Mehmet Gölcüklü

Beyaz Meleklerin Sessiz Kahramanlığı

Mehmet Gölcüklü

Beyaz Meleklerin Sessiz Kahramanlığı

12 Mayıs Hemşireler Günü vesilesiyle birkaç kelam etmeyi hem insani hem de vicdani bir görev olarak görüyorum. Bir araştırmacı yazar ve gazeteci olarak yıllardır toplumun içinde, halkın sesi olan insanların yanında bulunmaya gayret ettim. Bu anlamlı günde de sağlık ordumuzun en önemli yapı taşlarından biri olan hemşirelerimize teşekkür borcumuzu ifade etmek gerektiğine inanıyorum.

Öncelikle, içinde bulunmaktan büyük onur duyduğum Küçük Menderes Gazetesi ailesine ayrı bir parantez açmak isterim. Başta Küçük Menderes Gazetesi sahibi ve TV9’un kurucusu değerli dostum İsmail Atahan Keçeci olmak üzere, başarıdan başarıya koşan tüm ekip arkadaşlarını yürekten kutluyorum. Tarafsız yayın anlayışıyla, hiçbir siyasi görüşün etkisi altında kalmadan halkın sesi olmayı başaran bu güzide kurumun bir parçası olmak benim için büyük bir gurur ve onurdur.

Gazetecilik; doğruluk, cesaret ve vicdan isteyen kutsal bir meslektir. Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 ailesi de bu anlayışla yıllardır bölgenin güven duyduğu bir medya kuruluşu olmayı başarmıştır. Her biri profesyonel gazeteci kimliği taşıyan bu ekip, yalnızca haber yapmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun nabzını tutarak halkın yanında yer alıyor. Böyle bir kurum çatısı altında görev yapmaktan her zaman gurur duydum.

Bugün ise sözlerimizin merkezinde, fedakârlıklarıyla insan hayatına dokunan hemşirelerimiz var.

Hemşireler, sağlık sektörünün görünmeyen kahramanlarıdır. Onlar yalnızca hastanelerde görev yapan sağlık çalışanları değil; aynı zamanda umut veren, moral olan, sabır gösteren ve insan hayatına dokunan özel insanlardır. Beyaz önlüklerinin ardında büyük bir emek, fedakârlık ve insan sevgisi vardır.

Jandarma teşkilatı içinde görev yaptığım yıllarda hemşirelerle omuz omuza çalışma fırsatı buldum. Özellikle kırsal bölgelerde, köylerde ve kasabalarda gerçekleştirilen görevlerde bayan kolluk kuvvetleriyle birlikte çalışan hemşirelerin ne kadar cesur ve fedakâr olduklarına defalarca şahit oldum. Zorlu şartlarda görev yapmalarına rağmen devletine ve milletine duydukları bağlılık her zaman takdire şayandı.

Aynı sofrayı paylaştık, aynı sorumluluğu taşıdık, aynı zorlukları yaşadık. O günlerde sağlık çalışanlarının yalnızca hastanelerde değil, toplum güvenliği açısından da ne kadar önemli görevler üstlendiklerini yakından görme fırsatım oldu. Onların özverisi sayesinde birçok olayın önüne geçildiğine, birçok insana yardım eli uzatıldığına şahit olduk.

Hemşirelerimiz bugün de aynı fedakârlıkla görevlerinin başındalar. Hastanelerde ilk karşılaştığımız yüz çoğu zaman onlardır. Hastanın korkusunu azaltan, yakınlarına moral veren, gece gündüz demeden çalışan yine onlardır. Doktorların teşhisleri doğrultusunda tedavi süreçlerini büyük bir sabır ve dikkatle yürüten bu insanlar, aslında sağlık sistemimizin temel direkleridir.

Bir hasta yakını olarak hastanelerde refakatçi kaldığım dönemlerde hemşirelerin gösterdiği ilgiyi, anlayışı ve insan sevgisini birebir gördüm. Sadece hastalarla değil, hasta yakınlarıyla da ilgilenmeleri; güler yüzleriyle insanlara moral vermeleri gerçekten takdire şayan bir durumdur.

Bu nedenle toplum olarak sağlık çalışanlarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Onları kırıcı davranışlardan uzak tutmalı, şiddetin her türlüsüne karşı durmalıyız. Çünkü sağlıkta şiddet yalnızca bir çalışana değil, insanlığa yapılan bir saldırıdır. Hemşirelerimize sahip çıkmak, onların yanında olmak hepimizin ortak görevidir.

Unutmamalıyız ki onlar birer sağlık neferidir. Gecesini gündüzüne katarak çalışan bu insanlar, devletimizin en kıymetli emekçilerindendir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlık çalışanlarına verdiği değer de bunun en açık göstergesidir. Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözü, sağlık ordusuna duyduğu güvenin en anlamlı ifadelerinden biridir.

Atatürk, sağlık alanında gerçekleştirdiği devrimlerle modern Türkiye’nin sağlık temelini atmış, sağlık çalışanlarının toplumdaki önemini her fırsatta vurgulamıştır. Bugün hemşirelerimiz ve ebelerimiz, o büyük mirasın temsilcileridir.

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm hemşirelerimizin 12 Mayıs Hemşireler Günü’nü yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız. İnsan hayatına dokunan elleriniz, fedakârlığınız ve emekleriniz hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle yazımı tamamlamak istiyorum:

“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

Ne mutlu Türk’üm diyene.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi