- Haberler
- Sığırlarda Metabolizma Hastalıkları (1)
Sığırlarda Metabolizma Hastalıkları (1)
Süt Humması: Doğumu takiben birkaç gün içinde süt ineklerinde görülür. Özellikle süt verimi yüksek hayvanlarda daha...
Süt Humması: Doğumu takiben birkaç gün içinde süt ineklerinde görülür. Özellikle süt verimi yüksek hayvanlarda daha fazla görülür. Doğumdan sonraki ilk iki günde kandaki kalsiyum düzeyinin düşük olmasıdır. Kuru dönemde ineklere günde 100 gramdan fazla kalsiyum ve 80 gramdan fazla fosfor verilmesi, önemli nedenlerindendir. Ayrıca yüksek süt verimi, ineklerin 5 yaşından büyük olmaları ve daha önceki yıllarda süt humması geçirmeleri hastalığın görülmesini artırır. Süt veriminin artması sonucu metabolik ihtiyaçların karşılanamaması, kurudaki yetersiz beslenme, yavru atma diğer nedenler arasındadır. Hastalığın görülme riskini azaltmak için kalsiyum ihtiyacının düşük olduğu, kurudaki dönemde (gebeliğin son iki ayında) yonca gibi fazla miktarda kalsiyum içeren yemlerden aşırı yedirilmemelidir.
Genellikle doğumdan sonraki ilk iki gün içinde görülür. Başlangıçta iştah kesilir, baş ve ayaklarda titreme, sallantılı yürüyüş ve kolayca düşme gözlenir. İkinci aşamada hayvan bilincini yitirir, inleme görülür, boyun kaslarında kasılma olur, beden ısısı normalin altına düşer, nabız yükselir, yerde göğüs üstü yatar pozisyonda iken baş boyun üzerine kıvrılmış, kulaklar düşmüş ve soğumuş durumdadır. Dışkı ve idrar yaptığı görülmez. Bütün bunların sonucunda komaya girer. Tedavisi mümkündür. Acilen bir veteriner hekime başvurulmalıdır.
Yatalak Sendromu: Nedenlerinden başlıcası, süt hummasının tam olarak tedavi ettirilmemesidir. Bunun dışında diğer hastalıklar ve beslenme problemleri, doğum sonrası yaralanmalar, ineklerin aşırı yağlı ve kilolu olmaları, zeminlerin kayganlığı hastalığın meydana gelmesinde rol oynar. Daha çok yüksek süt verimli ineklerde 4-6 yaşlarında ve doğumdan sonraki 10 günde görülür. Doğum döneminde yatan ineklerin %20’sini oluşturur. Doğumdan sonra ayağa kalkamamasına rağmen yeme ve suya karşı iştahı çoğunlukla normaldir. Dışkısını ve idrarını yapar. Ayağa kalkma çabası vardır, sürünerek yer değiştirebilirler. Bu nedenle ön taraflarını kaldırabilirken arka taraflarını yalnız birkaç cm kaldırabilirler.
Süt hummasının oluşumu önlenmelidir. Süt humması olayları, en kısa sürede tedavi ettirilmeli ve tedavi edilmesine rağmen ayağa kalkmayan veya ayağa kalktığı halde tekrar yatma durumlarında en kısa sürede yeniden veteriner hekime haber verilmelidir. Çünkü dört saatten daha fazla aynı tarafına yatan ineğin ayaklarında tutukluk olmakta ve ayağa kalkması güçleşmektedir. Bu amaçla yatan ineklerin dört saatte bir pozisyonu değiştirilmeli, altlarına kuru ve bol altlık atılmalıdır. İnekler, doğumdan dört gün önce doğum bokslarına alınmalı ve burada bol ve kuru altlıklı ortamda tutulmalıdır. Ahır zeminlerinin kaygan olması önlenmelidir.
