Yüksel BALCI

Eğitimci, Gazeteci, Siyasetçi / Yüksel Balcı

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İyi bir eğitimci, başarılı bir gazeteci, siyaset yapmayı seven Yüksel Balcı abimizi sizlere tanıtmaya çalışacağım.

Uzun yıllar eğitimcilik yapan Balcı, 1938 yılında Kırşehir’de doğdu. İlkokulu Zafer İlkokulu’nda okudu. Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün öğretmen okulu haline getirilişinden sonra 1956 yılında buradan mezun oldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde öğretmenliğe başladı. Manisa’nın Ahmetli ilçesinde de öğretmenlik yapan Balcı, Ödemiş’te ise Birgi Kazımpaşa İlkokulu, Üç Eylül İlkokulu ve 27 Mayıs (Yahya Kemal Beyatlı) İlkokulu’nda da görev yaptı.

Zafer İlkokulu öğretmeni iken 12 Eylül 1980 tarihinde Ovakent (Adagide) Belediye Başkanlığı’na atandı. Üç yıllık belediye başkanlığı sonrası öğretmenlikten 1998 yılında emekli oldu. Siyaset yapmayı seven Yüksel Balcı, Demokratik Sol Parti’den aday adayı da oldu.

Ön lisans diplomasını aldıktan sonra Kaymakçı Türk Hava Kurumu İlkokulu’nda öğretmenliğe yeniden başladı. Sonra Ödemiş İlkokulu’na atandı. Altı yıllık öğretmenlikten sonra ikinci kez emekli oldu.

Gazeteciliği de seven Balcı, Mustafa Erdal ile haftada iki kere yayınlanan Yeni Ödemiş Gazetesi’ni çıkardı. Ege Ekspres, Günaydın İzmir ve Ankara Son Baskı gazetelerinin temsilciliklerini de yaptı. Ödemiş’teki yerel gazetelerde çalışan, evli ve üç çocuk babası Balcı, basın ödülleri jüri özel ödülüne de layık görüldü.

Ödemiş’teki birçok sivil toplum örgütünde görev alan Balcı’yı tanıyanlar anlatıyor:

Hasan Genç: “Yüksel Balcı da öğretmen olduğundan meslektaşlığımız nedeniyle sık sık görüşürüz. Ayrıca aile dostumuzdur. Sevgili abimiz Yüksel Balcı ile sohbet ederken Ödemiş Öğretmenevi’nin bir odasının oyun odasına çevrilmesine canı sıkılmıştır. Yerel gazeteye de haber olmuştur. Buranın okuma odası olması için mücadele verdi ve burası tekrar okuma odası olunca mutlu olmuş ve gazeteye haber yapmıştır. Eleştirdiği kadar teşekkür etmesini de bilen bir büyüğümüzdür.”

Osman Berber (Emekli öğretmen, gazeteci): “2018 yılında belgesel filmler çekiyordum. Behiç Duygulu, Tekstil gibi belgeseller çektim. Bir gün Yüksel Balcı abimiz, ‘Benim de belgeselimi çeker misin?’ dedi. Ben de kendisine espri yaparak ‘Yüksel abi, ben 12 Eylül döneminde öğretmenlikten atıldım ve köyüm Konaklı’ya (Adagüme) geri döndüm. Sen de o zaman Ovakent (Adagide) belediye başkanıydın. 12 Eylül, beni cezalandırırken seni ödüllendirdi. O nedenle senin belgeselini yapamam’ dedim. Yüksel abi ile Ödemiş’te her karşılaştığımızda ‘Sen benim belgeselimi yapmamıştın’ diye bana takılır.”

Yüksel Balcı abimizle benim de birkaç anım oldu. Osman Berber anısını anlatırken aklıma geldi.

