Başkan Kocaoğlu ile çok özel
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gazetemizin temsilcilerini makamında ağırlayarak Ödemiş hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu ...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gazetemizin temsilcilerini makamında ağırlayarak Ödemiş hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu
2004 yılından bu yana görevde olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gazetemizin kuruluşunun 20.yılını tebrik etmek amacıyla ekibimizi İzmir Büyükşehir Belediye Binası'nda ağırladı. Küçük Menderes Gazetesi Genel Koordinatörü İsmail Atahan Keçeci ile köşe yazarımız Rezzan Karluk'un gerçekleştirdiği ziyarette İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na Ödemiş özelinde sorular yönelttik.
Kocaoğlu, bir buçuk saatlik buluşmada Ödemiş'in çok önemli bir tarım kenti olduğunu belirterek, 'Ödemiş'in hammaddesi de geçim kaynağı da tarımdır. Ödemiş topraklarında üreticiler; arpadan, buğdaydan, cevizden, kestaneden ve diğer tarım ürünlerinden geçim sağlayacak. Bunun başka yolu yok. Ödemiş, yeni bir geçim kaynağı bularak gelişme niyetinde olmamalı. 'Kestanenin, cevizin, incirin üretimi nasıl arttırılır?', 'Sebzecilik, hayvancılık nasıl geliştirilir?', 'Nasıl daha fazla kalite arttırılır?' sorularına eğilmeli. Şunu da ifade etmek istiyorum; gün gelecek Küçük Menderes Havzası'nın tamamında tarım büyüyecek' ifadelerini kullandı.
Kocaoğlu'ndan Birgi müjdesi
Başkan Kocaoğlu, Küçük Menderes Havzası'nda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sürekli bir çalışma içinde olduğunu kaydederek, 'Havza, her köyü dahil olmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden pay alan bir havzadır. Küçük Menderes Havzası'ndaki pek çok yerde bisiklet yolları yaptık, pazar yolları yaptık, zeytin yolu yaptık, köy pazarları kurduk, bozuk yolları yaptık, ören yerlerinde kazıları destekliyoruz. Ödemiş'in Birgi diye bir hazinesi var. Birgi, hafta sonları Sığacık ve Foça kadar çekim merkezi oluşturuyor. İleriki günlerde Birgi Dede'nin olduğu yerleri toparlayacağız. Amacımız, oradaki değerleri ortaya çıkartmak' dedi.
'Kalkınma dediğin şey, yeni bir reçete yazmak değildir'
Ödemiş'te tarım sanayii olması gerektiğini ifade eden Kocaoğlu, 'Az önce de dediğim gibi Ödemiş'in hammaddesi tarımdır. Arpadan, buğdaydan, cevizden, incirden kısacası tarım ve hayvancılıktan başka bir şeyin olmadığı bir yörede siz ne fabrikası kuracaksınız? Ödemiş, kendi ürünleriyle ilgili sanayileşmeli. 'Bana da sanayi gelsin, fabrika gelsin' deniliyor fakat sende arpadan, buğdaydan, cevizden, kestaneden, hayvancılıktan başka bir şey yok. Burada ne fabrikası yapacaksın? Bu yöreye kendi ürünleriyle ilgili fabrika açılmalı' şeklinde ifadeler kullandı.
'Yarın Tire OSB dolunca Ödemiş'e de süt fabrikaları kurulacak'
Tire'nin Ödemiş'ten daha organize bir kent olduğunu ifade eden Kocaoğlu, 'Tire Organize Sanayi Bölgesi'ne (OSB) Sütaş geldi, Pınar geldi. Deniliyor ki, 'Tire'ye geldi, Ödemiş'e niye gelmiyor?' Ben bu Ödemiş-Tire rekabetinden de bir şey anlamıyorum. Peki neyi değerlendiriyor Tire Süt, Sütaş? Tire, Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Bayındır'da üretilen sütü değerlendiriyor. Biz bu sütü Tire OSB ile beraber dört misli büyütmeseydik oraya büyük firmalar gelir miydi? Pınar Süt, yıllardır Tire OSB'nin sütünü alır, İzmir'de işler. Yarın Tire OSB dolunca ya da OSB'nin arsası pahalanınca Ödemiş'in göbeğine süt fabrikaları kurulacak. Bu defa hem Ödemiş'in hem Kiraz'ın hem de Beydağ'ın sütü alınacak ki Kiraz'da çok büyük süt potansiyeli var.
