Yeni yapı sahiplerine uyarı
TV9 İzmir Genel Yayın Yönetmeni Nehir Nagehan Sayal’ın moderatörlüğünde Ödemiş Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis...
TV9 İzmir Genel Yayın Yönetmeni Nehir Nagehan Sayal'ın moderatörlüğünde Ödemiş Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Üyesi olan ve Meclis İmar Komisyon Başkanlığı yapan Ufuk Aykol ile Ödemiş Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Murat Öncel'in katıldığı özel program, perşembe akşamı saat 20.00'de başladı. Programda son dönemde bazı konularla ilgili yaşanan sıkıntılar da dile getirildi.
İlk madde olan otopark konusu hakkında söz alan Ufuk Aykol, 'Otopark sorunu, her yerde had safhada. Ödemiş'te yılda 10 bin civarı araç tescil ediliyor. Hurdaya çıkan araç sayısı da çok az. O nedenle sürekli ve inanılmaz derecede artan bir araç yoğunluğumuz var. İlçe merkezinde bu düşünülmeden dar sokaklarla bir yapı kurulmuş ancak yeni yapılan çevre mahallelerde ise bu konu, kısmen biraz daha rahat. Bizim asıl sorunumuz, şehrin merkezi olarak tabi ettiğimiz, iş yeri merkezi olarak düşündüğümüz bölgeler.
Kısa vadede sokakları tek yöne çevirmeliyiz. Mahmut Badem döneminde bunun üzerine çalıştık. Geliştirmek için projemiz var. Mehmet Eriş ile de paylaştım. Oda temsilcisi arkadaşlarla bir araya geldik. Birkaç sokakta uzlaştık. 20 sokakta uygulama yapmak ancak minibüs hatlarını da kesintiye uğratmamak lazım. Şoförler Odası başkanıyla görüştük. Komisyonlara gidecek, biz sadece ön çalışma yapmış olduk. Komisyondan geçerse İzmir UKOME'ye gidecek. Burada onaylanırsa uygulamaya geçecek. Kısa vadede tek yön, ivedilikle gerçekleştirilmeli. Üç ana caddenin yanı sıra onlarca ara sokakta da gerekli. Minibüs hatları nedeniyle sunmadım' dedi.
Uzun vadeli otopark projeleri
Uzun vadede otopark sorununun çözülmesi gerektiğini kaydeden Aykol, 'Hükümet Meydanı projesi, Büyükşehir tarafından yapılıyor. Sefa Sokak'taki açık otoparka katlı otopark yapma düşüncesi var. Bunun fizibilitesi yapılacak. En büyük yer kaybı rampalar. Alanlar yeterli gelmiyor. Yapılaşma dikkate alınarak projelendirme yapılması gerekiyor. Ödemiş Belediyesi, eski hastane alanının tahsisi konusunda Hazine'ye talepte bulundu. Şu anda bu aşamadayız. Zemin kısmı otopark, üzeri yeşil alan olsun düşüncesindeyiz. Önce tahsisin gerçekleşmesi gerekiyor. Oralarda kimse yapılaşma istemiyor. Ulus Meydanı ve yıkılacak stadyumumuzun oraya otopark olabilir. Orası 30 bin metrekare. Tek katlı ve 1000-1200 araç alabilir. İmar planında stadyum, yeşil alan. Mursallı sınırına yakın 30 bin metrekarelik bir araziye yeni stat yapılınca mevcut stadyum taşınacak. Mevcut stat alanının otoparka dahil edileceği bir yöntem bulunabilir' diye konuştu.
'Ödemiş'in sorunlarını beraber çözelim'
İlçenin sorunlarının çözümü için birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirten Murat Öncel, şunları söyledi: 'Biraz daha girişken olmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Yıldız Otoparkı var, Münir Bezmez zamanında yapıldı. Bekir Keskin zamanında Demirciler Çarşısı'ndaki otopark yapıldı. Otopark konusunda yavaş hareket ediliyor, biraz daha hızlı hareket lazım. İş çıkış saatlerinde üç ışıktan önce geçemiyoruz. Mithatpaşa Caddesi'ne ve eski garajın oraya battı çıktı yapılması lazım. Bir yerde katlı otoparktan ziyade hemen her parkın altına yer altı otoparkı yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ulus'ta da öyle olmalı. Uzun zamandır otoparkın gerekli olduğunu dile getiriyorduk. Seçim öncesi CHP'nin 'Büyükşehir'i arkamıza alacağız' söylemini gerçekleştirmesi lazım. Muhalefet olarak biz de dile getirelim, çözüm odaklı olalım. Hepimiz bu sıkıntıyı çekiyoruz. Bazen ben de aracımı park edebilmek için 2-3 sokak dolaşıyorum. Eski hastanenin yeri, yeşil alan görünüyor. Hükümet kanadında bize düşen varsa hep birlikte gidelim, iletelim. Ödemiş'in sorunun beraber çözelim. Yeşil alan kalmak kaydıyla ilgileneceğime söz veriyorum. Altı otopark, üstü yeşil alan olabilir. Elimizden gelen ne varsa yaparız.'
