Advert
Advert

Atla terapi sayesinde hayata dönüyor

Atla terapi sayesinde hayata dönüyor
Atla terapi sayesinde hayata dönüyor Küçük Menderes
test Bu içerik 203 kez okundu.

Torbalı'da ailesi tarafından hastaneye götürülen Ege Avcı'nın gözündeki şaşılık nedeniyle ameliyat olmasına karar verildi. 10 Aralık 2018'de Torbalı Devlet Hastanesi'nde ameliyata alınan Ege'ye anestezi sırasında oksijen yerine azot gazı verilince kalbi durdu, beyninde ödem oluştu. Yutkunma dahil tüm vücut fonksiyonlarını kaybeden Ege, yaklaşık 1.5 yıldır yoğun bir fizik tedavi programına katılıyor. Anne İpek Yeşilçam'ın kucağında taşıyarak özel eğitim merkezine getirdiği Ege; fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerine büyük katkı sağlayan hipoterapi yönteminden faydalanıyor. 8 yaşındaki Fıstık isimli midilli atının üzerine bindirilen Ege, 15-20 dakika süren seanslarda içgüdüsel olarak atın üzerinde denge kurmaya çalışıyor.

"At üzerinde rahatlıyor"

Yaşadıkları talihsiz olayın üzerinden 21 ay geçtiğini anlatan anne İpek Yeşilçam, oğlunun tedaviye olumlu yanıt vermeye başladığını söyledi. Yeşilçam, "Oğlum, Aralık 2018'de şaşılık ameliyatına girmişti. Ameliyatta oksijen yerine azota maruz kaldı. Solunum ve kalp durmasına bağlı olarak ağır beyin hasarı oluştu, serepralpalsi ve epilepsi teşhisi konuldu. Ege, vücut fonksiyonlarının tamamını kaybetti. Yutma da dahil. Görme duyuları da etkilendi. Yaklaşık 1.5 yıldır fizik tedavi programına devam ediyoruz. İyi sonuçlar aldık" dedi.

Ege'nin 'ayağını çek ve uzat' gibi komutlara yanıt vermeye başladığını ifade eden Yeşilçam, kasılmaların da azaldığını dile getirdi. Ege'nin hipoterapiyi sevdiğini söyleyen anne Yeşilçam, "Atla terapiye yeni başladık. Sorun çıkarmıyor, uyumlu davranıyor ve atı seviyor. Ege, sevmediği durumlarda kasılıp ağlar, duygularını çok belli eder ama atın üzerinde rahat davranıp iyi tepkiler veriyor. Mutlu gelişmeleri zamanla daha iyi göreceğiz" diye konuştu.

"Baş kontrolünü sağlamaya başladı"

Hipoterapinin atın ritmik salınımlarıyla birlikte vücuttaki kasları geliştirmeye yönelik bir destekleyici program olduğunu belirten fizyoterapist Tuğba Peker Saltık da bu yöntemle daha çok büyük kas gruplarını çalıştırdıklarını söyleyerek, "Bu ritmik salımlarla birlikte çocuk içgüdüsel olarak atın üzerinde denge kurmaya çalışıyor. Böylece kas grupları aktive ediliyor. Aynı zamanda duyusal olarak çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Atın sıcaklığının insan vücudunun sıcaklığından birkaç derece daha fazla olduğuna dikkat çeken Saltık, şunları anlattı: "Hipoterapide çocuğa duyusal girdi vererek gevşemesini sağlıyoruz. Özel çocuklarımızda gözlenen mide, bağırsak problemleri ve idrar kaçırma sorunları aşılıyor. Hipoterapi, bize avantaj sağlıyor çünkü çocuklar bunu tedavi olarak değil, oyun olarak algılıyor. Çocuklarla iletişimi daha kolay sağlıyoruz. Ege, bize 1.5 yıl önce serepralpalsi ve epilepsi tanısıyla geldi. Ege'de yatak içi gevşetme ve pozisyonlama çalışmaları yaptık.

Ege, tam olmasa da yavaş yavaş baş kontrolünü sağlamaya başladı. Destekli oturtma çalışıyoruz. Normalde kendini çok kasan Ege, hipoterapiyle gevşeme sağladı. Atla terapi, Ege'nin balgamını atmasını kolaylaştırıyor. Birkaç seansta vücut dengesini sağlamada güzel bir ilerleme kaydetti."  

Korkan çocuklara mekanik at terapisi

Özel eğitim merkezinin müdürü Şenay Altaş ise hipoterapinin fizik tedaviden faydalanan öğrencilerin yanı sıra zihinsel ya da işitme yetersizliği olan çocuklara önemli faydalar sağladığını belirtti.

Canlı attan korkan çocuklar için mekanik atla terapi verdiklerini kaydeden Altaş, şöyle konuştu: "Bu terapinin yaygın gelişimsel bozukluk teşhisiyle burada bulunan çocuklara faydası var. Hipoterapi, destek tedavisi şeklinde diğer eğitime katkısı olan bir terapidir. Canlı attan ürken çocuklar ve kilosu yüksek olan çocuklara aynı titreşimi ve salınımı yaratan mekanik cihazımızda hipoterapi uyguluyoruz. Dokunma problemi olan özellikle otizmli çocuklarda bu cihazı kullanıyoruz. Çocukların gelişimine katkıda bulunuyor."

 

Haber Merkezi

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Birgi'de levha çalışmaları
Birgi'de levha çalışmaları
"Bizim şu durumda tasarruf yapabileceğimiz hiçbir şey yok"