Şu anda Torbalı'da patates fabrikası var fakat yarın Ödemiş'e de gelecek. Ve bu havza, bu şekilde sanayileşip gelişecek. Kalkınma dediğin şey, yeni bir reçete yazmak değildir. Kalkınma; var olan bölge ürünleri ile bölgedeki malzemeleri kullanarak bunları değiştirmeye, geliştirmeye, güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Üretici kendine şunu demelidir: 'Hayvancılıktan, sütten ne yaparız, sebze, meyveyi ve yörede yetişen diğer gıda ürünlerini nasıl daha kaliteli hale getiririz?' diye konuştu.
'Ödemiş'te başka kooperatif neden kuruyorsun?'
Başkan Kocaoğlu, 'Biz, millete kooperatif dediğimiz zaman, millet bize komünizm diyor. Fransa'nın da Hollanda'nın da bütün kırsalı istisnasız kooperatifle yönetiliyor. Sanayileşmek doğru, teknolojiye ayak uydurmak doğru ama o sanayileşme altında Büyük Montana dediğin şeyi Kiraz'ın bir köyünde yakalamak da var, bu da doğru. Bugün İğdeli Kooperatifi, Türkiye'nin her yerine peynir satıyor. Tire Süt Kooperatifi de aynı şekilde. Bademli Fidan Kooperatifi, dünyanın her yerine fidan satıyor. Hollanda'nın çiçeklik ihracatı korkunç ve Bayındır, Hollanda'yla ortak üretim yapıyor. Bayındır'da zamanında beş çeşit çiçek vardı ve kalitesi düşüktü, kooperatifin dikili ağacı yoktu. Şu anda 16-17 milyon öz sermayesi ile gayrimenkulü var ve fide üretiyor. İşte kalkınma denilen de budur.
Ödemiş'te Bademli Kooperatifi'nin karşısına başka bir kooperatif kurulmuş, neden kuruyorsun? Biz belediye olarak 'Herkes kooperatif kursun da kooperatiften mal alalım' diye bakmıyoruz ki. Var olan kooperatifler büyüsün, güçlensin, ortakları artsın, üretimi artsın, pazarlama, paketleme, işleme gücüne sahip olsun. Büyükşehir, daima kooperatiflerden bir şeyler almak zorunda değil, ihtiyacı olanı alırız ama yine söylüyorum, önce var olan kooperatifler ayağa kalksın' diye konuştu.
'Ekonominin bir kısmı realite, bir kısmı psikoloji'
Ekonominin hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu söyleyen Kocaoğlu, 'Bir pazarı regule etmen için pazarın bazı konularda yüzde biriyle pazardaki fiyatları regule edersin. Ekonominin bir kısmı realite bir kısmı psikoloji. Üç buçuk milyon ekmek üretiliyor bu ülkede. Ekmeğin fiyatı, 2007'de yükseldi. Biz de İzmir'de ekmek fabrikası kurduk, üç buçuk milyon ekmeğe karşı tesisimizin kapasitesi yüz elli bin ekmek. Ürettiğimiz ekmek ise kırk bin. Benim amacım, Alsancak'taki, Bornova'daki adamın ekmeğini, kendi ekmeğimden ucuza almak değil. Benim amacım, belli bölgelerdeki dar gelirli ailelerin oturduğu semtlerdeki ekmek fiyatını ucuzlatmak. O mahalleleri tespit ettik, 60 tane büfe kurduk, ekmek o dönemde 75 kuruştu, biz oralarda 30 kuruşa sattık. Bunun akabinde 75 kuruşa sattıkları ekmekleri, 30 kuruşa düşürdüler. İşte ekonomi de psikoloji de budur' şeklinde konuştu.
'Ödemiş'in geçmişi yoktur'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 'Didim'den Çeşme'ye kadar ne kadar yazlık kooperatif yapıldıysa ve Ankara'da, İstanbul'da, Denizli'de bu kooperatif ürünleri pazarlandıysa en az yüzde yetmişini Tire'deki otuz esnaf gerçekleştirmiştir. Bu otuz kişi, otuzdan fazla kooperatif kurmuş. Pazarlıyorlar, yapıyorlar, sözlerine sadık duruyorlar ve bu işi başarıyorlar. Bu esnafların arasında mandıracısı, manifaturacısı, ayakkabıcısı var ve aynı zamanda da bir kooperatifin yöneticisi ya da başkanı. Aynı zamanda inşaat işi de yapıyorlar. Tire'nin inşaata bakışı, duruşu diğer yörelerden çok daha farklıdır fakat Ödemiş öyle değil. Ödemiş, sonradan ovaya kurulmuş bir kenttir. İkisi birbirinden farklıdır. Ödemiş'in geçmişi yoktur' dedi.