'Görüşümüzü değiştirmedik ama…'
AK Parti Grubu olarak gelir getiren belediye mallarının satılmaması gerektiğini düşündüklerini belirten Öncel, '1675 tane satış kararı alınmış ama satılmamış. CHP, 'Sattırmayız' diye beyan veriyordu. Satışlara değil, uzun süre gelir getirecek malların satışlarına karşıyız. Komisyonlarda elenmesini istedik. Diğer partilerle oybirliği ile bunu yaptık. Biz yine görüşümüzü değiştirmedik ama CHP ile MHP, bütün malların satılması konusunu oy çokluğu ile geçirdiler. İYİ Parti ile AK Parti de 'Komisyona uyulsun' dediler. Orada pazarlıklar oldu' dedi.
'Yetki çıktı ama satılması kesin değil'
Bu noktada söz alan Ufuk Aykol, 'Komisyonda iki farklı alternatif oluştu. 1675 tanesi için satış yetkisi alınmış ama 85 tanesi satılmış. Bu dönem sadece 94'te yedisi satılmış. Bademli, Ovakent, Bozdağ belediyelerine de yardımcı olmaya çalıştım. Oralarda da taşınmazlar sorun oluyordu. Dükkanlardan komik, sembolik rakamlar alınıyordu kira olarak. 'Çatı akıyor' dediler, maliyeti yüksek çıkıyor. Çatıyı yapsak 25 sene kirasını almamız halinde bile kurtarmıyor. 'Herkesin kendi mülkü' olsun dedik. Ufuk Aykol olarak söylüyorum, siyasi olarak değil. Sadece dosya bedeli 1500 lira. 800 metrekare yerin kirası, yıllık 350 lira. 'Bu mülkleri elimizden çıkaralım acilen. Köylü alsın burayı' dedim. Sadece kiralamak için yapılan masraflardan dolayı 2 milyon lira zarardayız. 99 mahallede mülkleri gezmeye kalksanız üç ay sürüyor. 2000 lira zeytin geliri elde ediyorsunuz ama maliyeti 15 bin lira. Buraları köylüler alsın, sulasın, budasın, toplama yapsın, katma değer sağlasın. Ülke açısından da katma değer yapacak. Uygulamalı tarım arazilerini zaten satmayı düşünmüyoruz. Büyükşehir ile fidan ekme yerleri belirlendi. Başkan yardımcılarımız da bu konularda yetkin isimler. Belediye, tarla sahibi olmaz. Mecburen üzerimize kalmış' ifadelerini kullandı.
Aykol, sözlerini şöyle sürdürdü: '10 bin metrekarenin altındakileri satalım. Onlar zaten durmasın. O konuda hemfikiriz. Büyük yerleri de listeye koyalım. Büyükşehir tahsis istiyor, elimizin altında olsun, elimiz güçlü olsun. 1700'e yakın yetkiden yedisini satmışız. Komisyonda bu karar çıktı. Komisyonda tamamının satışı ise oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis'te önce tamamının satılması konusunda oy çokluğu ile evet çıktı. Böyle olunca ikinci oylamanın bir hükmü kalmadı. Yani tamamının satış kararı çıkınca 60 tanesinin satış konusunun bir daha oylanmasına gerek kalmadı. Zaten satış işi bitti, satış yetkisi verildi. AK Parti ve MHP gruplarına yine taahhüdümüz var. 'Bütün malları kökünden satalım, mirasyedilik yapalım' demiyoruz. İhtiyaç olan malları satarken bilgi de vereceğiz, gizli kapaklı satış yapmayacağız.'
