Advert
Advert
Anadolu ve merkez sağ!
Selim ŞAHAN

Anadolu ve merkez sağ!

Bu içerik 163 kez okundu.
Advert

İran’dan başlayalım: Tarihimizde Fars olarak bilinen toplulukların ülkesi, eski Persler. Olasılıktır ki, Pers’ten Fars’a dönmüştür. Bugünkü resmi adı, İran’dır. Kaynaklara göre sözcüğün kökeni, Sanskritçe Aryan sözcüğünden geliyor. Eskiler, Acemistan da derler. 1979'daki İran İslâm Devrimi'nden itibaren ülkenin resmî adı, "İran İslâm Cumhuriyeti" olmuş. Türk, Arap ve Kürt etnik topluluklar da ülke sınırları içinde varlıklarını koruyorlar.

Irak ile devam edelim: Etnik olarak Arap ağırlıklı olmakla birlikte burada da Kürt ve Türk topluluklar var. İran’da Şii’lik ağır basarken, Irak’ta Sunni nüfus daha yoğun. Hıristiyan gruplar da varlıklarını sürdürüyor. Gidip yerinde görmüşlüğüm yok ama kaynaklar, Arapça ve Kürtçe’nin resmi dil olarak kullandığını yazıyor. Ülke adının Türkçe’deki uzak anlamındaki ırak kelimesi ile ilgisi yok. Ülke adı olan Irak’ın Arapça ‘iki nehir’ anlamındaki ‘iraḳayn’ deyiminden geldiğini yazıyor kaynaklar.

Sırada Suriye var: Mezopotamya kültürü hakimdir.

Kaynaklarda özetle şu ifadeler var: “İslam ve Hıristiyanlık, Suriye'deki etnik karışımın kültürü etrafında biçimlenmiştir. Suriye'nin çeşitlilikleri içinde yüksek bir kozmopolit (karma) toplum ve canlı bir kültüre sahiptir. İslam etkisi ve ağırlıklı olarak Arap kültürünün mimari, müzik, giyim, mutfak ve yaşam tarzında görülebilmektedir. İran’daki etnik yapının benzeri, Suriye’de de söz konusu. Arap, Fars, Kürt ve Türk… Ermeni’lere en son geleceğim ama İran, Irak ve Suriye’de az ya da çok onlar da yaşıyorlar…

İsa’dan önce 2 binlerde hüküm süren Asurlular, Mezopotamya olarak bilinen bölgede uzun yıllar hüküm sürmüşler.

Surname, Osmanlı dönemi Türk edebiyatında şenlikler hakkında yazılan edebî metinlerin genel adıdır. Suriye’nin de ‘düğün’ kelimesi ile köken bağı var. Sözlüklerden baktığım kadarı ile ‘düğüncülerin yurdu’ gibi bir anlamı var.

Buraya kadar İslam kültürünün hüküm sürdüğü ‘doğu’ bölgemiz.

Gelelim Yunanistan’a.

Araplar, Roma sözcüğünden hareketle ‘Rumi’ derlermiş… Helen ve Grek kelimeleri de aynı bölgede yaşayan bu topluluğu işaret eder. Biz de ‘İyon’ kültüründen hareketle ‘Yunan’ demişiz. En ‘büyük’ ataları, Büyük İskender.

Ve eski Traklar’ın mirasçıları olan bugünkü Bulgaristan. Kaynaklarımız Bulgarların da bizim gibi Orta Asya’dan geldikleri yönünde bilgiler veriyor. Türkçedeki karışık anlamına gelen ‘Bulga-‘ kökünden türediğine ilişkin bilgiler var. “7. yüzyılda Karadeniz'in kuzeyi ile daha sonra İdil Nehri ve Tuna nehri bölgelerinde de yaşamış, Türkçe konuşan, yarı göçebe Türk kökenli bir halk”

Yunanistan, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa ve ABD egemenliğindeki NATO’da kalırken, Bulgaristan, eski SSCB’nin önderliğindeki sosyalist Varşova Paktı içinde yer almış.

Geçelim Doğu Karadeniz’e: Gürcistan.

Bulgaristan gibi, sosyalist blok içinde yoğrulmuş. “Yüzyıllar boyunca İran, Moğollar, Rusya ve Osmanlı Devleti’nin çekişmesine sahne olan Gürcistan, 1801’den itibaren Rusya tarafından ilhak edildi. 1918-1921 arasında Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti adı altında bağımsız bir devlet kuruldu. 1921’de ülkeye Kızıl Ordu girdi ve Gürcistan sovyet cumhuriyetlerinden biri oldu. 1991 yılında yeniden bağımsızlığını kazandı.” Ülke adı konusunda çeşitli iddialar var.

Bir Farsça’dan alıntı ‘Gürcü’ diyoruz ama onlar kendilerine Kartvelebi, ülkelerine Sakartvelo, dillerine de Kartuli diyorlarmış. Az da olsa Azeri ve Ermeniler de var ülkede.

Gelelim Ermenistan’a: “Eski Roma İmparatorluğu'nun idari bölünmesinde Armenia sınırları şöyle tanımlanır: Batıda Fırat nehri, güneyde Güneydoğu Toros sıradağları, güneydoğuda Hakkâri dağları ve Urmiye Gölü, kuzeydoğuda Sevan Gölü ve Karabağ, kuzeyde Çıldır Gölü ve Doğu Karadeniz Dağları. Orta Çağ Arap kaynaklarında aynı bölgenin adı, Armaniyya veya Ermeniyye olarak geçer. Eski Türkçe metinlerde Ermeniyye adına 15. yüzyıla kadar rastlanır.”

Ve ‘Tek millet, iki devlet’ olarak adlandırılan kardeş ülke Azerbaycan... Azer, Farsça’da ateş demek. Yani Ateş Ülkesi. Komşu İran gibi İslam’ın Şiilik mezhebi egemenliğinde. Gürcistan ve Ermenistan’da Hıristiyanlık var.

Anadolu sözcüğünün kökeni Yunanca’da doğu veya gün doğumu anlamına geliyor. "Küçük Asya'nın orta doğu/batı bölümü" muhafazakar, milliyetçi sağ iktidarlar egemenliğinde…

Saydığımız tüm bu çevre ülkelerde farklı, etnik gruplar ile farklı dini inançlar var ama ortak noktaları, din ve milliyetçilik temelli merkez sağ iktidarlar egemen. Hepsi, merkez sağcı ama hepsi birbirine düşman.

Bu coğrafyada savaşlar bitmez… Bu coğrafyada, ‘barış, kardeşlik ve hoşgörü’ kelimeleri ‘hain’ kelimesi ile eş değer olarak görülür.

Ahmet Arif, ‘Anadolu’ adlı şiirinin bir bölümünde şöyle seslenir: “Binlerce yıl sağılmışım / Korkunç atlılarıyla parçalamışlar / Nazlı, seher-sabah uykularımı / Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar / Haraç salmışlar üstüme / Ne İskender takmışım / Ne şah ne sultan / Göçüp gitmişler, gölgesiz! / Selam etmişim dostuma / Ve dayatmışım... / Görüyor musun?”

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Turizm ve Tanıtım Merkezi Ödemiş'te hizmete girdi
Turizm ve Tanıtım Merkezi Ödemiş'te hizmete girdi
Ata Park törenle açıldı
Ata Park törenle açıldı