Ödemiş'in nefes aldığı yer olan Ulus Meydanı'ndaki çalışmaların hızlandırılıp hızlandırılamayacağı hususundaki sorumuza yanıt veren Kocaoğlu, 'Her taraf bağlandı, çalışıyoruz. Ödemiş'e, arazi yollarına yaptığımız yatırımlar belli. Sıra oraya da gelecek. Elimizde sihirli değnek yok. Yapacağız' ifadelerini kullandı.
'Siyaset, soytarılık değil'
Geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından suya yapılan yüzde 10 zam hakkında da açıklama yapan Kocaoğlu, şunları ifade etti: 'Kimse zammı talep etmez fakat zammın gelmesinin tek bir sebebi var, o da maliyet. Bu konuyla ilgili ilçe belediye başkanlarımız; suyu, otobüsü ve belli yatırımları siyaset malzemesi yapıyor, bu son derece yanlış. Mezbaha kuruyoruz, yanında hayvan pazarı var, hayvan pazarına arazi tahsis ediyoruz. Kendi kullanacağımız yeri ayırıyoruz sonra 'Vay efendim orada iki padok ver. Bunu ben yıkmam, sen yık.' Yıkıyoruz, 'Neden yıktın?'
Bakın, bu ne ticaret ne de siyaset. 'Caddeler Büyükşehir'e bağlı, ben temizlemiyorum' anlayışıyla siyaset yapılmaz. Siyasetçilik de böyle olmaz. Su zammında bütün maliyetler hesaplanır, bütçe yapılır ve satacağın suya bölünür. Eskiden böyle hesaplanıyordu, şimdi de böyle hesaplanıyor. Hükümet, bize 'Atık suyun fiyatı ile temiz suyun fiyatını ayırın' dedi, biz de ayırdık. Her yere arıtma tesisi yaptık ve bu arıtmanın maliyeti 2.5-3 milyon lira. İşletme maliyetine baktığımızda benim atık suyum, temiz su maliyetimden fazla çıkıyor. Ben ne yapabilirim? 2560 sayılı kanun bize diyor ki; 'Suyun maliyetini hesapla, üzerine en az yüzde on kar koy ve bu kurumu yaşat. Su hayati bir şey. Bu suyu yüzde on karla sat. Kardan üzerine yatırım yap, milleti de susuz bırakma.'
Balıkesir Belediyesi, 'Suyu yüzde 25 ucuzlatacağım' diyorsa ya kanunu uygulamıyor ya geçmişte fazla zam yaptı. Bakın, siyaset soytarılık değil. Ben onu kendime bile soramam, çoluğuma çocuğuma da anlatamam. Biz, kanunun verdiği fiyatı yansıtıyoruz.'
'Ödemiş'in her gün bir adım daha ilerlemesini istiyoruz'
Konuyla ilgili açıklama yapan Genel Koordinatörümüz İsmail Atahan Keçeci, Aziz Kocaoğlu'yla olan buluşma hakkında şunları söyledi: 'Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na bizi makamında ağırladığı için çok teşekkür ederiz. Kendisine Küçük Menderes Gazetemizin ilk yılının ve son yılının ciltlerini hediye ettik. Çok mutlu olduğunu dile getirdi. O da bize içinde Küçük Menderes Havzası'nda yapılan çalışmaların derlendiği bir cilt hediye etti. Yaklaşık 1-1.5 saat süren görüşmede yaptığım çıkarım şudur: Şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Ödemiş'le alakalı hali hazırda bulunan ciddi bir yatırımı yok. Bu, ilk bakışta insanı düşündüren ve üzen bir durumdur. Ödemiş'te Bademli Mahallesi'nde bulunan Bademli Kooperatifi'ne ek başka bir kooperatifleşme hareketini de anlaşılan desteklemiyor. Desteklemekten ziyade var olan kooperatifin güçlenmesi ve genişlemesinin Ödemiş yöresine yeterli olacağını düşünüyor. Muhabirimiz Ece Köseoğlu'nun 'Ulus Meydanı'nı ne zaman yapacaksınız?' sorusuna verdiği 'Elimizde sihirli değnek yok, sıra ona da gelecek' cevabı, eminim ki vatandaşımızı çok tatmin etmeyecektir. Başkan Kocaoğlu, umuyoruz kısa zamanda Ödemiş'teki yatırım ağını genişleterek Büyükşehir Belediyesi olarak Ödemiş'te de hizmette sınır tanımaz. Ciğerlerimiz Ulus Meydanı'nın karanlığının ve bakımsızlığının en kısa zamanda yok olması dileklerimle. Gazete olarak tek isteğimiz ve umudumuz, yaşadığımız kentin her gün bir adım daha ilerlemesi ve gelişmesidir.'
Ece Köseoğlu