Örnek Gazetecilikten Toplumsal Duyarlılığa: Ödemiş'te Trafik ve Saygı
Mehmet Gölcüklü
Örnek Gazetecilikten Toplumsal Duyarlılığa: Ödemiş’te Trafik ve Saygı
Gazetecilik, sadece haber vermek değil; halkın sesi olmak, doğruları savunmak ve topluma ayna tutmaktır. Bu yola baş koymuş biri olarak, bugün köşemi hem bir teşekkür hem de Ödemişimizin kanayan bir yarasına ayırmak istiyorum.
Tarafsız Gazeteciliğin Adresi
Öncelikle, yerinde durmaksızın yeni hizmetlere yönelen, vizyonuyla bölgemize değer katan Küçük Menderes Gazetesi ve TV9’un kurucusu, değerli dostum iş insanı İsmail Atahan Keçeci’yi gönülden kutluyorum. Hiçbir siyasi görüşün etkisi altında kalmadan, sadece gerçeklerin peşinden koşan bu profesyonel ekibin bir parçası olmak, bir araştırmacı yazar olarak benim için büyük bir gurur kaynağıdır. Halkımızın ve kurumlarımızın bu ekibe duyduğu güven, doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtıdır.
Ödemiş’in Trafik Çilesi: Dikkatsizlik ve Mağduriyet
Bugün gündeme taşımak istediğim asıl konu; birçoğumuzun her gün şikayet ettiği, ancak çözüm için yeterli duyarlılığı göstermediği hatalı araç parkları. Ödemiş, kurumları ve çarşısıyla hareketli bir merkez. Ancak ne yazık ki sokaklarımızda büyük bir vurdumduymazlık hakim. Ters yöne park edenler, nizami park etmiş bir aracın çıkış yolunu kapatanlar ve en önemlisi; acil bir durumda ulaşılsın diye camına bir telefon numarası dahi bırakmayanlar... Bu düşüncesiz davranışlar yüzünden işine yetişemeyen, mesai saatinde mağdur olan kamu çalışanlarımızı ve vatandaşlarımızı gördükçe üzülmemek elde değil.
Kurallara Uymak Bir Tercih Değil, Zorunluluktur
Sadece kendi rahatımızı düşünerek yaptığımız her hatalı park, bir başkasının hakkını gasp etmektir. Levhalarla belirtilen yasal alanlara, başkasına engel olmayacak şekilde park etmek bu kadar zor olmamalı.
Unutmayalım ki bu durum sadece mağduriyet yaratmıyor; gereksiz kavgalara ve toplumsal huzursuzluğa da davetiye çıkarıyor. İşin bir diğer boyutu ise güvenlik güçlerimiz. Jandarma teşkilatının içinden gelen bir güvenlik görevlisi olarak şunu net bir şekilde ifade etmeliyim: Polisimiz ve jandarmamız bu hatalar yüzünden zor durumda kalıyor. Onların uyarılarına saygı göstermek, görevlerini kolaylaştırmak hepimizin borcudur. Dikkatsizlik yüzünden aracınızın çekilmesi, katlanan cezalar ve zaman kaybı; bir gazeteci gözüyle söylüyorum ki, tamamen önlenebilir olumsuzluklardır.
Aydınlık Yarınlara Atatürk’ün İzinde
Sözlerimi sonlandırırken, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu anlamlı sözlerini hatırlatmak istiyorum:
"Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır... Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!" Atatürk, Türk milletinin medeniyetler üstünde yükselmeye layık olduğunu bizlere her zaman aydınlık bir yol olarak göstermiştir. Biz de bu yolda, birbirimizin haklarına saygı duyarak, kurallara uyarak ve daha çok çalışarak ilerlemeliyiz.
Tüm halkımızı sevgi ve saygıyla selamlıyor; sağduyunun hakim olduğu, sorunların son bulduğu günler diliyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene!