Ödemiş’teki Tarihi Binalar-3
“Ödemiş’teki Tarihi Binalar” serisinde bu kez daha farklı bir yeri ziyaret ettim. Biliyorsunuz ki daha önceki...
'Ödemiş'teki Tarihi Binalar' serisinde bu kez daha farklı bir yeri ziyaret ettim. Biliyorsunuz ki daha önceki iki yazımda Ödemiş Ortaokulu yanındaki bina, Tayyare Gazinosu ve Eski Ödemiş Otogarı'ndan söz etmiştim. Bu seferki ziyaret durağım, bugün Meşrutiyet Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Ulular Caddesi 14 numaralı ev oldu. Sayın Ülkü Kesicioğlu'nun tavsiyesi üzerine bu evi görmek istemiştim. Türkmen Mahallesi Muhtarı Sayın Turhan Selçik'in yardımıyla evi buldum.
Evi gördüğüm anda yüzümde oluşan tebessüme mani olamadım. Bu ne muhteşem bir yapıydı. İki büyük pencere, tam ortalarında kıvrımlı merdivenin yer aldığı aralanmış bir perdeyi anımsatan duvar süslemesiyle giriş kapısı. Merdivenin hemen altına bodrum kapısı ilişivermiş. Gösterişli, büyük pencerelere hizasındaki bodrum katının demir panjurlu pencereleri eşlik ediyor. Yine pencerelerin üst kısmındaki motifler, tıpkı giriş kısmındaki duvarın naifliği gibi bu evin zarafetini arttırıyor. Mermer merdivenlerden çıkarken gidiveriyorum yine geçmişe. Kim bilir kaç çocuğun sesi yankılandı bu duvarlarda. Büyük işlemeli kapısına ve yüksek tavanına takılıyor gözüm.
Muhtar Turhan Bey kapıyı çalıyor, belki eskileri anlatacak birini buluruz ümidiyle lakin evde o anda kimsenin olmadığını öğreniyoruz. Bu muhteşem evin içini görmemek üzüyor beni. Tabi peşini bırakmayıp evin kayıtlı olduğu muhtarlığa gidiyorum. Meşrutiyet Mahallesi Muhtarı Sayın Ruhi Evcimen, bana bu konuda yardımcı olabileceğini söyleyip hemen telefonuna sarılıyor ve evin sahibi Mehmet Kızılcahavlı'nın torunu Mehmet Bey'i arıyor. Şu anda İzmir merkezde ikamet eden Mehmet Bey başlıyor anlatmaya. Bu ev, Sayın Mehmet Kızılcahavlı'nın dedesi Mehmet Bey'e aitmiş. Kendisi, aslen Tireli olmasına rağmen Ödemiş'e yerleşmiş. 1910'lu yılların başında bu evi yaptırmış. Mehmet Bey, dedesinin kendisine anlattığına göre evin yapımında Macar asıllı bir mimarın görevli olduğunu, dedesinin ödemeyi bizzat bu mimara yaptığını söylüyor. Hatta aynı mimar, söylenene göre Türk Hava Kurumu'nun yaptırmış olduğu 'Tayyare Gazinosu'nun yapımında da görev almış.
Evin yapımı esnasında sağlam olması için tren raylarının kullanıldığını dile getiren Mehmet Bey, kapı ve pencerelerin yapımı için kerestelerin Romanya'dan, çatı için kiremitlerin Marsilya'dan getirilmiş olduğunu da ekliyor. Kızılcahavlı ailesine ait olan bu evin yapımında dede Mehmet Bey, bazı ekonomik sıkıntılar çekmiş. Anlaşılan o ki ev, oldukça pahalıya mal olmuş. 105 yıllık geçmişe sahip olan Kızılcahavlı ailesinin evi, 2016 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Yerel Koruma Ödülü'ne layık görülmüş. Birçok uzman gelip çeşitli araştırmalar yapmışlar. Dede Mehmet Bey, 1977 yılında vefat edince evin diğer mirasçıları, eve özen göstermişler ve hiçbir eşyanın yerini bile değiştirmemişler. Hatta evin dolapları ve banyodaki küveti, yapıldığı günden beri kullanılmaya devam etmiş.
Bu kadar geçmişi olan bir ev, illa ki tarihe adı geçmiş siyasilere de temas etmeli diye düşünüyordum ki torun Mehmet Bey, eski başbakan Şükrü Saraçoğlu ile olan akrabalıklarından bahsediyor birden. Evin sahibi olan Mehmet Bey'in kız kardeşi, Şükrü Saraçoğlu'nun kardeşi Rüştü Saraçoğlu ile evliymiş. Hal böyle olunca zaten Ödemişli olan Şükrü Saraçoğlu, Ödemiş'e geldiği vakitlerde ziyaret edermiş Mehmet Kızılcahavlı'yı. Yine bir ziyareti esnasında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün de eve geldiğini dedesinin anlattığını söylüyor torun Mehmet Bey. Dedesinden duyduğu bir olayı daha anlatıyor kendisi. 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra oluşturulan 1961 Anayasası'nın ön taslağının bu evde görüşüldüğüne dair bir bilgi aktarıyor.
Bütün bu anlattıklarından sonra Mehmet Kızılcahavlı'ya, yine katkı ve yardımlarından dolayı Ülkü Kesicioğlu'na, Türkmen Mahallesi Muhtarı Turhan Selçik'e, Meşrutiyet Mahallesi Muhtarı Ruhi Evcimen'e teşekkürlerimi sunuyorum.
Yaklaşık bir haftadır ülkemizde yaşanan koronavirüs sebebiyle hepimiz oldukça tedirginiz. Evde kalmamız gereken bu dönemde salgın hastalık gerçeğinden biraz uzaklaşıp huzur verecek konulardan bahsetmek istedim. Herkese sağlıklı günler diliyorum.