Dil bilinci yahut tarih şuuru
'Dil bilinci deyince hiç şüphesiz akla Genç Kalemler gelir' desem de pek inanmayın siz, kimsenin aklına...
“Dil bilinci deyince hiç şüphesiz akla Genç Kalemler gelir” desem de pek inanmayın siz, kimsenin aklına bir şey gelmez aslında.
Şöyle sosyal medyada yazanlara bir bakıyorum da özellikle deneme, makale yazdıklarını zan edenlerin yazdıklarına.
“İşte budur” diyorum.
Sonuç bu. Dil bilinci olmayan insanın varacağı tek nokta budur.
Biraz örnekleyelim konuyu. Havada kalmasın söylediklerimiz.
“Oryantalizm bilim mi”?
Bir makalenin başlığı bu. Yoruma hacet var mı, var. Böyle bir soruyu sorabilen bir kişinin yazdığı metnin içeriğinden de bahsedip yormak istemem sizleri.
Bir akım ile bilimi birbirine karıştırmak…
Ne denir bilmiyorum bu durumlarda.
“yerden bitme şair çırağı bozması ben
ah can
yemişim aşkını da şiirini de”
Bu da aynı yazarın “İkincisizlik teorisi” adlı yazısından alıntı.
Söylemin bu denli avamlaşması, bu kadar dip seviyelere inmesi…
Elbette buna da söylenebilir çok sözüm yok.
Günde okunan on tane yazıda iki yüz tane yazım yanlışı olabilir mi? Oluyor.
Unvanı doktor, yazar, şair, hakim vb. olan kişilerin yazdıklarından söz ediyorum. Üniversite mezunu insanlar bunlar.
Yazmak güzel, yararlı bir eylem.
Ancak yazan her kişide bir miktar da olsa yazma bilinci oluşmuş olmalı.
Gelelim tarihçilerimize…
Yahut toplumdaki tarih bilincine…
Geçen günlerde Nuh’un cep telefonu gündemde idi.
Folklorun bir parçası olan efsaneleri yahut mitleri ve yahut destanları ispata kalkışmak…
Din kitaplarındaki, kutsal kitaplardaki bir kıssadan yola çıkarak çıkarımlarda bulunmak, bir bilim adamına ne denli yaraşır bir tavırdır bu konudaki takdiri siz okurlara bırakıyorum…
Tabi ki bitmiyor.
2. Abdülhamit ile ilgili bir tarih profesörünün ifade ettikleri…
Bir hocamız vardı kulakları çınlasın.
Anlaşılmaz durumlarda şöyle derdi: “Yavrum sen dalga mı geçiyorsun, adam mı seçiyorsun?” Biz anlardık onun orada anlatmak istediği onlarca cümleyi…
Her insan yanlış sözler söyleyebilir.
Bir öğrencinin ağzından duyabileceğiniz bir cümle öğrenme amaçlı iken bir öğretmenden aynı şeyi duyarsanız irkilirsiniz.
Bakalım sırada ne var…
Ancak şunu unutmamak gerekiyor;
Dünya kocaman, koskocaman bir köy iletişim çağında. Sadece biz duysak, biz okusak dert de değil belki.
Bir insan, bulunduğu yerin sorumluluğunu alabilecek yetkinlikte olmalı her zaman. Yoksa yer değiştirmeli. Doğru yerde durmadığını bilmeli en azından.
Sevgi, dostluk ve umutla.
Bakmadan Geçme





