Advert
Advert
ON LİRA VERSENE
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

ON LİRA VERSENE

Bu içerik 1407 kez okundu.
Advert

Akşam oldu, dükkanımı kapatmaya hazırlanıyordum. Sabah dükkanımın önüne teşhir için çıkardığım malları içeriye taşıyacaktım. Adettendir, esnaf ne satıyorsa hepsinden birer ikişer dışarıya koyar. Bizim insanımızın aklı gözündedir. Dışarıdaki malları gördükçe burada o mallardan satıldığını bilir. Arada bir de olsa sorar, aradığı maldan var mı diye. ‘Var’ dersen ‘Neden dışarıya çıkarmıyorsun?’ der. İnsan böyle sorulara muhatap olunca içerdeki mallardan birer adet dışarıya çıkarma zorunluluğu hissediyor kendinde. Onun içindir ki her esnafın önünde, kaldırımı işgal etse de, sattığı mallardan birer tane vardır. Bazı esnaflar, kaldırımın yarısını işgal ederken bazıları da kaldırımı tamamen işgal eder. Hele esnaf, iktidar belediyenin seçmeniyse ona kimse ses çıkarmaz. Kaldırım tamamen onundur, yayalara geçecek yer bırakmaz. Yetkililerden de ses çıkmayınca öylece sürüp gider.

Ben dükkanımın önüne sabahleyin teşhir için çıkardığım mallarımı içeriye taşırken bir adam dükkanıma doğru yaklaştı, kenarda durdu. Gözü benim üstümdeydi. Ben malları içeri taşırken 10-15 dakika beni seyretti. Ne selam vermek var ne de kolay gelsin demek. Eşyalarımı içeriye taşıyıncaya kadar orada heykel gibi durdu.  Ben işimi bitirip kapıyı kapatırken biraz kımıldadı. Bana doğru yaklaştı. Bir şeyler söylemek istiyordu. Gülümseyerek:

-Hocam!

-Buyrun!

-Bana on lira versene.

-Şaka mı yapıyorsun sen?

-Hayır, gayet ciddiyim.

-Neden sana on lira vereyim?

-Param yok.

-İyi de ben eşyalarımı toplarken neden bir tanesini alıp da içeriye götürmedin? Ben onca eşyayı içeriye taşıdım, sen seyrettin. Bana azıcık yardım etseydin o zaman para istemeye yüzün olurdu. Ben bu yaşta çalışırken sen çalışmadan para istiyorsun. Yaptığın doğru mu? Ayıp değil mi senin yaptığın?

Tarlada izi olmayanın hasatta gözü olur mu? Sen bana hiç yardım etmedin. O nedenle ben sana para veremem. Şimdi ben eve gideceğim. İyi akşamlar.

Adam ne diyeceğini bilemedi. Sessizce, arkasına bakmadan uzaklaştı yanımdan. Ben arkasından bakarken insanların neden bu hale düştüğünü düşünüyordum. İnsanlar bedavaya alışmış ya da alıştırılmış. Kimsenin çalışmaya niyeti yok. Oturduğu yerden çalışmadan yaşayıp gidecek. Yazık. İnsanda onur diye bir şey olmalıdır.

Atatürk’ün bir sözü var, bilirsiniz: “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar”

O nedenle millet olarak çok çalışmaya, yorulmaya ve çok üretmeye mecburuz.  

Onca işsiz insan var, iş arayan yok. On sene önce dükkanıma mal getiren kamyonlar geldiğinde insanlar koşuşturuyordu. “Hocam ben indireyim” diyen onlarca kişi oluyordu. İşe alınmayanlar, boynu bükük uzaklaşırlardı. Daha sonra gördüklerinde,” Hocam bir dahaki sefere beni çağır, yükü ben indireyim” derlerdi. Benim de çalışmaya ihtiyacım var. Çoluk çocuğumu geçindirmek zorundayım. Şimdi kamyondaki eşyaları indirmeye adam bulunmuyor. Muhtaç insan mı kalmadı yoksa insanlarımız çok mu zenginleşti?

Sevgi, saygı ve mutluluklar. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

bodrum escort

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trafodaki kıvılcım panik yarattı
Trafodaki kıvılcım panik yarattı
"İkinci bir emre kadar seferler açılmayacak"