BAL ARACIDAN DEĞİL ARICIDAN ALINIR

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Birgi Bal Evi sahibi 40 yıldır arıcılık yapan İsmail Keskince bal ve arıcılık hakkında açıklamalarda bulundu. Balın şifaları nelerdir? Arıcılığın zorlukları nelerdir? İyi bal nasıl anlaşılır? İsmail Keskince bu sorulara yanıtlar verdi.

Bal, insanoğlunun varlığından beri arılar tarafından üretilmiş, günlük hayatımıza giren, şifa olarak, besin maddesi olarak kullanılan, yüzlerce asır piramitlerde hala bozulmamış, bir şekilde orijinalliğini koruyabilen bir gıda maddesidir. Bunun faydaları saymakla bitmez. Şu an günümüzde en çok kullanılan besin değeri yüksek bir gıda maddesidir. Tamamen arıların ürettiği, sonra da bize tüketim olarak sofralarımıza gelen aromatik bir gıda maddesidir.

 

40 seneden beri bu işin içindeyim hiçbir zaman da kopmadım. Ben,  Birgiliyim, arıcılığı Mutahhar Cura’dan öğrendim, halen daha biz devam ettiriyoruz, kopmayı hiç düşünmedim. Severek yapıyorum, sadece para kaynağı olarak değil şifa, sağlık yönünden de çok faydasını görüyorum. Ben hiç grip olduğumu hatırlamıyorum. Çünkü arıların zehri doğal olarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sezon içinde o aldığınız zehir sizin bağışıklığınızı güçlendiriyor. Dolayısıyla nezle, grip gibi hastalıklara karşı bizim bağışıklığımızı güçlendirdiği için kendimi çok sağlıklı hissediyorum.

 

En zor yanı nakliye olayı. Küresel iklim değişikliğinden sonra nektar akımı kıtlaştığı için, mecburen yer değiştirmek zorunda kalıyoruz. Haziran ayında Bozdağ’a çıkarıyoruz, Bozdağ’dan önce bir ihtimal Bademli’ye, Kiraz’a gidiyoruz, sonra Söke, Davutlar bölgesine Çamlık nektarına gidiyoruz. Nakliyede büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Yakıt fiyatları arttığı için, nakliye fiyatları da arttı. İlkbahar ve sonbaharda arıları besleme şekeri ile besliyoruz, aç kalmasın diye yaptığımız bir beslemedir bu. Besleme şekeri alırken kotaya takılıyoruz, o zaman da zayıf kolonilerle nektara gidiyoruz. Baldan aldığımız verim de düşüyor. Biz bal için besleme şekeri vermiyoruz, yanlış anlaşılmasın bal zamanı değil sadece ilkbahar ve sonbaharda veriyoruz. Besleme şekerinin fiyatındaki artış bizi etkiliyor. Bir de konvansiyonel bal dediğimiz, hiç arı yüzü görmemiş, laboratuar ortamında üretilmiş marketlerde satılan ballar var. Bunlar da bizim balımızın değerini düşürüyor. Vatandaş o ballar ile bizim bal fiyatlarını karşılaştırıyor, siz niye pahalı satıyorsunuz diye eleştiri yapıyorlar. Maliyet girişi çok yüksek olduğu için bizim balın değeri şu an hak ettiği yerde değil.

Devletin desteklerinden yeterince faydalanamıyoruz. Ürettiğimiz balı pazarlayamıyoruz. Ürettiğimiz balı dolum tesislerine götüremiyoruz, değerinde satamıyoruz. Bu sefer de insanlar elindeki balı ucuza hatta zararına verip piyasanın dengesini bozuyor. Buna ayak uyduramadığımız için çoğu üretici kolonisini satıyor arıcılığı bırakıyor. Bu yüzden arıcılık Türkiye’de geriliyor.

Diğer bir sorun da, yurt içine kaçak yollarla giren kraliçe arılar. Bizim popülasyonumuzu bozuyor.

Maalesef, devletin bize yardımcı olması gerekiyor. Bal da bir fiyat belirlemesi yok.

 

Kaliteli bal, öyle yok tabağa dökeceksin yok kibrit çöpü yakacaksın tarzı yöntemlerle anlaşılmaz. Laboratuar ortamında incelenmesi gerekiyor. Glikoz, sakkaroz, früktoz oranlarına bakılması lazım. %100 dahi bal olsa, bu değerler bir tık üste çıktığı zaman bunda şeker var diyebilirsin. Kimyasal analiz yapılması gerekiyor. Bir sürü kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ziraat bayilerinde satılar ilaçlar kullanılıyor. Çok büyük çaplı laboratuar ortamı gerekiyor. 2024 yılı için devletimiz bir girişimde bulundu, laboratuarlara yeni cihazların gelmesi ile ilgili bekliyoruz. En büyük sıkıntımız balın donması. Donan bal gerçek baldır. Balın donmasının sebebi nektarın ana maddeleri vardır, polen vardır, kış aylarında soğuk havalarda donar. Bu şekerli olduğu, sahte olduğu anlamına gelmez. Gerçek olduğu anlamına gelir. Ne olursa olsun laboratuar ortamı gerekir.

Herkes bildiği, güvendiği arıcıdan alsın balını. Aracıdan değil, arıcıdan alsınlar. Market ballarından uzak dursunlar.

Haber Merkezi

BAL ARACIDAN DEĞİL ARICIDAN ALINIR

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Avatar
    30 Ocak 2024, 14:39

    Lorsque vous prenez des photos avec un téléphone mobile ou une tablette, vous devez activer la fonction de service de positionnement GPS de l’appareil, sinon le téléphone mobile ne peut pas être positionné.

    Cevapla
  2. Avatar
    11 Şubat 2024, 21:20

    Localisez via le logiciel système « Find My Mobile » fourni avec le téléphone ou via un logiciel de localisation de numéro de téléphone mobile tiers. https://www.mycellspy.com/fr/tutorials/how-find-my-partner-phone-activity-on-my-phone/

    Cevapla