Advert
Advert

Eğitim Sen İzmir Şubesi'nden basın açıklaması

Eğitim Sen İzmir Şubesi'nden basın açıklaması
Eğitim Sen İzmir Şubesi'nden basın açıklaması Küçük Menderes
test Bu içerik 220 kez okundu.

Eğitim Sen İzmir 6 Nolu Şube, İzmir'deki tüm Eğitim-Sen şubeleri adına eğitimle alakalı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, "Koronavirüs salgını, dünya çapında hızla yayılmaya devam ederken sağlık, eğitim ve çalışma yaşamı başta olmak üzere toplumsal yaşamın bütün alanlarını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Dünya çapında bütün eğitim kademelerinde 1.5 milyarın üzerinde öğrenci, geleneksel yüz yüze eğitim ortamlarından uzaklaşmıştır. Türkiye'de ise eğitim öğretime ara verilmesinden 18 milyonu aşkın öğrenci, 1 milyonu aşkın eğitim emekçisi etkilenmiştir.

Salgının geldiği aşama, kaygılarımızı artırmaya devam ediyor. Her gün artan vaka sayıları, alınmayan önlemler ve ne olacağını bilememenin verdiği karamsar bir ruh hali toplumun genelinde yaygınlaşıyor. Mesleki çalışmaların uzaktan yapılmasının mümkün olmasına rağmen yüz yüze yapılmasında ısrar edilmesi ve yeterli önlemler alınmadan öğretmenlerin okullara çağrılması, salgınla mücadelede yaşanan eksiklikleri göstermektedir. Öğretmenlerin mesleki çalışmalar için okullara gelmesi ile birlikte MEB'in ve okulların yüz yüze eğitim için ne kadar hazırlıksız olduğunu gördük. Öncelikle ifade etmek gerekir ki MEB yönetimi, okullarda alınması gereken önlemler ve bunların sürekliliğinin sağlanmasına dair ayrıntılı bir planlamaya da sahip değil. Daha da önemlisi, okulların açılabilmesi için gerekli ve zorunlu olan ek bütçe ve ek atama, gündemlerinde dahi yok. Okullarda bulunmanın yarattığı sağlık riskleri ile baş etmek, tek tek eğitim emekçilerine ve öğrencilere bırakılmış durumda" ifadeleri kullanıldı.

"Duymak istemediklerinizi işitmek, sizi huzursuz edebilir"

Devamında, "Geride bıraktığımız hafta, okulların 21 Eylül'de açılması için hangi önlemlerin alınması gerektiği ve eğer önlemler alınmazsa sonuçlarının ne kadar olumsuz olabileceğini gözlemleme olanağı verdi. Okulların salgına karşı ne kadar korunaksız ve savunmasız olduğunu bizzat yaşayarak deneyimledik. Pek çok iş yerinden koronavirüs tanısı konulan veya şüphesi bulunan eğitim emekçilerine ait bilgiler şubelerimize gelmeye devam etmektedir. Karabağlar Tahir Merzeci Ortaokulu, Karabağlar Şehit Muhtar Mete Sertbaş Ortaokulu, Bornova Gül Sefa Kapancıoğlu Anadolu Lisesi, Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu, Şehit Onbaşı Ali Güner Yeşilbağ Ortaokulu ile İlkokulu, Kemalpaşa Armutlu Veli Üzümcü İlkokulu, Buca Anadolu Lisesi, Meşkure Şamlı Ortaokulu, Çakabey İmam Hatip Ortaokulu, İsmail Şekip Uyal Ortaokulu.

Yayınlanan okul isimleri, pazartesi gününden bu yana okulda bulunan arkadaşlarımızdan tanı konulan veya temaslı çalışanların bulunduğu okullardır. Sayın Bakan, yapılan açıklamalarda belirtilen okul isimleri dedikodu değil gerçektir. Eğer içlerinden bir tanesi bile gerçek olmasaydı açıklamanızda bunu mutlaka belirtirdiniz. Gerçek sizi rahatsız edebilir. Duymak istemediklerinizi işitmek, sizi huzursuz edebilir ancak gerçek anlamda sorunların çözümü, gerçekle yüzleşmekle mümkündür.

Milli Eğitim Bakanı, 29 Ağustos 2020 tarihinde düzenlediği basın toplantısında diğer kamu kurumlarında çalışanlarla öğretmenleri karşılaştırarak diğer kurumlardan vaka haberleri gelmediğini söylemektedir. İstediği, aslında MEB'den de vaka ve sorun bilgisi gelmemesidir. Sayın Bakan, bu açıklamaların 'istismar zemini' oluşturduğu gibi bir ifade kullanmakta, ayrıca daha zekice bunların ifade edilebileceği gibi ne anlatmak istediği bizce belli olan ifadeler kullanmakta, MEB'in dedikodu ile değil, gerçeklerle çalıştığını belirtmektedir. Sayın Bakan'ın bu talihsiz açıklamalarını kabul etmemiz ve anlaşılabilir bulmamız mümkün değildir. 'Eğitimde yük, öğretmen maaşlarıdır' cümlesi ile eğitim emekçilerini sorumlu ilan etmek, yaşadığımız sorunlara bakışınızın tercihinizin bir özetidir. Öğretmenlerin MEB'e yük olmasının aksine MEB'in bütün yükünü öğretmenler çekmektedir" açıklamalarında bulunuldu.

"Israrla gerçekleri söylemeye devam edeceğiz"

Açıklamanın devamında, "Eğitim Sen'i ve temsil ettiği eğitim emekçilerinin mücadele geleneğini bu topraklarda farklı kılan da yöneticilerin ve siyasi iktidarların hoşuna gitmese de duymak istemeseler de Eğitim Sen'in gerçekleri olduğu gibi, yalın ve anlaşılır şekilde ifade etmesidir. Sayın Bakan'a ısrarla gerçekleri söylemeye devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatalım. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, yaptığınız aynı zamanda öğretmenleri 'Çalışmadan para kazanmak istiyorlar' diyerek suçlayan Özel Okul Sahipleri Derneği Başkanı'nın sözünü güçlendirmek anlamına gelmektedir. Ayrıca bu karalama ve iftiraya dönük tek cümlenizin olmadığını da hatırlatmak isteriz. Sorulan soruya verdiğiniz yanıtlar; diğer kamu emekçileri ile öğretmenleri karşı karşıya getirmekte, öğretmenlerin üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Önceliğimiz, okulların bir an önce açılması ve çocukların daha fazla yüz yüze eğitimden uzak kalmamasıdır. Biliyoruz ki yüz yüze eğitimden ayrı kalınan süre uzadıkça okul terk oranları artmakta, çocuk işçiliği yaygınlaşmakta, çocukların köktenci gruplar tarafından kullanılmasının oranı yükselmektedir. Çocuğun üstün yararı ve ortak geleceğimiz için okulların bir an önce açılması gerekir" ifadeleri kullanıldı.

"31 Ağustos'ta okula çağırılan öğretmenlere haftalık test yapılsın"

Eğitim Sen İzmir 6 Nolu Şube'den yapılan basın açıklamasında, "Milli Eğitim Bakanlığı'na ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bir kez daha sesleniyoruz. 31 Ağustos'ta okula çağırılan öğretmenlere haftalık test yapılsın. Seyreltilmiş sınıflarda görev yapacak öğretmenler için ek atama kadrosu alınsın. Koronavirüs, meslek hastalığı olarak kabul edilsin. Okullara sağlık personeli atansın, revir hazırlansın. Temizlik ve dezenfektan için bütçe ayrılsın. Bu işleri yapacak personel alınsın. Öğretmenler ve öğrenciler için yeterli miktarda koruyucu malzeme hazırlansın. Okulların öğrenci ve öğretmen lavabo sayısı artırılsın. Öğretmen odaları, kantinler, yemekhaneler ve okulların diğer bölümleri ile okul pansiyonları ve kapasiteleri, fiziki mesafeye uygun hale getirilsin. Öğretmenler ve öğrencilerin okula ulaşımı için gerekli önlemler alınsın. Ders içerikleri ve ders araçları, yeni normale hazır hale getirilsin. Öğretmenler, görev tanımları ve uzmanlık alanları dışında görevlendirilmesin. Pandemi koşullarında personel ve ekipman yetersizliği açık iken okul bahçeleri düğünlere açılmasın. MEB ve siyasi iktidar bu konuda yeterli kaynak ayırmalı, geniş bir toplumsal mutabakat ve güçlü bir ortak irade açığa çıkarılmalıdır. Başından bu yana dediğimiz gibi bu salgından hep birlikte, ortak akıl, toplumsal dayanışma ve bilimsel çalışma ile çıkacak aydınlık günlere ulaşacağız. Sayın Bakan, size çağrımız basın açıklamasında yaptığınız açıklamalarda kullandığınız ifadeleri düzeltmeniz ve süreci şeffaf bir şekilde her kesimle işbirliği yaparak sürdürmenizdir" ifadelerine yer verildi.

Madde madde taleplerini sıraladılar

Genel idare, teknik ve yardımcı hizmetlerde çalışan arkadaşlarının taleplerini de dile getiren Eğitim Sen İzmir 6 Nolu Şube, açıklamanın sonunda talepleri şu maddelere sıraladı:

"1-Eğitime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına (şef, memur, hizmetli) verilmesi.

2- 2200 olan emekli ikramiye ve maaşların ek göstergesinin öğretmenler için talep edilen 3600 olarak diğer tüm eğitim çalışanları için de talep edilmesi.

3- Yıllık izinlerden hafta sonlarının düşülmesi.

4-Büyükşehirlerde öğretmenler için uygulanan eş durumu tayinleri ile ilgili düzenlemenin aynısının diğer eğitim çalışanları için de yapılması.

5-Toplu taşımadan indirimli olarak diğer eğitim çalışanlarının da yararlanması.

6-Hizmetli arkadaşların görevleri ve fazla mesai ile ilgili olarak net düzenlemelerin yapılması.

7-Hizmetlilere ek gösterge verilmesi.

8- Teknisyenlerin iş tanımının tam olarak yapılması.

9- Genel idari hizmetler, yardımcı hizmetler ve teknik hizmetler sınıfında çalışan personelin özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesi.

11-Genel idari hizmetler kadrosunda bulunan şube müdürleri ve şeflerin ek ders alması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen düzenleme yapılmadığı için ek dersini alamayan personel için gerekli düzenlemenin yapılması.

10-Genel idari hizmetler ve teknik hizmetlerde çalışan personelden riski yüksek işlerde çalışanların teminde güçlük zamanın verilmesi.

12-Hizmetlilere verilmekte olan giyim yardımını öğretmenler de dahil tüm eğitim çalışanlarına en az bir maaş tutarında verilmesi."

Ece Köseoğlu

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İki mahallede kesinti
İki mahallede kesinti
EBA Destek Aracı Kiraz'da hizmette
EBA Destek Aracı Kiraz'da hizmette