KAYIP ROMANI

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sizlere tanıtacağım roman ,benim gibi genç arkadaşlarımın okumaktan hoşlanacaklarını düşündüğüm “Kayıp”romanı.Okuyacak kitap arayışında olan genç arkadaşlarıma kitabı tanıtıcı bazı bilgiler vermek istiyorum.

Roman kahramanımız  Ezgi Çora, bir trafik kazası geçirip iki ay komada kalıyor ve uyandığında son üç yıl ne yaşadığını asla hatırlamıyor. İyileşmesini bekleyen insanları gördüğünde yalanları fark ediyor. Anne babası, arkadaşları ve Asilkan… Her şey ona yanlış geliyor. Çünkü son hatırladığı şey bu kadar sevgi dolu bir kalabalık değil, yalnız oluşu. Aynı zamanda ısrarla ortak geçmişleri olduğunu söyleyen ama çevresi tarafından hiç tanınmayan Ushan da aklını karman çorman ediyor.Ezgi, her şeyi öğrenmek için çok çabalıyor. Çünkü komadan uyandığında bir üç yol ağzındaydı. Bu yollar aynadaki üç geç kız gibiydi.Komadan çıkınca yaşadığı boşluktaki oluşan kişiliklerini anlatıyordu.

Kitapta yer alan bu bölümler beni çok etkilemişti:“Aynadaki yansımada üç genç kız vardı.Biri gülümsüyordu; etrafına yaydığı mavi ışığın enerjisiyle insanlara şifa oluyordu. Mutluydu, umutluydu, Diğeri ağlıyordu; hapsolduğu karanlığın içinde kendi kendini bitiriyordu. Umutsuzdu, üzgündü. Biri dünyanın tüm acılarını omuzlarına yüklenmişçesine üzgünken diğeri, bu bütün o acılara şifa olabilecek kadar umut doluydu. Biri simsiyahken diğeri masmaviydi. Biri ölürken diğeri yaşamadı. Biri biçare haldeyken diğeri umudun ta kendisiydi. Aralarında öylece kalmış olan da bendim. Ne gülümsüyordum ne de ağlıyordum. Bir ona bakıyordum bir ona. Kimin bana daha yakın olduğunu sorguluyordum. Aslında hangisi olduğumu anlamaya çalışıyordum.”

Bu kişilikler onun hayatındaki bölümlerdi. Biri şuan Uzhan’la olması gereken hayatıydı, biri unuttuğu üç yıldan önceki kendiydi.Hayattan korkan ve kendisi olamayan geride bıraktığı kişiydi, son kişilik ise araştırmaya korkan kendisiydi çünkü bir bilinmezdeydi, her şey güzeldi ama o mutlu değildi.Bir okuyucu olarak benim kitabı sevmemi sağlayanda buydu.Hayatımızda farklı farklı hallerimiz, yönlerimiz olacaktı ama hepsi aslında bizdik ve kendimizi bulmamız için gerekli olan da buydu. Ezgi’nin son bölümlere doğru Ushan’ın kitabını yayınlaması konusundaki desteği ,kesinlikle benim de yazarlık konusunda kendimi geliştirmeme neden oldu. Bende Ezgi gibi yazdım ama hiçbir zaman emin olamadım. Kitabı sevdim çünkü içimizden birinin yaşayabileceği şeyleri anlatıyordu. Çünkü bunları ben de yaşamıştım.

Kayıp romanı ,benim gibi genç arkadaşlarımın bir solukta okuyacağını, seveceğini düşündüğüm günümüz gençlerine hitap eden bir eser olmuş.Okumayıseven,farklıdünyaları,yaşamları keşfetmek isteyen tüm kitapseverlere  bu romanı okumalarını tavsiye ediyorum.

Sizlere biraz da kitabın yazarından  bahsetmek isterim.Yazarımız .Zeynep Sey.İlk olarak 16 yaşında dijital bir platforma hikâyelerini aktaran ve 18 yaşında ilk kitabı basılan Türk genç roman serilerinin yazarıdır. Yazarın hayatı incelendiği zaman ise 24 Eylül 1997 doğumlu olduğu ve Denizli’de yaşadığı öğrenilmektedir. Asıl adı Zeynep Seyhan olan yazar,eserlerinde “Sey” kısaltmasını kullanmaktadır.Gerek eserlerindeki dil ve anlatımı,gerekse  günümüz gençlerinin beğenisine seslenmesi açısından sevilen yazarlarımızdan biri olmuştur.

12-B SILA ÖZ

HULUSİ UÇAÇELİK ANADOLU LİSESİ

 

KAYIP ROMANI

Yorumlar kapalı.