- Haberler
- 'Öğretmenime dokunma' dediler
'Öğretmenime dokunma' dediler
Türk Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Tuncay Ünsal, öğretmenlere yönelik şiddet...
Türk Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Tuncay Ünsal, öğretmenlere yönelik şiddet hakkında basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “2012 yılında Rabia Sevilay Durukan, 2014 yılında Mehmet Aktaş ve 2017 yılında da Ayhan Kökmen hayatlarının en verimli döneminde öğrencilerinden, ailelerinden, sevdiklerinden koparıldı. Sevilay, Mehmet ve Ayhan öğretmenlerimizi bir kez daha saygıyla, minnetle anıyoruz. Onlar eğitim şehitlerimizdir. İlim irfan yuvası okullarımızda çocuklarımıza sadece okuma yazma, matematik, fen bilimleri değil, her şeyden önce ahlaklı, erdemli insan olmayı öğreten, öğrencilerini çocuklarından ayırmayan, imkanı olmayan öğrencilere yardım eli uzatan bu öğretmenlerimiz, hiç hak etmedikleri halde saldırıya uğramış ve öldürülmüştür.
Öte yandan yine onlarca öğretmenimiz, eğitim çalışanımız her yıl öğrencileri ya da veliler tarafından fiziksel, sözlü, psikolojik şiddete uğruyor. Başta öğretmenler olmak üzere eğitim çalışanlarının hakir görülmesi, horlanması, öğretmenlik mesleğinin küçümsenmesi, etkisiz ve yetkisizleştirilmesi, öğretmenlerin mülakat ile alınması, torpilli yönetici görevlendirmeleri, motivasyonu azaltan uygulamalar, ekonomik, özlük ve sosyal yönden hak gaspları ülkeyi yönetenlerin öğretmenlerin, eğitim çalışanlarının itibarlarını sarsıcı açıklamalar yapılması bugünkü tabloya zemin hazırlamıştır.
Ülkeyi yönetenlerin eğitim çalışanlarını tahkir eden açıklamaları hafızalardaki tazeliğini korumaktadır. Başbakanlar, Milli Eğitim Bakanları, siyasiler öğretmenlerin az çalıştıklarını, daha fazla tatil yaptıklarını ve diğer memurlardan fazla kazandığını ifade ettiler, öğretmenlere şahsiyet kazandırılmaya çalışıldığını söylediler, öğretmenlere iş için başka kapıları adres gösterdiler.
Öğretmenin itibarını zedeleyen Alo 147 hattı açıldı, asılsız ihbarlar ile öğretmenler lekelendi, bu hat öğretmeni şikayet hattı haline geldi, suçsuz yere şikayet edilen öğretmenlerin bir kısmı soruşturmaya tabi tutuldu, hatta ceza alan öğretmenlerimiz oldu.
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere performans değerlendirme sistemi getiriyor. Yanlışlıklar silsilesini barındıran bu uygulama, öğretmenlerin öğrenci ve veli gözünde değerini azaltacak, öğretmenlere yönelik psikolojik şiddetin aracı haline gelecek, öğretmenlerin itibarının tamamen yok olmasına yol açacaktır. Öğretmen not verendir, not verilen değildir. Şayet roller değişirse, not veren öğrenci, değerlendirilen öğretmen olursa, öğrencilerde bunu dalga geçme aracı olarak görecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı eğitimcilere değer veriyor gibi görünüp, icraatları ile aslında öğretmenleri toplum nezdinde değersizleştirmektedir. Okulların hemen hemen hiçbirinde güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Okullarımıza özel güvenlik görevlisi hizmet alımı için gerekli ödenek ve yetkiler verilmelidir. Ayrıca MEB ile İş-Kur arasında gerekli işbirliğinin yapılarak güvenlik önemi arz eden öncelikle büyük okullarımızın giriş kapılarında özel güvenlik sertifikası olan özel koruma ve güvenlik görevlileri görevlendirilmesi gerekmektedir.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti artıran unsurlardan birisi de şiddeti uygulayan kişilerin cezalandırılmayacakları ya da önemsenecek bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesidir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete asla hoşgörü gösterilmeyeceği, aksine şiddet suçlarının mutlaka cezalandırılacağı düşüncesinin yerleştirilmesi ve kamu sağlığını bozduğu için de ayrıca cezalandırılacağı düşüncesinin oluşturulması hükme bağlanmalıdır.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçmek amacıyla “Şiddeti Önleme Kanunu” hazırlanmalıdır. Şiddet olaylarında şikayet söz konusu olmadan savcılık kamu davası açmalı, eğitim çalışanı devreden çıkmalıdır. Mobbing aracı haline de gelen Alo 147 hattının şikayet hattı olarak kullanılmasının önüne geçilmelidir. Şikayetler, etkili bir ön değerlendirmeye tabi tutulmalı, genel ve soyut nitelikte olan, şikayet sahibinin adı ve adresi belli olmayan veya personelin kusuru bulunmadığı açıkça görülenler değerlendirmeye alınmamalıdır.
Öğretmenlerimizin itibarlarını rencide eden performans değerlendirme sistemi tamamen rafa kaldırılmalı, yönetici atamalarında kariyer ve liyakat sistemine geçilmeli, mülakatla öğretmen ve yönetici atama sisteminden vazgeçilmelidir.
Sorumlu sendikacılığı ilke edinen Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarına şiddette karşı 7’den 70’e herkesi, toplumun tüm kesimlerini, ülkeyi yönetenleri, yetkilileri duyarlı olmaya çağırmaktadır. Bu minvalde sendikamız, bugün (dün) tüm Türkiye genelinde kokart eylemi gerçekleştirmektedir. Türk Eğitim-Sen üyesi öğretmenlerimiz 26 Nisan 2018 tarihinde derslere ÖĞRETMENİME DOKUNMA yazılı kokartlarla girecektir.
Kokart eylemimiz ile eğitim çalışanlarına şiddete dikkat çekerek MEB yetkililerini ve hükümeti ivedilikle tedbir almaya çağırıyoruz. Zaman, eğitim çalışanlarının aleyhine işliyor. Daha fazla eğitim çalışanı şiddete uğramadan, öldürülmeden önce harekete geçilmesi elzemdir. Kokart eylemimiz başlangıçtır. Daha fazla can kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Bu düzen böyle gitmeyecektir. Eğer sosyal bir yara haline gelen öğretmene şiddet hadiseleri için gerekli tedbirler alınmaz ise önümüzdeki süreçte iş bırakma eylemi de dahil olmak üzere daha radikal demokratik eylemleri hayata geçireceğimizin bilinmesini istiyoruz. Tedbirler alınana kadar eğitimcilere yönelik şiddeti gündemde tutmayı ve farkındalık yaratmayı sürdüreceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Haber: Onur KARAGÖZ