Tarih, 24 Aralık 1997. Selim Şahan, Osman Berber ve Kazım Appak, üç arkadaş olarak Küçük Menderes ismini taşıyan bir yerel gazete kurmuştu ve haber müdürlüğüne de Yüksel Balcı’yı getirmişlerdi. Bir cumartesi günü Ödemiş Pazarı’nda Yağcı İş Hanı önünde Balcı ile karşılaştım. Bana, “Adnancığım, bizim arkadaşlar gazete kurdular. Gel, kendilerini ziyaret edelim” dedi. Ben de ‘hayırlı olsun’ demek için yukarıya çıkarak çalışanları ve kurucuları tebrik ettim. O saatten sonra Yüksel abi ile daha sık görüşmeye başladık.

Yüksel abi, sağlığına çok dikkat eder ve yürümeyi de sever. Bir gün bir çekim için bir yere gidecek. Acele etmesi gerekiyormuş. Beni yolda gördü ve “Adnancığım, bir habere yetişmem gerekiyor. Araç var mı?” dedi. Ben de, “Motorla geldim. İstersen yardımcı olabilirim” dediğimde kabul etti. Benim motora bindik. Yolda giderken Yüksel abi, “Aman dikkat et, yavaş” diyerek beni uyarıyordu. Motoru kullanmama çok müdahale ettiğinin farkına varmış olacak ki daha sonra görüştüğümüzde kendisinin rahatsızlığı bulunduğunu, terleyip hasta olmaktan korktuğunu izah etti.

Nuri Erdal, kendisi ile yaptığım görüşmede, “Yüksel Balcı, rahmetli babamın dostuydu. Yüksel abi, Hürriyet Gazetesi muhabiriydi ve ben de Cumhuriyet ile Günaydın gazetelerinin muhabiriydim. Ödemişspor’un şaşaalı günlerinde Yüksel abinin futbol bilgisi olmadığından bütün maç yazılarını ben yazardım. O da foto muhabiri olarak maç içinde fotoğraf çekip İzmir’deki Hürriyet ve Günaydın gazetelerinin temsilciliklerine gönderirdi.

Ne var ki 12 Eylül sonrası Ovakent’e belediye başkanı olarak atandı. Dolayısıyla Hürriyet Gazetesi’nin muhabirliği de bana kaldı. ‘Haberlerde benim ismim çıkacak’ dedi. Ben de baba dostu olduğundan kabul ettim. Bayramlarda bayram gazetesi çıkardı. Bayramın ikinci günü Ödemişspor’un maçı vardı ve ben de maçın haberini yazıp gönderdim. Bayram gazetesinde benim adımı gören Balcı, tatil yaptığı yerden beni arayarak, ‘Sen beni üzdün’ dedi. Aslında ben de üzüldüm. Böyle bir anımız oldu” ifadelerini kullandı.

Av. Ahmet Balcılar anlatıyor: “Sevgili Yüksel abimiz, yaptığı özel haberleriyle bölgemizin birçok sorununu çözüme kavuşturmuştur. Bunlardan birisi de Kaymakçı’da yağışlar nedeniyle tarlalardan biriken su ile ilgili yaptığı haberdir. Tarla sahiplerinin bu konudaki şikayetleri bir sonuca ulaşmamış ancak Yüksel abinin tarla sahipleriyle görüşerek yaptığı haberin ulusal bir gazetede çıkmasıyla çözüm sağlanmıştır. Biriken sular, yapılan 2-3 kilometrelik kanal ile tahliye edilmiş ve o tarihten bu yana sorun yaşanmamıştır.”

Evet değerli okuyucularım, Yüksel abim aldığı görevleri en iyi şekilde yapmaya çalışırdı. Balcı, Ovakent Belediye Başkanı idi ve ben de orada baharatçılık yapıyordum. 1980’de atama ile belediye başkanı olan Balcı, benim yanıma geldi. Tezgahın üzerindeki etiketleri eline alarak, “Buna satış fiyatını yazmışsınız ancak giriş fiyatını ve tarihini de yazmak gerekiyor” diyerek denetimini yapmıştı.

Eğitimci, Gazeteci, Siyasetçi / Yüksel Balcı

Yorumlar kapalı.