Baldız!
Bir baldız tartışmasıdır gidiyor… Konuyla ilgili haberlere şöyle bir göz attım tabii ki. Hakikaten can sıkıcı...
Bir baldız tartışmasıdır gidiyor…
Konuyla ilgili haberlere şöyle bir göz attım tabii ki. Hakikaten can sıkıcı bir durum.
Okurlarım bilirler ki hiçbir habere veya iddiaya balıklama dalmam. Yazının geri dönüşü yoktur. 'Söz uçar, yazı kalır' demiş atalarımız. Yazmadan veya bir konu ile ilgili tepki vermeden iyice araştırmak ve doğrulatmak gerekir.
Baldız konusuna daha sonra ayrıntılı değinelim isterseniz. Bugün cumhuriyet konusuna girelim.
'Cumhur', Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcük. Birikme, yığın, birikinti ve kalabalık gibi anlamlara geliyor. 'Cem' sözcüğü ile akraba… Cemaat da öyle…
Cumhur, dilimizde genel olarak 'halk' anlamında kullanılıyor. Cumhuriyet de 1800'lü yıllarda Osmanlı'da türetilmiş ve 'Türkçeleştirilmiş' bir sözcük.
Ahmet Vefik Paşa'nın 1876 yılında yayınlanan Lugat-ı Osmani adlı sözlüğünde 'seçilmiş başkanla yönetim biçimi' olarak açıklanmış.
Türk ve Müslüman çoğunluğun yaşadığı ülkelerin dilleri olan Tatarca, Başkurtca ve Uygurca'da sözcüğün İngilizcesi olan 'republic' kullanılıyormuş.
Arada hatırlatayım, 'baldız' eski Türkçe'de 'küçük kız kardeş' demekmiş…
Çuvaldız ile bir ilişkisi yok. Çuvaldız, Farsçadan dilimize giren 'cuwāl düz' (çul iğnesi) deyiminden alıntı imiş.
Cumhuriyet veya republik kelimelerini birçok devlet kullanıyor. Sözcüğün kökeni nereye dayanıyorsa dayansın bugün cumhuriyetten anladığımız 'seçim' ve 'demokrasi' kavramlarının bağdaştığı bir yönetim biçimidir.
Bu kavramların içinde hukuk (haklar) ve laiklik (devlet işlerinin dine dayalı olmaması) gibi kavramları da sokarsak evrensel dünyanın kabul ettiği bir cumhuriyet anlayışı ile karşı karşıya geliriz.
Bu yazının yazıldığı saatlerdeki haberlerde Sudan'da darbe/girişimi bilgi ve duyuruları vardı.
'Sudan'da ordu darbe yaparak yönetime el koydu. Başbakan Abdullah Hamduk ve geçiş hükümetinin bakanları gözaltına alındı. Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Konsey'in ve geçiş hükümetinin feshedildiğini, ülkede olağanüstü hal ilan edildiğini açıkladı.'
Geri kalmış (bıraktırılmış) veya gelişememiş ülkelerde yaşayan yaşı 60-70'lere dayananların kulakları bu tür cümlelere alışıktır. İnanın hepsi de bu darbeleri halk ve cumhuriyet adına yapmışlardır.
Adında cumhuriyet bulunan bir sürü dikta rejimi var… Peki hangi cumhuriyet?
Demokratik, şeffaf, hesap verebilir, insan haklarına saygılı ve seçimle gelip seçimle gitmeyi doğal sayan…
Ve meclise yani ortak akla dayalı…
Ve laik… Yani kişilerin inançlarına müdahale etmeyen fakat devlet yönetiminde evrensel hukuk normlarını gözeten.
Yani bir devlet; baldız gibi konularda fetva yazan 'müftü' hukuku ile değil, evrensel hukuk normları ile yönetilsin… Dileyen kişiler müftü fetvasına itibar etsin, ona da kimsenin sözü olamaz…
Çok şey mi istiyoruz?