Komisyona sevk edilen araziler
Kamuya zarar getirecek malların hiçbir zaman belediyede kalmasını istemedikleri dile getiren Murat Öncel, 'Zeytin silkecek, tarla sürecek değiliz. Hepsinin satışına onay verildi. Oradaki kiracı; bakımını, ilaçlamasını, sürmesini yapmıyor. Zeytini silkip gidiyor. Satışa karşı çıkmadık. 'Satılmasın' diyip geri çekilmiyoruz. Sanayideki dükkanların satışına gelince. Çağıralım dükkan sahiplerini, değerini belirleyelim, öncelik onların olsun. Datbey altında 60 dönüm yer için CHP, MHP, İYİ Parti bizi onayladı ve bunları komisyona sevk etti. Biz, komisyondan üç kişi olarak iki gün boyunca tarla tarla gezdik. Kirası uygun olanlar satılmaz. Bozdağ'a kadar tek tek dolaşıp komisyona rapor verdik. Komisyona sevk eden meclis, komisyona güvenmedi' dedi.
Cevap veren Ufuk Aykol ise, 'Gittiler ama satılmasına ikna olmaları için gönderdik, kendileri de görsün diye. Satış yetkisi aldık, satış kararı değil. Ortada satılan bir şey yok. Elimiz güçlü olsun diye bu kararı aldık. MHP Grubu, 'Daha önceki dönemde de ne düşünüyorsak aynı çizgiyi sürdürüyoruz' dedi. Haklarını teslim edelim. Yanaşma diye bir şey yok, yanlış yorumlandı' diye konuştu.
'Arsa ve bina sahipleri mağdur'
Süleyman Demirel Mahallesi'ndeki vatandaşlarla altyapı katılım payı hakkında yapılan röportajların izlenmesinin ardından konu hakkında bilgi veren Ufuk Aykol, '1981 yılında yasalaşıyor. Bir tarla düşünün. İmar planı içerisine alınıyor ve bundan arsa elde ediyorsunuz. Tarlanız bir lira iken imarlı arsanız on lira oluyor. Yasa, maalesef bu aşamada yetersiz. Yolun düzenlenmesi, kanalizasyon, içme suyu şebekesi, telekomünikasyondan hiçbir pay almıyor. Sonra müteahhit inşaat yapmak isteyince devlet bu sefer bu payları istiyor. Bu, yasanın sıkıntısı.
Röportajdaki binaların çoğu yeni. Bu bedel, çoğundan alınmıştır. Yüzde 25'ini belediye peşin alıyor, 'Kalan yüzde 75'i iki senede dört eşit taksitte öde' diyor. Bu, müteahhidin sorunuydu ama fatura vatandaşa çıktı. Müteahhit binayı yaptı, sattı, Ödemiş'ten dışarı çıktı. Ne olacak? Arsa sahipleri de bina sahipleri de mağdur. Yeni daire sahipleri, belediyeye başvursun. Biz yardımcı oluyoruz.
'Mutlaka belediyeye müracaat edilmeli'
Fiyat farklılıkları, satışlardan kaynaklanıyor. Altyapı katılım payı, emlak beyan gelirinin yüzde ikisini geçemiyor. Daire satış fiyatları farklı, yüzde ikiyi geçemeyince istenilen bu paylarda da fiyat farkı oluyor. Son 5-10 yıl içerisinde yeni daire sahibi olmuş vatandaşların mutlaka belediyeye müracaat yapıp dairelerin ve paylarının geçmişi ile ilgili bilgi almaları gerekmektedir. Bu payı ödemeyi taahhüt eden müteahhit. Vatandaş da kendine pay çıktığında ona gidip alabilir. Vatandaş, elindeki tahakkukla gelirse belediye olarak tabi ki hizmet veririz.
Bu konu, çok da yeni değil. Belediyenin son üç döneminde alınan rakamlar şöyle: 2005-2009 arası 2.6 milyon, 2009-2014 arası 2.1 milyon, 2014-2019 arası ise 1.2 milyon. Yıllardır bu alınıyor. Ben, Münir Bezmez döneminde belediyede çalışırken gelen müfettiş, bu payı almamız gerektiğini yoksa zimmet çıkaracağını söyledi. Yani o dönemden önce dahi alınması gerekiyormuş. Vatandaş mutlaka bilgi almalı, haklarına kavuşmalı' şeklinde konuştu.
