Beyaz altın tehdit altında

2023/24 hasat sezonu yaklaşırken beyaz altın olarak adlandırılan pamukta zor günler yaşanıyor. Üretim maliyetlerindeki artış ve...

2023/24 hasat sezonu yaklaşırken beyaz altın olarak adlandırılan pamukta zor günler yaşanıyor. Üretim maliyetlerindeki artış ve yüksek enflasyona rağmen pamuk fiyatlarının üreticilerin beklentilerinin altında kalması pamuk üretiminin sürdürülebilirliğini olumsuz etkiliyor. Nitekim piyasalarda referans kabul edilen Cotlook A Endekse göre yurtdışı pamuk fiyatları 58-59 lira seviyelerindeyken yurtiçinde pamuk 45-46 liradan işlem görüyor.

Pamukta gelinen noktayı değerlendiren İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, ELİDAŞ ve GDO’suz Pamuk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak, “On binlerce üretici ailenin geçim kaynağı olan pamuk, asıl ve yan ürünleriyle birlikte 30 kadar sanayide hammadde olarak kullanılırken ülke ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Türkiye pamuk ve pamuklu sanayinde dünyanın lider ülkelerinden. Bu nedenle, pamukçuluk sektöründe ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması kritik önem taşıyor. Hasat dönemi yaklaşırken yerli pamuk fiyatlarının dünya fiyatlarının altında kalması küresel piyasalar ve yurtiçi piyasalardan kaynaklı bir sürecin sonucu” dedi.

GÖRÜLMEMİŞ BİR DURUM

Gelinen noktayı da değerlendiren Bülent Uçak, çarpıcı açıklamalarda bulundu: “Pandeminin ilk şokunun atlatılmasının ardından Uzakdoğu’nun lojistik dezavantajları nedeniyle ülkemiz tekstil ve konfeksiyon sanayine önemli bir talep patlaması yaşandı. Aynı dönemde tüm dünyada emtia fiyatlarındaki artışla birlikte pamuk fiyatları da yükseliş trendine girdi. Bundan dünya pamuk fiyatları ile yüksek korelasyona sahip ülkemiz pamuk fiyatları da etkilendi ve fiyatlar arttı. Hem ülkemizde hem de dünyada Eylül 2020 ayında 1,5 dolar seviyelerinde olan pamuk fiyatları aralıksız olarak yükseldi. Nitekim, 2022 yılının pamuk ekim sezonunda fiyatlar neredeyse zirve noktasına ulaşarak 3,5 doları buldu. Artan pamuk fiyatları ile birlikte üreticilerimiz de pamuk ekim alanlarını büyüttü ve 2022 yılında bir önceki yıla göre ekim alanları yüzde 32  artarak 573 bin hektara, üretim ise uzun yıllardır hedefiz olan 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2022 pamuk ekim dönemi olan mayıs ayından sonra ise hem dünyada hem de ülkemizde pamuk fiyatları gerilemeye başladı. Küresel ekonomideki sorunlar nedeniyle talebin yavaşlaması, ülkemizdeki kur hareketleri nedeniyle üretim maliyetlerinin yükselmesi, pandeminin hemen sonrasında ülkemize yönelen talebin maliyetlerin daha düşük hale geldiği Uzakdoğu’ya kayması gibi nedenlerle ülkemizde pamuk talebi geriledi. Zaten düşük talebin olduğu bir dönemde tekstil üretimimizin yoğun olarak kümelendiği kentlerimizi yerle bir eden ve hepimizi acıya boğan 6 Şubat depremi de sektörün tüm paydaşlarını vurdu.

 

Yüksek üretim maliyetleri ve gerileyen pamuk fiyatlarınedeniyle pamuk üretiminden umduğu geliri elde edemeyen üreticilerimiz henüz net veriler oluşmasa da 2023 ekim döneminde pamuk ekim alanlarını azalttığını söyleyebiliriz. Ne yazık ki, 2022/23 sezonunda 1 milyon tonun üzerine çıkan üretimimizin 2023/24 sezonunda 750 bin ton seviyelerine gerileyeceği tahmin ediliyor.

Ayrıca, hasat dönemi yaklaşırken başta ana ihracat pazarımız Avrupa Birliği olmak üzere küresel talepteki durgunluk ve pamuk tüketimimizin önemli miktarda gerilemesi yeni sezona önemli miktarda stok devredilmesine de neden oldu. Bunun sonucu olarak da yurtdışı ve yerli pamuk fiyatları arasındaki fark yerli pamuk aleyhine iyice açıldı. Piyasalarda referans kabul edilen Cotlook A Endekse göre yurtdışı pamuk fiyatları 58-59 lira seviyelerindeyken yurtiçi pamuk fiyatları 45-46 liradan işlem görme noktasına geldi.

Artan üretim maliyetleri ve yüksek enflasyonun etkileri düşünüldüğünde, bu fiyat seviyelerinden üreticilerimizin para kazanması bir yana maliyetini bile karşılaması mümkün değil. Yerli pamuk aleyhine böyle bir fiyat farkı sektörün daha önce hiç şahit olmadığı bir durum. İzmir Ticaret Borsası olarak bizler de pamukta sürdürülebilir üretim için üreticilerimizin yeterli kazancı elde etmesini bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bu amaçla, yurtiçi ve yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkan bugünkü fiyat koşullarının, yaklaşan hasat döneminde üreticimizi olumsuz etkisinin ortadan kaldırılması amacıyla prim desteğinin kilogram başına 5 TLseviyesine yükseltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca, tekstil sanayimizin yerli pamuk kullanımını teşvik edecek tedarik modellerini ve finansal destek mekanizmalarını da bir an önce hayata geçirmeliyiz. Aksi takdirde pamuk ekim alanlarımız ve dolayısıyla üretimimiz bir sonraki yıl daha da gerileyecek ve 30 milyar doların üzerinde bir ihracat gelirine sahip olan tekstil ve konfeksiyon sektörümüzün hammadde açısından dışa bağımlılığı artacaktır.”

HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme