'Ödemiş, çok zengin bir coğrafya'
Bugün saat 15.00’te yapılacak Ödemiş Kent Konseyi seçimleri nedeniyle TV9 İzmir ekranları, hafta içinde başkan adaylarını...
Bugün saat 15.00'te yapılacak Ödemiş Kent Konseyi seçimleri nedeniyle TV9 İzmir ekranları, hafta içinde başkan adaylarını ağırladı. Adaylardan Mehmet Taşlı salı akşamı, Murat Gökşin çarşamba sabahı ve Mustafa Köksoy da dün sabah TV9 İzmir'de Halil Yörük'ün sorularını cevaplayarak Ödemiş için düşüncelerini anlattılar.
Salı akşamı TV9 İzmir Ana Haber'e konuk olan adaylardan Mehmet Taşlı, kent konseylerinin kentin aklı ve sağduyusu olduğunu belirterek, 'Kentimize katkı sağlamak, kentimizi güzelleştirmek ve kendi değerlerimizin farkına varmak amacıyla bir demokratik yarışa girdik. Kentimiz, bu yarıştan mutlaka olumlu yönde etkilenecektir. Bu anlamda kent konseylerini çok önemsiyorum ve kentin yaşamına, geleceğine şekil veren, kenti güzelleştiren, kalkındıran bir akil heyeti olarak görüyorum. Gerekli birikimimizin olduğuna inanıyoruz. Güzel bir yürütme kurulumuz var. Mutlaka paylaşarak, danışarak, konuşarak ve araştırma yaparak bu işi başaracağımıza inanıyoruz' dedi.
Yeni meclisler oluşturulacak
Var olan meclislerin şekillendirilmesi ve ilaveler planladıklarını dile getiren Mehmet Taşlı,'Çevre ve Şehircilik Meclisi'ni ikiye ayırmayı düşünüyoruz. Eğitim Bilişim Gençlik Spor Meclisi'ni Eğitim-Bilişim ve Gençlik-Spor diye ayıracağız. Üç yeni meclis daha kurmayı düşünüyoruz. Birincisi İmar Meclisi. Ödemiş'in kent mimarisi ile ilgili çözümler üretebilecek, tavsiyelerde bulunabilecek, muhataplarla bir araya gelip bilimsel yönlerden de destekleyerek Ödemiş kent mimarisi ile ilgili çalışmalar yapmak istiyoruz. Çocuk Meclisi kurmak istiyoruz. En önemlisi de Göçmen Meclisi. Çok renkli bir toplumdayız. Ödemiş'te 64.900 tane kayıtlı göçmen var. Toplumumuzun yarısı göçmen. Burada inanılmaz bir birikim, bir kültür renkliliği ortaya çıkıyor. Toplumsal uyum açısından vazgeçilmez olarak görüyorum. Mutlaka kurulması için çalışmalar yapacağız.
'Ödemiş'in zenginliğini anlatmak mümkün değil'
Ödemiş'in oldukça zengin bir coğrafya üzerinde bulunduğunu kaydeden Taşlı, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ödemiş aşığı bir insanım. Aslında biz, inanılmaz keyifli bir yerdeyiz. Coğrafyamız bir hayal dünyası. Bu cennet diyarın sorunları var tabi ki. Kent insanının yaşamını destekleyebilecek, sürdürülebilir bir yaşam ortamında, doğal ve kültürel güzelliklerimizin muhafaza edildiği temiz bir çevrede mutlu bir kent hayali var aklımda.
Ödemiş'i birkaç sözcükle tanımlayabilmek çok zor. 200 kişilik genel kurul listemizde o kadar zengin bir kültür var ki. Bunun içerisinde dağından, ovasından, şehir merkezinden, yamacından, ırmak kenarından, göl kenarından her yerden muhtarlarımız var. İnanılmaz bir zenginlik, inanılmaz bir kültür mozaiği. Bunların yanı sıra dernek, vakıf, sendikalar da çok renkli. Öyle farklı meslek grupları var ki. Güncel yaşamımızdaki uğraştan dolayı bunun farkında değiliz. Bu listedekiler; görüşü, yaşam tarzı, şekli, inancı, rengi, menşei ne olursa olsun bizim zenginliğimiz. Bu zenginliğin kıymetini bilmek lazım.'
Ödemişli olmanın gururu
Ödemiş Kent Konseyi üyelerine çağrıda bulunan Taşlı, 'Oy verip vermemekte serbestsiniz. Bu kültür mozaiğine hepinizi davet ediyorum. Orada bulunmanın ve Ödemişli olmanın hazzını, gururunu ve onurunu yaşayın. Konuşarak, derdimizi dökerek halledemeyeceğimiz hiçbir problem yok. Önce Ödemiş'in envanterini çıkaracağız. İnsanları muhataplarla konuşturacağız. Durum analizine göre bir çıkarım yaparak ilgili makamlara tavsiye ve temennilerde bulunacağız. Kent kültürünün oluşmasında en büyük sebebi de kent insanının kendi değerinin kıymetine varmasıdır. Ödemiş'te ne kadar değer varsa hepsini açığa çıkarmak en büyük projemizdir. Bu zenginliği kendi insanımıza tanıtabilmeyi amaçlıyoruz' şeklinde konuştu.
Yerli tohuma dikkat çekti
Çevreye ve bilhassa gıda sorununa parmak basan Taşlı, 'Çevreci bir kuruldan, Koza-Der'den geliyorum. Bizim yaklaşık iki senedir tohum takas etkinliğimiz var. Yerel tohum konusunda bilinç oluşturmak için bazı çalışmalar yaptık. Tohum, bir toplumun özeti gibidir. En büyük değerlerimizden biri olan tohumlarımıza sahip çıkarak bir tohum bankasının mutlaka kurulması için talebimiz olacak. Bunun için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Gıda çok önemli. Şu an dünyanın yaşam şekline göre dört tane daha dünya rezervi gerekiyor. Açlığa doğru gidiyoruz. Dünyada bir gıda tekeli var. Eskiden petrolle, silahla, bankacılık sistemiyle tekelleşme olurdu. Şimdi ise kartellerinin en büyük alanı, gıda sektörüdür. Bunun da anahtar kelimesi tohumculuktur. Piyasaları ele geçirip tekelleşmek istiyorlar. Kendi yerel tohumlarımıza sadık kalmamız ve onları korumamız lazım. Bununla ilgili çalışmalar yapılıp sonuç alınabileceğine inanıyorum. En büyük projelerimizden biri de bu' dedi.
Haber: Şazenuş Keskin