'2012'de yasa değişti'
Geçmiş dönemlerle olan farka açıklık getiren Murat Öncel ise, 'Müteahhit ödüyor ama arsa sahibine imza attırıyor. Müteahhit ortadan çekildiğinde iş, arsa sahibinin üzerine kalıyor. 1981'deki yasa değişti. 2012 sonunda yeni bir yasa çıktı. Daha önceki kanunda 'Yol katılım payları alınır' diyordu. Aralık 2012'de çıkan kanunda ise, 'Belediyelerce ya da bağlı müesseselerce aşağıdaki şekilde inşa, tamir ve genişlemeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile yol harcamalarına katılma payı ALINABİLİR' diyor.
Bu tarihten önce belediyelerce alınan yol katılım payları, kanunen alınmıştır yani kanun mecbur tutuyordu. Bundan sonra ise Mahmut Badem döneminde yani bizim dönemimizde bu tahsilat ile ilgili hiçbir meclis kararı yok. Ancak daha önceden tapulara konulan şerhi de kaldırmaya yetkisi yok. Yıllık 300 bin liradan 28 bin liraya kadar düşmüş. Eski dönemlerden gelen ve inşaat haline gelmiş tahakkuklar hariç bir tane meclis kararı yok. Biz, hiçbir katkı payı almadık. Mithatpaşa, Zafer, Samsun caddelerinden de örnekler var. Mithatpaşa'yı girişimlerimizle Karayolları yaptı ama şu an katkı payı isteniyor. Taşları Karayolları'ndan biz aldık, işçiliğini yaptırdık. Komple taşlı şekilde tahsilat yapılıyor' dedi.
'Belediye iflas etmesin diye'
Bu payların belediyenin iflas etmemesi için alındığını kaydeden Ufuk Aykol ise, 'Mehmet Eriş'in ilk döneminde yapılan yer altı suyu şebekesi, 3.5 yıl sürdü. Sonraki dönemlerde bu yapılan yatırımlar, altyapı katılım bedeli olarak yıllarca tahsil edildi. Buradaki rakamlar budur. Belediyeler, kar amacı gütmez. Pek çok maliyetli hizmet verip ücret almaz. Kadın Sığınma Evi'nde kalan mağdurlar ve varsa çocukları için dahi harçlık veriyoruz encümen kararı ile. Burada ticaret yok, adı üstünde katkı. Biz bunları belediyeyi fonlamak için yani iflas etmemek için alıyoruz.
Ülkedeki ekonomik kriz belli. İnşaat sektörü, yüzde 80 aşağıya indi. 2017'de Ödemiş Belediyesi, bir milyon lira ruhsat bedeli almış. Bu sene ise toplam 60 bin lira. Belediyenin bu anlamda gelirleri bitmiş. Emlak gelirlerinde komik artışlar var. Su gelirleri zaten gitti. Ocak 2019'da İller Bankası'ndan 3.3 milyon TL aylık para geldi. Aralık 2019'da ise bu para 1.8 milyon TL. Üzerinden bir yıl geçmiş ve yarı yarıya düşmüş. Bunun tahammül edilir bir yönü yok. İnşaat ile ayaktayız, sanayi ile değil. OSB yok, işsizlik onun için had safhada. Hatalar varsa da düzeltilecek. Sekiz yıl önce Hürriyet Caddesi'nde ofisim olduğu için bir arka sokak olan Fevzipaşa Caddesi'nde yapılan çalışmaya pay ödedim ben de. Sokak düzenlemeleri ile inşaattan kaynaklanan paylar farklı. Röportajdakiler, inşaattan kaynaklanıyor. Yol için çok daha düşük pay olurdu. Daha önce yapılanların tahakkuku bugüne geldi. Şu an çıkmış olması, iki sene önce gayet hareketli olan inşaat sektöründe o dönem yapılanların ve yollarının bitmiş olmasından kaynaklanıyor' ifadelerini kullandı.
İller Bankası'ndan gelen paranın yasaya göre verildiğini söyleyen Murat Öncel de, 'Hesaplanış şekli bile belli. Kişi adediyle alan çarpılıyor. Toplanan vergiden düşen pay bu. 15 Mart 2014'te 2.4 milyon lira gelmişken Mahmut Badem'in göreve başlamasının ardından 15 Nisan 2014'te ise gelen para 1.5 milyon lira oldu. İktidarla, kesmeyle alakası yok yani. Yöntem belli. O zaman düştüğünde kimse bir şey demedi. Sonraki dönem toplanan vergiden pay artabilir' dedi.
Devamı pazartesi…
Tunca Civa