birliği’nin dağılacağını, Türk Cumhuriyetlerinin birer birer bağımsızlığına kavuşacağını da öngörmüştür.

Atatürk’ün hayali, savaşların olmadığı; barış, adalet ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünyaydı. “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü yalnızca bir ilke değil, insanlığa bırakılmış evrensel bir mesajdır. Onun hedefi, Türk milletlerinin özgür ve güçlü olduğu, dünya barışına katkı sunan bir birlik anlayışıydı.

Eğer Atatürk’ün izinden kararlılıkla yürünseydi, bugün Orta Doğu’da, Kafkasya’da ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan bu acılar belki de hiç yaşanmayacaktı. O, sadece askeri bir deha değil; barıştan yana, ileri görüşlü ve kararlı bir dünya lideriydi.

Sözlerime son verirken; bir kez daha Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 ailesinin yeni yılını kutluyor, bu çatı altında gazetecilik yapmaktan duyduğum onuru ifade etmek istiyorum. Başta Türk milleti olmak üzere tüm insanlığa sağlık, huzur ve umut dolu bir 2026 yılı diliyorum.

Atatürk’ün inancıyla söylüyorum:
Türk milleti birlik ve beraberlik içinde olduğu sürece, hiçbir güç onu yolundan döndüremez.

Ne mutlu Türk’üm diyene.

Yazarın Diğer Yazıları