Hoyn! Doğanın dostları va!

'Hoyn, siz beton kafalılar, Son kompir kızartıldığında Son badılcan közlendiğinde Son hıyar cacık yapıldığında Ve son...

Haber

“Hoyn, siz beton kafalılar,

Son kompir kızartıldığında

Son badılcan közlendiğinde

Son hıyar cacık yapıldığında

Ve son tomati de ezildiğinde

Elbette sonunda anlıcasınız

Betonun yenilmez olduğunu!”

Ara ara şiirler veya şiirimsi dizeler karalarım. Şiir, eskilerin deyimi ile ‘kafiyeli ve ölçülü dizelere verilen addır.’  Şimdilerde ne ölçü kaldı ne de dize ama biz yine de eskilerin tanımına sadık kalalım.

Şiir; insanın bir anda aklına geliveren bir cümle, bir ifade veya bir dizenin etrafından örülen sözcükler topluluğudur.

Üstteki uyarlama şiirimi Kızılderili şefi Abacı’dan 2019’da yapmışım. Koza-Der’i temsilen dernek başkanı Selahattin Bağlı ve dernek üyesi Mustafa Aktaşoğlu ile Ege Çevre Platformu’nun (EGEÇEP) Aydın’da düzenlediği bir panele katılmıştık.

Aydınlı köylü kadınlar da kendi yaşadıkları sorunları dile getirirken kullandıkları Aydın ağzı, bana bu uyarlamayı yaptırmıştı. Dönüşte de Aydın Dağları’nın tepelerinde kara saplanmıştık!

Uyarlamalar, bazen insanı güldürür.

Münih Üniversitesi’nde Türkolog öğretim görevlisi olarak görev yaptıktan sonra geçtiğimiz haftalarda Ödemiş’e kesin dönüş yapan Doç Dr. Özgür Savaşçı’nın Ödemiş ağzı ile yaptığı uyarlamaları belki bilirsiniz. Özgür abi, Cahit Külebi’nin “Hikâye”sini, Cahit Sıtkı’nın “Otuz Beş Yaş”ını, Ahmet Kutsi Tecer’in “Şimal Rüzgârı”nı, Behçet Necatigil’in “Gizli Sevda”sını Ödemişçeye uyarlamıştı.

İşte size Ahmet Muhip Dıranas’ın “Seranat” adlı şiirine yaptığı uyarlamadan küçük bir bölüm: “Ünnüme / Pençirenin altına geldim, bi çiçek fıydır gãri / İçimin ufuneti dağılsın gız / Töpelendim geldim kapına / Gözlem bulanık, saçlãm dãmanduman.”

**

Çevre mücadelesini kimileri küçümser, kimileri de bu mücadelenin anlamsız olduğunu düşünür. İşte daha geçen haftalarda Karadeniz’de meydana gelen sel felaketleri…

Doğa ile mücadeleye girişir, onu yok etmeye çalışırsanız başımıza nelerin gelebileceğini o sellerde açıkça gördük.

Biz de biliyorsunuz, Küçük Menderes Havzası Çevre Platformu (HAVZA-PLAT) olarak geçtiğimiz yıllarda bölgede yapılmak istenen altın madenciliğine iyi direnmiş, “Toprağın üstü, ALTINdan değerlidir” sloganı ile Bozdağları delik deşik etmeye çalışanları püskürtmüştük.

Şimdi bu delik deşik yapıcıların başka bir türü, Çamyayla bölgesinde ortaya çıktı. Görünürde mermer ocağı arayacaklar… 23 Eylül’de köyde ÇED toplantısı yapıp “Biz size zarar vermeyeceğiz, hatta para kazandıracağız” diyecekler muhtemelen…

Elbette ağaçların, toprakların, havanın ve suyun Ödemişli dostları da orada olacaklardır…

“Sen guşla gibi şakıyı şakıyıverince / Benim gönlümde zellengadefle açıyo / Hadi gari öpcesen öp / Akasyalan altında sabah olup duru”

Bakmadan Geçme