Gerçek hayattan uzaklaştırıyor
Çocuk Gelişim Uzmanı Fatma Çayakar, bilgisayar oyunlarının ve sanal alemin çocuklar üzerinde tedavisi mümkün olmayan bağımlılıklara...
Çocuk Gelişim Uzmanı Fatma Çayakar, bilgisayar oyunlarının ve sanal alemin çocuklar üzerinde tedavisi mümkün olmayan bağımlılıklara yol açtığını, onların gerçek hayattan koparak iletişim kurmakta ve kendisini ifade etmekte zorluk çektiklerini belirtti. İnsan ve Hayat Dergisi'nin Ağustos sayısında yer alan 'Oyun Bağımlılığı' isimli yazıda çocukların anne babalarından alamadıkları ödülleri sanal alemden alarak kişisel tatmin sağladıkları, bununda zamanla psikolojik ve fiziksel birçok olumsuzluğa neden olduğu yer alıyor. Çayakar makalesinde şu bilgilere yer verdi:
Madde bağımlılığına benziyor
'Vücutta salgılandığı zaman insanın haz ve zevk duymasına neden olan dopamin hormonu var. Bu hormon daha çok, keyif veren bir işle meşgul olunduğunda salgılanıyor. Bilgisayar oyunu oynamak da buna sebep oluyor. Oyunların geneli, ödül-ceza mantığına dayandığı için yine dopamin salgılanması söz konusu. Puan, sanal para, altın, karakter gücü gibi cazip ödüllendirme sistemi insanları kendisine bağlıyor. Bunun neticesinde beyinde dopamin salgılanmaya devam ediyor ve madde bağımlılığına benzer bir bağımlılık meydana geliyor.
Kendi ailelerine bile yabancılaşıyorlar
Sanal aleme bağımlılığı artan çocuklar, zamanla diğer insanlarla iletişim kurmakta zorluk çekiyor. Kendi yalnız dünyalarına mahkum olan çocuklar, bir süre sonra asosyal olup evden dahi çıkmak istemiyorlar. Hatta kendi evlerinde ailelerine bile yabancılaşıyorlar. Zamanla yalnızlığını gidermek için geçici haz aldığı şeylere daha da fazla yoğunlaşıyor. Bunun sonucunda da tedavisi mümkün olmayan derin bağımlılıklar ortaya çıkıyor.
Gerçek hayattan kopuyorlar
Bilgisayar bağımlılığı olan çocuklar, zamanla sadece sanal alemde arkadaşlık kurup kendilerini oraya ait hissediyorlar. Bu yüzden spora ve hareket etmeye takatleri kalmıyor. Hareketli ve çalışan insanlara oranla daha yorgun ve tahammülsüz oluyorlar. Kan ter içinde koşmadan, hoplayıp zıplamadan, düşüp kalkmadan büyüyorlar. Gerçek hayattan kopuk yaşayan, ilişkilerini ve iletişimlerini sanal alemde yaşayan bu çocuklar, insanların arasına çıktıklarında bocalıyorlar. Sanal ilişki tarzının gerçek hayatta işe yaramadığını gördüklerinde ise yeniden sanal dünyalarına dönmek istiyorlar. Öyle ki; gerçek hayata dair hayal dahi kurmak da istemiyorlar.'
Sanal aleme olan bağımlılığın çözüm önerilerine de değinen Çayakar, 'Oyun oynamak, anne baba ile çocuklar arasındaki bağı kuvvetlendirecektir. Aynı zamanda çocuklar, önemsendiğini ve ilgilenildiğini hissedecek ve kendisine olan güveni artacaktır. Bunu yaparken de fiziki aktiviteden ve üretkenlikten mahrum olan bilgisayar oyunları yerine çocukların yaşına uygun onların hayal gücünü ve yeteneklerini destekleyen zeka oyunları tercih edilmelidir' dedi.
Haber: Ece Köseoğlu