Oruç tutmanın faziletleri

Resulullah efendimizin rüyası   'Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip...

Resulullah efendimizin rüyası

 

'Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip onu kabir azabından kurtardı. Birine şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip şeytandan onu kurtardı. Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip susuzluğunu giderdi.

 

Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip ona şefaat etti, onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı. Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birisine sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp cehenneme götürürken, yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri cehennem ateşine atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı.

 

Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip defterini sağa aldı. Sevapları hafif gelen birine kendinden önce ölen çocukları gelip sevabını ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında korkudan titreyen birine Allah-ü Teala'ya olan hüsnü zannı gelince titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri cennete geldi. Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip onu cennete koydu' [Taberani, Hakîm-i Tirmizi]

 

Oruçlu iken günahtan sakınmalıdır. Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azaları ile günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir. İbadetlerimizin sevabını yok eder.

 

Oruçluya şeytanın vesvese veremeyeceği, ona yaklaşamayacağı doğru mudur?

 

Evet, doğrudur. Orucun birçok faydalarından biri de insan bedenine şeytanın gireceği bütün yolları tıkamasıdır.

 

Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre Ramazan'da bağlı olan şeytanlar nasıl günah işletiyor?

 

Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazan'da günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda şeytanlar bağlı olduğu için vesvese veremezler.

 

Ramazan ayı, yaza ve kışa gelebiliyor. Kışın kısa günlerde oruç tutulması daha kolay, yazın uzun günlerde sıcakta tutmaksa çok zordur. İkisinin sevabı aynı mıdır?

 

Hayır, zorluklar içinde yapılan ibadetin sevabı daha çoktur. Ramazan-ı Şerif kışa da gelse farz ibadet olduğu için sevabı çoktur.

 

 

Ramazan ayında oruç tutanın geçmiş günahları affolunur mu?

 

Bir hadîs-i şerifte buyuruldu ki: 'Bir kimse, Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazife bilir ve orucun sevabını Allah-ü Teala'dan beklerse geçmiş günahları af olur'. Demek ki orucun Allah'ın emri olduğuna inanmak ve sevap beklemek lazımdır. Günün uzun olmasından ve oruç tutmak güç olmasından şikayet etmemek şarttır. Günün uzun olmasını, oruç tutmayanlar arasında güçlükle oruç tutmasını fırsat ve ganimet bilmelidir.

 

Cabir bin Abdullah (r.a.)'dan nakledilen bir hadîs-i şerifte, 'Allah-ü Teala, benim ümmetime Ramazan-ı Şerif'te beş şey ihsan eder ki, bunları hiçbir peygambere vermemiştir:

 

1- Ramazan'ın birinci gecesi, Allah-ü Teala müminlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez.

 

2- İftar zamanında oruçlunun ağzı kokusu, Allah-ü Teala'ya her kokudan daha güzel gelir.

 

3- Melekler, Ramazan'ın her gece ve gündüzünde oruç tutanların af olması için dua eder.

 

4- Allah-ü Teala, oruç tutanlara ahirette vermek için Ramazan-ı Şerif'te cennette yer tayin eder.

 

5- Ramazan-ı Şerif'in son günü oruç tutan müminlerin hepsini af eder' buyurdu.

 

 

Ramazan orucu, namaz kılmaktan sonra bütün ibadetlerden ve başka aylarda tutulan oruçlardan daha çok mu faziletlidir?

 

Süleymn bin Cez'ın, Hanefi mezhebindeki büyük İslam limlerinin kitaplarından derlemiş olduğu ve 'Ey Oğul' ismini verdiği ilmihalinde, 'Ramazan-ı Şerif ayında oruç tuttuğun zaman bütün azalarınla tut ki, orucun oruç olsun ve orucun faziletine ve derecesine nail olasın. Habîb-i Kibriya 'sallallahü aleyhi ve sellem' efendimiz buyurdular ki, 'Ya Eb Hüreyre! Oruç tuttuğun vakit, orucunu erken aç! [Yani akşam olduğu anlaşılınca hemen iftar eyle] Benim ümmetimden hayırlı o kimsedir ki, akşam ezanı okunduğu gibi orucunu açar ve sahur yemeğini geç yer. Zira sahurda çok rahmet ve bereket vardır. Ve benim ümmetim, Ramazan-ı Şerif'in orucunu güzel ve tam olarak tutsa Hak Teala hazretlerinin bayram gecesi vereceği ecr-ü mesubatı, inam ve ihsanı, kendi zat-i pakından başkası bilmez. Hak Teala hazretleri, azamet-i şanıyla buyurur ki: [Oruç benim rızam içindir, vereceğim ecri de kendim bilirim] Bunun içindir ki, kafirler bütün ibadetlerle puta taptılar. Fakat oruç ile tapmadılar. Ramazan orucu, namaz kılmaktan sonra bütün ibadetlerden ve başka aylarda tutulan oruçlardan daha çok faziletlidir. Oruç, insanı hasta yapmaz. Kuvvetlendirir ve zihnini açar. Din düşmanlarının yalanlarına aldanmamalıdır' deniliyor.

 

HAZIRLAYAN: NAZİF HARUPÇU

Bakmadan Geçme