19 Mayıs'ın Işığında Bağımsızlık Ruhu
Mehmet Gölcüklü
19 Mayıs’ın Işığında Bağımsızlık Ruhu
Küçük Menderes Gazetesi araştırmacı yazarı, gazeteci kimliğiyle tanınan ve aynı zamanda jandarmanın içinden gelen bir jandarma onbaşı olarak, yıllarca taşıdığım o kutsal üniformanın bana kazandırdığı disiplin, vatan sevgisi ve millet bilinciyle bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı hakkında düşüncelerimi paylaşma gereği duyuyorum.
Bir dönem jandarma teşkilatında görev yapmış, güvenlik görevlisi olarak devletine hizmet etmiş bir vatandaş olarak şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; o kutsal üniformayı taşımak benim için her zaman büyük bir gurur ve onur olmuştur. Bugün de aynı bilinçle, gazeteci kimliğimle milletimizin tarihine ve değerlerine sahip çıkmayı kendime görev biliyorum.
Öncelikle tarafsız yayıncılık anlayışıyla halkın sesi olmayı sürdüren Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 ailesini yürekten kutluyorum. Hiçbir siyasi görüşün etkisi altında kalmadan, doğru, dürüst ve aydınlatıcı habercilik anlayışıyla görev yapan bu değerli kurumların başarısına yıllardır bizzat şahit olmaktayız. Başta Aris Medya Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Atahan Keçeci kardeşimiz olmak üzere, profesyonel habercilik anlayışını başarıyla sürdüren tüm ekibe teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Böyle bir ailenin bir parçası olmak benim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır.
19 Mayıs 1919 denildiğinde akıllara yalnızca bir tarih değil, bir milletin yeniden dirilişi gelir. O gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin ilk adımıdır. Anadolu’nun dört bir yanı işgal altındaydı. Emperyalist güçler yalnızca topraklarımızı değil, Türk milletinin bağımsızlığını ve geleceğini de yok etmek istiyordu.
Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarıyla birlikte Samsun’a çıktığında halkın çaresizliğini, umutsuzluğunu yerinde gördü. Ancak o, milletine olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi. Rivayet edilir ki yaşlı bir vatandaşın, “Paşam bu düşman memleketten nasıl gidecek?” sorusuna Atatürk kararlı bir ses tonuyla, “Nasıl geldilerse öyle giderler” cevabını vermiştir. İşte bu söz, yalnızca bir cevap değil, milletin içine yeniden umut ve cesaret aşılayan tarihi bir duruş olmuştur.
19 Mayıs’ta başlayan bu mücadele, Kurtuluş Savaşı’na giden yolun temelidir. Atatürk’ün önderliğinde Türk milleti canı pahasına cepheye koşmuş, “Ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz” anlayışıyla vatanını savunmuştur. Kuvayı Milliye ruhuyla verilen bu mücadele, Türk milletinin yeniden ayağa kalkışının destanıdır.
Bugün özgür ve bağımsız bir ülkede yaşayabiliyorsak bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize, gazilerimize ve vatan uğruna mücadele eden kahramanlarımıza borçluyuz. Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte milli mücadele artık millet iradesiyle yönetilmiş, verilen kararlarla bağımsızlık yolunda tarihi zaferler kazanılmıştır.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Türk milleti yeni bir devlet çatısı altında özgürlüğünü tüm dünyaya ilan etmiştir. Bazı devletler bunu kabul etmek istemese de karşılarında kararlı bir lider ve onun arkasında dimdik duran bir millet vardı. Atatürk’ün ileri görüşlülüğü, cesareti ve milletine olan güveni sayesinde Türkiye Cumhuriyeti tüm dünyaya kabul ettirilmiştir.
Bugün bizlere düşen görev; birlik ve beraberlik içerisinde bu vatanın değerlerine sahip çıkmak, gençlerimize tarih bilinci aşılamak ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerini sonsuza kadar yaşatmaktır.
Buradan tüm Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun inşallah.
Sözlerimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anlamlı düşüncesiyle tamamlamak istiyorum:
“Birleşen, kenetlenen ve bütünleşen bir Türk milletini yıkacak hiçbir güç yoktur.”
Ben de bir jandarma mensubu ve güvenlik görevlisi olarak, Atatürk’ün “Jandarma bir kanun ordusudur” sözünü kalbimde taşımanın gururunu yaşamaya devam ediyorum. Ömrüm boyunca Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürümekten onur duyacağım.
Ne mutlu Türküm diyene.