Mehmet Gölcüklü

başarmanın izinde bir hayat

Mehmet Gölcüklü

başarmanın izinde bir hayat

Hayat, bazen insanı istemediği yollara sürükler ama o yolların içinde saklı olan bir gerçek vardır: Eğer insan içinde taşıdığı inancı kaybetmezse, en zor şartlar bile birer basamak haline gelir. İşte bu yazı, yoklukların içinden doğan bir azmin, çalışmanın ve inancın hikâyesidir.

Ödemiş’te güvenlik görevlisi olarak çalışan Mehmet Gölcüklü’nün kaleminden dökülen bu satırlar, aslında birçok insanın ortak hikâyesini yansıtıyor. Çocukluk yıllarında eğitim almak istemesine rağmen imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan, hayallerini ertelemek zorunda kalan bir çocuğun içindeki öğrenme aşkı hiçbir zaman sönmemiş. Koyun otlatırken bile gazete ve kitap okuyarak kendini geliştirmeye çalışan bir irade… İşte başarı tam olarak burada başlıyor.

Hayatın en çarpıcı yönlerinden biri de insanın hayallerine giden yolun her zaman düz olmamasıdır. Askerlik döneminde jandarma olarak görev yaparken edinilen disiplin, devlet ve millet sevgisi, onun hayatında bir dönüm noktası olmuş. Üniformaya duyduğu saygı ve görev bilinci, sonraki meslek hayatına da yön vermiş.

Bu süreçte, İsmail Atahan Keçeci gibi isimlerin katkısı da göz ardı edilemez. Yerel basının insanlara kendini ifade etme imkânı sunması, aslında toplumun sesi olmasının en güzel örneklerinden biri. Bir insanın düşüncelerini paylaşabileceği bir platform bulması, onun hayatındaki en önemli dönemeçlerden biri olabilir.

Ancak bu hikâyenin en güçlü yanı, yarım kalan eğitimin yeniden tamamlanmasıdır. Açık öğretimle ortaokul ve liseyi bitirmek, sadece bir diploma kazanmak değil; aynı zamanda “ben de başarabilirim” demenin en net göstergesidir. Çünkü eğitim, sadece okul sıralarında değil, azimle atılan her adımda kendini gösterir.

Bugün gelinen noktada, güvenlik görevlisi olarak görev yaparken bile o ilk günkü heyecanı korumak, mesleği bir iş olarak değil bir sorumluluk olarak görmek, bu bakış açısının ne kadar kıymetli olduğunu ortaya koyuyor. Üniformaya duyulan saygı, aslında vatana duyulan saygının bir yansımasıdır.

Bu hikâyenin merkezinde ise bir gerçek var: Başarmak, sadece bir sonuç değil, bir yolculuktur. Ve o yolculukta en önemli şey pes etmemektir.

Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri adeta bu hayat hikâyesini özetliyor: “Benim bütün ümidim gençliktedir.” Çünkü gençlik; çalıştıkça, öğrendikçe ve vazgeçmedikçe geleceği inşa eder.

Sonuç olarak, bu yazı yalnızca bir kişinin hayatını değil, aynı zamanda bir gerçeği anlatıyor: İmkânsızlıklar bir engel değil, yeter ki insanın içinde öğrenme ve başarma isteği olsun. Çünkü başarı, en çok da yoklukların içinden çıkanların hikâyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Marka Flower Çiçekçi