Doğum Öncesi Felci: Asıl nedeni rasyonda fosfor noksanlığıdır. Kötü beslenme koşullarının yanında kalsiyum noksanlığı da hastalığın oluşumunda rol oynar. Doğuma 2-3 hafta kala ayağa kalkamama ile kendini belli eder. Yeme ve içme normaldir. Dışkı ve idrarını yapar. Kalsiyum ve özellikle fosfor noksanlığından korumalıdır. Özellikle kurak dönemlerde önlerine fosfor içeren yalama taşları konulmalıdır.
Çayır Tetanisi: Kışın uzun süre ahırda beslenen sığırların baharda merada otlatılması sonucu öz su bakımından zengin yeşil otları fazla yemesinden doğan bir hastalıktır. Magnezyum yetersizliğine bağlı oluşur. Genç meralar; magnezyum bakımından fakir, potasyum ve sodyum yönünden zengindir. Potasyum ve sodyumun fazla olması magnezyumun emilmesini engellemektedir.
Hayvan otlamayı keser, huzursuzdur, saldırgandır. Birkaç saat sonra merada ölmüş olarak bulunabilir. Erken dönemde tedavi edilebilir. Acilen bir veteriner hekime başvurulmalıdır.
Kemik Erimesi: Başlıca nedeni, uzun süren fosfor noksanlığıdır. Fosfor noksanlığına yol açan durumlar ise toprağın fosfor bakımından fakir olması, kurak mevsimlerde yetişen bitkilerde fosfor oranının düşük olması, rasyonda protein noksanlığı, erozyon, toprağın hatalı gübrelenmesi sayılabilir. Dolaylı olarak da rasyonda kalsiyumun yüksek ve D vitaminin düşük olmasıdır. Ayrıca sindirim bozuklukları, A vitamini noksanlığı, paraziter hastalıklar, fosfor noksanlığına yol açmaktadır. Yüksek süt verimli ve yaşlı ineklerde görülür.
Başlangıçta verim ve kilo kaybı, boğaya gelme aralıklarında düzensizlik ve gebe kalma oranında azalma gibi son derece önemli ekonomik kayıplara neden olur. Bu dönemde uygun olmayan cisimleri yalama ve yeme dikkati çeker. Daha sonraları yürüyüş bozukluğu, özellikle ön ayaklarda topallık, yürürken çıtırtılı sesler, sırtta kamburluk, hareket etmede isteksizlik görülür. Uzun süre yerde yatarlar, ayağa kalkmak istemezler. Yerde yatarken de iştahları iyidir. Kıl örtüsü parlak değildir.
Fosfor noksanlığı önlenmelidir. Hayvan başına günde en az 15 gram fosfor almaları sağlanmalıdır. Fosfor noksanlığı çekilen bölgelerde doğuma 1-2 hafta kala ve sağmal dönemde yemlerine hayvan başına günde 40-80 gram dikalsiyum fosfat (DCP) ilave edilmelidir. İneklerin önlerinde sürekli olarak fosfor içeren yalama taşları bulundurulmalıdır.
Raşitizm: Kalsiyum, fosfor ve D vitamini noksanlığı sonucu buzağı ve danalarda görülen bir hastalıktır. Kötü ahır şartlarında barındırılan buzağı ve danalarda ise güneş ışınlarından yararlanamama sonucu D vitamini eksikliği önemli rol oynar. Gelişme geriliği, zayıflık, yürüyüş bozukluğu, ayak eklemlerinde şişlik, ayaklarda eğilme, fıçı bacaklılık, diş değiştirmede gecikme ve düzensizlik, göğüs kafesinde basıklık ve sırtta kamburluk görülür.
Gebe ineklere iyi kaliteli kuru ot verilmeli, gebe ve sağmal ineklerin yemlerine kemik unu veya DCP katılmalıdır. Gebelik devresinde ineklerin yemlerinde yeterli düzeyde A ve D vitamini bulundurulmalıdır. Bu vitaminler yemlerle yeterince sağlanamıyorsa gebeliğin son aylarında enjeksiyon tarzında verilmelidir. Buzağılar güneş ışınlarından yararlanması için açık havada günde birkaç saat dolaştırılmalıdır.