'Ödemiş bizim evimiz'

2 Temmuz günü itibarı ile 'yasakların yasaklandığı' yeni bir döneme giriyoruz. Biliyorsunuz, bu yeni zamana da...

2 Temmuz günü itibarı ile ‘yasakların yasaklandığı’ yeni bir döneme giriyoruz. Biliyorsunuz, bu yeni zamana da yeni normal diyenler var.

Maske ve mesafe, yaklaşık 16 ay süren salgın dönemi boyunca hayatımızı altüst etti. Yaşam biçimlerimiz ve alışkanlıklarımız değişti.

Salgın öncesi akşamları tıklım tıklım olan kahveler, sanki yeniden doluverecekmiş gibi bir his var içimde. Oysa öyle veya böyle insanlar, akşamları aileleri ile geçirmesini öğrenmeye başlamışlardı. Hatta espri ile karışık bir cümle kurarsak eşler birbirini tanımaya başlamışlardı.

**

Yaşadıklarımızdan dersler çıkarmasını bilemiyoruz. Kağıt üzerinde sayfalarca ders notu birikiyor ama iş bunu eyleme dökmeye geldiğinde sınıfta kalıyoruz.

Örneğin yüzlerce kişinin katıldığı düğünler… Kaldığımız yerden yine devam ediyoruz. Bana sorarsanız yüzlerce kişinin katıldığı düğün törenleri, özellikle düğün sahibi aileler açısından işkence ve eziyetten başka bir şey değil.

Bence bunun yerine artık daha az sayıda insanın katıldığı ‘şahitlik etmek’ ve ‘eğlenmek’ amaçlı törenlere dönüşmeli bu düğünler.

Yani yasak savma olmaktan çıkmalı.

**

Salgının üstüne bir de denizlerdeki müsilaj salgını da başka bir tehlike olarak karşımıza çıktı. İşte tam da burada ‘hijyen’ adı ile günlük konuşma dilimize yerleşen ‘temizlik’ konusunda daha sıkı önlemler almalı ve eğitim çalışmalarına önem vermeliyiz.

Sümen altı etmek, kapı arkasına süpürmek, halı altına gizlemek gibi cümle ya da deyimleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Eminim herkesin evi, sanki akşam misafir gelecekmiş gibi temizdir fakat daire dışına çıktığımızda aynı duyarlılığı gösterdiğimizi söyleyemem.

Bu konuda daha geniş kapsamlı bilgilendirme toplantıları düzenlemeli ve yaşadığımız çevreyi temiz tutmasını öğrenmeliyiz.

**

Kent Konseyleri Yönetmeliği MADDE 9’da “Kent konseyi, aşağıdaki organlardan oluşur” der.

  1. a) Genel Kurul, b) Yürütme Kurulu, c) Meclisler ve çalışma grupları, ç) Kent konseyi başkanı.

Bu sıralama, yetki sırasıdır.

MADDE 13’te de şu ifadeler vardır: Kent konseyi organları, çalışma yönergelerinde belirlenen yer ve zamanlarda üye tam sayısının salt çoğunluğu ile olağan olarak toplanır ve katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Oylamada eşitlik çıkması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.

MADDE 11’de şöyledir: “Kent konseyi başkanının izin, hastalık veya başka bir sebeple görevi başında bulunmadığı hallerde bu süre içinde kendisine yürütme kurulunun en yaşlı üyesi vekalet eder.”

İkisi önceki dönemden meclis başkanı olarak devam eden, 10’u da son genel kurulda seçilen toplamda 12 kişilik yürütme kurulu üyelerimizle yeni dönemde Ödemiş adına en iyi proje ve önerileri sunmak için gayret edeceğiz.

Kent konseylerini muhtarlık gibi düşünmeyin. Orada bir ‘ortak akıl’ yürütme kurulu söz konusudur. Yürütme kurulu muhtara göre değil, muhtar yürütme kuruluna göre hareket etmek durumundadır.

“Ödemiş bizim evimiz”

Dünya da gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz en önemli varlığımız.

Bakmadan Geçme