Mehmet Gölcüklü

Gölgedeki Acıya Rağmen 23 Nisan'ın Işığı

Mehmet Gölcüklü

Gölgedeki Acıya Rağmen 23 Nisan’ın Işığı

Yerelden ulusala uzanan bir emeğin, alın terinin ve bağımsız duruşun ne anlama geldiğini anlatmak kolay değildir. Ancak Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 çatısı altında ortaya konan başarı, bu zorluğu adeta görünür kılıyor. Başta İsmail Atahan Keçeci olmak üzere emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor. Çünkü bu başarı sadece bir medya başarısı değil; tarafsızlığın, ilkeli duruşun ve halkın sesi olabilmenin başarısıdır.

Ancak böylesi bir gurur tablosunun yanında, yüreğimizi yakan acı gerçeklerle de yüzleşiyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, bir milletin en hassas noktasına, çocuklarına yönelmiş karanlık olaylar olarak hafızalara kazındı. Hayatını kaybeden canlarımız, yaralanan çocuklarımız… Bu tablo karşısında sessiz kalmak mümkün değil.

Bir güvenlik hassasiyeti taşıyan herkes gibi ben de şu soruyu soruyorum: Okullarımız gerçekten ne kadar güvenli? Eğitim yuvalarımızın daha güçlü korunması için hangi adımlar atılıyor? Artık bu soruların ertelenmeden, somut çözümlerle yanıt bulması gerekiyor. Yeni acılar yaşanmaması için bu mesele gündemde tutulmalı ve çözüm üretilmelidir.

Ama tüm bu acıların ortasında bir gerçek var ki, o da bu milletin vazgeçmeyen ruhudur. 23 Nisan, sadece bir bayram değil; bir dirilişin, bir milletin yeniden ayağa kalkışının simgesidir. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yakılan bağımsızlık meşalesi, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır.

23 Nisan, bir meclisin açılışıdır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanıdır. Aynı zamanda çocuklara armağan edilmiş tek bayramdır. Bu yönüyle geleceğe duyulan güvenin en güçlü ifadesidir.

Kurtuluş Savaşı’nı düşündüğümüzde; cephede savaşan askerleri, sırtında mermi taşıyan kadınları, henüz çocuk yaşta mücadele eden yiğitleri görürüz. O mücadele, sadece bir savaş değil; bir var olma meselesiydi. Ve o mücadele, bugün bağımsız bir ülkede yaşıyor olmamızın temelidir.

Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışıyla kurduğu bu Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda çağdaş, bilimsel ve barışçıl bir yaşamın teminatıdır. Kısa sürede gerçekleştirilen devrimler, Türkiye’yi dünya sahnesinde saygın bir konuma taşımıştır.

Bugün bizlere düşen görev ise açık: Bu değerleri korumak, gelecek nesillere aktarmak ve asla unutmamak.

Tüm acılara rağmen, 23 Nisan’ı yine kutlayacağız. Çünkü bu bayram, umudun bayramıdır. Çünkü bu bayram, çocukların gülüşünde saklıdır. Çünkü bu bayram, bir milletin asla teslim olmayacağının en güçlü kanıtıdır.

Ve unutmamak gerekir:
Bir millet birleştiğinde, kenetlendiğinde, onu hiçbir güç yıkamaz.

Ne mutlu Türk’üm diyene.

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi