- Haberler
- 'Onların canı yansa bizim canımız yanar'
'Onların canı yansa bizim canımız yanar'
Deve besicisi ve sporcu Ali Atar, dün TV9 İzmir canlı yayınına konuk oldu. Atar, deve merakını...
Deve besicisi ve sporcu Ali Atar, dün TV9 İzmir canlı yayınına konuk oldu. Atar, deve merakını ve deve güreşlerini anlattı. Atar, ”Ödemiş’te yaklaşık beş yıldır profesyonel olarak deve besiciliği ve güreşçiliği yapmaktayım. Deve, benim için vazgeçilmez bir sevda. Aynı zamanda deve besiciliğinin bir yaşam tarzı olduğunu da düşünüyorum. Develeri çok sevdiğim için beş yıl önce bir merakla bu işe başladığımı söyleyebilirim. Daha önceleri siyasetle uğraşıyordum. Siyasetin kavgası içerisinde bunaldığımı fark ederek başka bir alanda profesyonelleşmem gerektiğini düşündüm ve nihayetinde bugün devem By Atar ile beraber Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu içerisinde güreşlere katılmaktayım. Geldiğimiz bu noktada da By Atar ile beraber iyi bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de kimseyi kırmadan, üzmeden en önemlisi develere zarar vermeden iyi bir iş çıkarmaya çabalıyoruz” dedi.
”Eşim bana ‘Ya o ya ailen’ dedi”
Atar, iki evladının olduğunu ve By Atar’ın da üçüncü evladı olduğunu belirterek, ”Bu bir sevgi. Herkesin hayvanlara olan bağlılığı ve sevgisi, bizde de mevcut. Biz kedi, köpekten ziyade deveye hayranız. Belki biraz büyük bir hayvanı seviyoruz ama sonuç itibariyle çocuğumuz gibi seviyoruz. Deve güreşleriyle beraber çok sayıda insanla tanıştım. Federasyon çatısı altında kocaman bir aile olduk. Develerin güreşme dönemi, kış sezonuna denk geldiğinden eşimle bir ara bu konuyla alakalı tartışma yaşadık. Eşim, ‘Ya o ya ailen’ dedi. Bu merakımı bırakmak istedim ancak o süre içinde depresyona girdim. Bu sefer eşim destek oldu ve By Atar’la bir araya geldik. By Atar’la tanıştığımızda çocuklar gibi sevindim” ifadelerini kullandı.
”Develeri başıboş ya da
sahipsiz bırakmak istemiyoruz”
Sekiz yaşındaki By Atar’a çocuğu gibi baktığını söyleyen Atar, ”Türkiye’de yaklaşık olarak yedi bin güreşen deve var. Bir de güreşmek adına yetişen yedi bine yakın daha devenin olduğunu düşünürsek toplamda 14 bin deve var.
Develer, yaradılış gereği yük taşımaktan sorumlu. Ancak gelişen teknolojiyle beraber develere ihtiyaç kalmadı. Bu kapsamda onları başıboş ya da sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Develeri çok seviyoruz. Hayvansever arkadaşlarımız, güreştirmemiz hususunda bize tepki veriyor ancak bu hususta şunu da belirtmek istiyorum ki biz, develeri güreştirmek adına özel bir çaba sarf etmiyoruz. Develer, genleri gereği güreşir. Kış dönemi, develerin kızgınlık dönemidir. Dolayısıyla ya deveyi çiftleştirmeniz gerekir ya da sakinleşmesi adına güreşmesi gerekir. Develer, üzerindeki enerjiyi atmak durumunda. Sonuç olarak bu durumun yasak olduğunu düşündüğümüzde kimse deve besleyemez ve bu hayvanlardan sucuk yapılır. Hayvan sever arkadaşlarımızın bunu da istediğini düşünmüyorum.
“Bir tane taş bile bulamazsınız”
Biz, hiç kimsenin hayvan sevgisini tartabilecek bir pozisyonda değiliz. Kimse kimsenin hayvan sevgisini ne ölçebilir ne de tartabilir. Biz, bu hayvanlara asla zarar vermiyoruz ve zarar verilmesine de asla izin vermiyoruz. Bu güreşler kapsamında yerel belediyelerden, ilçe tarım müdürlüğünden ve bunun gibi pek çok kuruluştan izin almanız gerekmektedir. İzinlerin ardından federasyon tarafından gözlemci verilir ve develerin güreşeceği sahanın uygunluğu kontrol edilir. Deve güreşi sahalarında bir tane taş bile bulamazsınız. Biz, develerimizin en ufak yara almasına dayanamayız. Bu hayvanların canı yansa bizim canımız yanar” diye konuştu.
Ece Köseoğlu