• Haberler
  • LÜBBEYE FOTOĞRAFÇI İLGİSİ

LÜBBEYE FOTOĞRAFÇI İLGİSİ

ÖDEMİŞ&rsquoİN OSMANLI DÖNEMİNDEN KALMA LÜBBEY YAYLASI&rsquoNDAKİ TERK EDİLMİŞ TARİHİ KÖYÜ LÜBBEY BAYRAMDA FOTOĞRAFÇILARIN UĞRAK YERİ OLDU....

ÖDEMİŞ’İN OSMANLI DÖNEMİNDEN KALMA LÜBBEY YAYLASI’NDAKİ TERK EDİLMİŞ TARİHİ KÖYÜ LÜBBEY BAYRAMDA FOTOĞRAFÇILARIN UĞRAK YERİ OLDU.

Osmanlı döneminde, askerlerden kaçan eşkiyanın saklanmak için kullandığı Ödemiş’in Lübbey köyü bayram tatilini fırsat bilen fotoğrafçıların uğrak yeri oldu. Bayramın ikinci gününden itibaren Ödemiş ve çevresini gezmeye gelen yerli turistler, Birgi ve Lübbey gibi tarihi yerlerin fotoğraflarını çekmek için iki yerleşim yerinin yolunu tuttular.

Lübbey köyünün, sarp bir doğal topoğrafyada insan eliyle yaratılmış yerleşimi; taş ve ahşap malzemeyle üretilmiş evleri, camisi, okulu, sokak ve yerleşme dokusuyla bölgedeki yapı geleneklerini ve bölge insanının yaşam biçimini aktaran önemli bir yerleşim olduğunu ifade eden ÇEKÜL Vakfı Batı Anadolu Koordinatör’ü son yıllarda gazetelerde çıkmaya başlayan Lübbey haberlerinin bölgeye ilgi uyandırmasının sevindirici olduğunu belirterek, köye en kısa zamanda el atılması gerektiğini söyledi.

Emin Başaranbilek, konuyla ilgili çeşitli sivil toplum kuruluşları ile bir süredir görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Ülkemizde kırsal alanlar, değişen yaşam koşulları karşısında çeşitli nedenlerle eski canlılığını yitirmekte, yöreye özgü yapım teknikleri ve mimari doku da giderek yerini betonlaşmaya bırakmaktadır. Temel bir sorun olarak karşımıza çıkan kırsal alanların nüfus kaybetmesi sorunu, bazı köylerin tamamen boşalması ya da terk edilmesi sonucunu ortaya koymaktadır. İnsanlık tarihi açısından kırsal yerleşimlerdeki yaşantının ve özgün mimari dokunun gelecek kuşaklara aktarılması son derece önemlidir” dedi.

“1930 yılında adı Çamyayla olarak değiştirilen Lübbey’de günümüzde yalnızca 5-10 hane ikamet ediyor” diyen Başaranbilek sözlerini söyle sürdürdü:

“Neredeyse tamamen terk edilmiş durumdaki Lübbey kırsal yerleşiminin mimari dokusu, yerleşim ve plan özelliklerinin belirlenmesi ve bu kapsamda korunması için bir model geliştirebilmek için İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon doktora programında bir çalışma başlatılmıştı. Yüksek Mimar Koray Güler tarafından Prof. Dr. Yegan Kahya’nın danışmanlığında sürdürülen ve ilk aşaması gerçekleştirilen çalışmalar, yerleşmenin özellikleri ile yapıların fiziksel durumlarının saptanması, koruma sorunlarının belirlenerek yapıların koruma, onarım ve yeniden değerlendirilme potansiyelinin irdelenmesi amacını taşımaktadır.

Bunun gibi çalışmaların takip edilmesi gerekiyor. Çalışmaları, ilçemizdeki seçilmiş ve atanmışların da takip etmesinde yayar var. Lübbey gibi, eski Lidya uygarlıklarının kalıntıları olan Datbey ve Neikaia gibi kentlerin de gün yüzüne çıkarılabilmesi için üniversite ve sivil topluk örgütleri ile ortak çalışma yürütülmeli”

Öte yandan, konuyla ilgilenen İzmir 2 No´lu Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun köydeki cami ile birlikte 54 evi tescilli hale getirdiği ve gerekli çalışmayı başlatacağı öğrenildi.

Onur Şahan

Bakmadan Geçme