Advert
Advert

"Bugünleri koronavirüsün izin verdiği ölçüde yaşıyoruz"

Küçük Menderes
test Bu içerik 487 kez okundu.

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, TV9 İzmir'deki Belediye Saati programında Genel Yayın Yönetmeni Sevcan Çiftçi Şad'ın canlı yayın konuğu oldu. Salı günü saat 17.00'de Salı Pazarı'nda başlayan canlı yayında çok sayıda konuya açıklama getiren Başkan Eriş, önümüzdeki hafta 97. yıl dönümünü kutlayacağımız Cumhuriyet Bayramı ile cümlelerine başladı.

Eriş, "Şu an itibariyle Ata'nın huzuruna çelenk sunulması, günün anlam ve önemine yönelik şiirler ve konuşmalar yapılması manasında törensel bir kutlama yaşayacağız gibi görünüyor ama belediye olarak bayramımızı taçlandırmak istiyoruz. Salı Pazarı'nda kuracağımız stantla bayram olduğunu hatırlatma yönünde çalışma yapacağız. Bir gün öncesinde ve 29 Ekim'de açacağımız parklarımız var. Yine aynı gün İpek Müzesi'nin açılışını da yapacağız. Geçen yıl 29 Ekim'de Saraçoğlu Caddesi’nde 2003 vatandaşımızla beraber yaşadığımız zeybek coşkusunu hem Hürriyet hem Enstitü caddelerinde bu yıl yeniden yaşatmak istiyorduk ama bugünleri koronavirüsün izin verdiği ölçüde yaşıyoruz. Dileriz o günleri ertelemiş olalım. Önce sağlık" şeklinde konuştu.

"Karantinada olan insanlarımız ne olur dışarı çıkmasın"

Eriş, Süs Bitkileri ve Fidancılık Sergisi Fuarı'nın iptal olduğunun da altını çizerek, "Fuarlarımızı ertelemek durumunda kaldık ancak 'Önce sağlık' dememiz gereken dönemlerden geçiyoruz. Bugünlerde ülkemizde ve dünyada koronavirüs anlamında yükselişler yaşanıyor. İlçemiz olarak da bunu yaşıyoruz. Yaz döneminde yaşanan hareketlilik yani düğünler, nikahlarla beraber biraz daha gevşedik. Virüs de değişime uğradı.

Kaymakam beyin önderliğinde emniyetimiz, jandarmamız, sağlık işlerinde görevli tüm arkadaşlarımızla hep birlikte Ödemiş'in tüm alanlarında denetimlerimiz sürüyor. Bir taraftan koruyucu önlemleri sürdürüyoruz ama bu yeterli midir? Değil. Maske kullanımı, dezenfektan kullanımı, sağlığa dikkat etmek, kalabalık ortamlardan uzak durmak hepsi koronavirüsün bizden uzak durmasında çok büyük etken.

İlçemizde çok uyumlu bir çalışma sürüyor ancak hepimiz, birbirimiz için önlemler alarak yolumuza devam etmeliyiz. Ödemişliler, duyarlı insanlardır. Umarım bu konuda biraz daha dikkatli olurlar. Koronavirüs nedeniyle karantinada olan insanlarımız da ne olur dışarı çıkmasın. Bu, çok önemli. Herkes biraz sabırlı olmalı. Koronavirüsün yayılmasının en büyük sorumlusu, evde karantinada olması gereken insanlar olmamalı" dedi.

"Bu isimler, yarıştırılıp birbirine kırdırılacak isimler değil"

Eriş, Ödemiş Kadın Yaşam Merkezi'nin adı hususunda kamuoyunda çıkan tartışmalara da şu cümlelerle açıklık getirdi: "Kamuoyunda bu konuyla alakalı çıkan tartışmaları hiç doğru bulmuyorum. Türkan Saylan; özellikle genç kızların eğitimi, öğrenimi, gelişmesi adına ömrünü vermiş, bu konuda bedeller ödemiş, bundan öte cüzzamla mücadelede tüm dünyaya örnek olmuş, Birleşmiş Milletler adına 19 yıl görev almış bir kadın olmanın yanı sıra kardelenlere sahip çıkmış, kadına destek vermiş değerli bir insan.

Başka isimler de önerildi. Zübeyde Hanım isminin önerilmesi, Ödemiş'in ilk kadın muhtarı Ümmü Türe isminin önerilmesi bunlar çok güzel. Bunlar, hep bizim değerlerimiz. Yarıştırılıp birbirine kırdırılacak isimler değil. Hepsinin aynı anda, aynı değerde farklı yerlere verilmesi adına görüşmelerimiz oldu. O insanlara da ruhen haksızlık yapmamak adına gelecek mecliste bu durumu bir sonuca bağlayacağız."

12 bin metrekarelik arsa konusu

AK Parti Belediye Meclis Üyesi Murat Öncel'in 5 Ekim Olağan Meclis Toplantısı'nda bahsettiği 12 bin metrekarelik arsa ile ilgili de konuşan Başkan Eriş, "İsimleri silelim. Bir arsa var. Bu arsanın sizin, benim ya da bir başkasının olması önemli değil. Bu arsanın bir yeri, bir değeri var. Ödemiş'in en iyi yerinde. 1998 yılında gündeme alınmış, benim daha önceki başkanlık dönemimde gündeme gelmiş, 18. Madde planıyla bir yerlere gelmiş, her şeyin konuşulduğu bir arsa. Dönemimin bitmesiyle biz o konudaki çalışmalarımızı da öteledik.

Benden sonraki dönemlerde de bu arsa, yine gündem oldu. 2013 yılında oraya el atma, kamulaştırma yönünde bir karar alındı, tutanağa bağlandı. Bununla alakalı plan yetkisi bizde değil. Herkesin önce bunu bilmesi gerekiyor. Plan yapma yetkisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait. İzmir Büyükşehir Belediyesi, o 5000'lik planı hangi şekliyle kabul edip planlaştırırsa ve bu da karşı taraf tarafından kabul edilirse proje, en son bize gelecek. Biz de onu 1000'lik ölçüde değerlendireceğiz.

Hepsinden önemlisi, bu konu mahkemeye gitmeyecek. Süreç uzamayacak. Bu durumu ben de tutanak altına almıştım ve İmar Komisyonu ile de bu konuyu görüşmüştük. Büyükşehir kabul etmedi. Dolayısıyla o anlaşmanın da bir manası kalmadı, düşmüş oldu. Murat arkadaşımızın asıl tepki gösterdiği yer, bu durumun Hukuk Komisyonu'nda görüşülerek karara vardırılmasıydı. Gidebilir miydi? Giderdi ama belki bizim de eksikliğimiz var. Komisyonlara gitmesi yönünde karar öncelikle bize geliyor. Bunun imar, hukuk ya da bütçe açısından konuşulması adına komisyonlara iletiyoruz. O zaman da yalnız İmar'a gitmiş ve Hukuk istenmemiş. Bu konuyla alakalı Büyükşehir'den geri dönüş olacak. Yer sahibi insanlar, Büyükşehir'le iletişime geçecek. Belki de yeni bir süreç yaşanmış olacak" diye konuştu.

Ece Köseoğlu

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Tüm öğretmenlerimize kutlu olsun"
Başkan Halis'ten 24 Kasım mesajı
Başkan Halis'ten 24 Kasım mesajı