Aydın ve sanat

Sanatla nefes alalım… Şimdi rahat bir koltuğa yaslanıp orta şekerli kahvenizi yudumlayarak modern zamanların ozanı merhum...

Sanatla nefes alalım…

Şimdi rahat bir koltuğa yaslanıp orta şekerli kahvenizi yudumlayarak modern zamanların ozanı merhum Barış Manço'nun 'Eski Bir Fincan' şarkısını dinlemenizi istesem nasıl olur? 'Senin gibi aylak değiliz' diyenlerinize teessüf ederim, aşk olsun. Gündem her zamanki gibi epey yoğun; siyasetin, günlük koşuşturmaların kopkoyu kasvetli havasından sizlerin de bunaldığını düşünüyorum. Gel birkaç dakikalığına aldım veremedim, gittim gelemedim ıstırabından kaçalım. Sanat ile farklı pencerelerden hayata merhaba diyelim. Alis'in Harikalar Diyarı'ndaki yolculuğuna çıkması gibi… Fırsat buldukça türkü dersi alıyorum. Aaa ayıptır söylemesi sesim güzeldir, is kokar. 'Türkü barda okumuşluğum bile var' dermişim. Neden mi müzik? Çünkü müziğin kendisine has bir büyüsü var; engin, çok derin bir okyanusta yüzmek gibi notalar ile haşir neşir olmak… Yazı yazmak da öyle; harflerin sihirli değneğine tutunup seyahat edebilmek, yürekleri fethedebilmek harika ötesi… Aslında sanatın her bir branşı ile hemhal olmak, bana tasavvuftaki nefs terbiyesini çağrıştırıyor. 'Alakaya maydanoz' diyen sevgili okur, sana şöyle izah edeyim: İlahi plandaki kaderin anlamı, ölçü ve nizamdır. Her bir satır, her bir harf ya da nota bize ölçülü olmayı hatırlatır. O bakımdan sanatta derinleşenler, 'Sanatım beni adam etti' der. Derbederlikten kurtuluruz. Yaşantımıza ister istemez bir ahenk gelir. Bakış açılarımız farklılaşıp çeşitlenir. Hatırlayınız; reisicumhur bile konuşmalarında sanatın önemini izah ettiler, değerli sanatkarlara ödüllerini takdim ettiler. Daha önceki bir konuşmasında hakkı teslim ederek şöyle söylemişti: 'Biz sanatı ihmal ettik…' Geç gelen bir itiraf! İhmal edilen sanat, aslında göz ardı edilen yarınlar demektir. Neyse, hatalar ile yüzleşebilmek de çok önemli; kini olanın dini olmazmış!

Bir süre önce Aydın ilindeydim. Efeler diyarı… Şehir merkezinde resim sergisini gezmiştim. Sergi, daha çok amatör sanatçıların eserlerinden oluşuyordu. Lakin sergiyi dikkatlice tetkik eden bir sanatsever olarak diyebilirim ki eserler hiç de amatörce değildi. Halk Eğitim'in kurslarına katılıp sergiye katılan bu resimlerin bir bölümü, emekli olduktan sonra resim yaparak hayatla bağını kurduğunu söyleyen Coşkun Açak Beyefendi'ye aitti. Söyleşimizde resim sanatıyla kendisini çok daha iyi, huzurlu ve sağlıklı hissettiğini söyledi. Benim için bu açıklama önemli çünkü günümüzün hastalığı can sıkıntısı, stres! Coşkun Bey'in çok istediği arzusunu yazacağıma söz verdim. Meraklı okurlarım çatlamasın, hemencecik açıklıyorum bu isteğini: Resim sergisinin İzmir başta olmak üzere diğer büyük şehirlerde de sergilenmesi… Umarım, en hayırlı zamanda hayali gerçeklik kazanır.

Sevgili okurlarımız; bir mesleğimiz, işimiz elbette ki olsun ancak bir de 'Sanatla bağ kurabildiğimiz bir hobimiz de olsun' derim. İnanın, hayatınız daha keyifli olacak. Kendinizi daha çok seveceksiniz. 'Kendinizi sevin' derken bencil ve kibirli olmayacağınıza eminim. Size ilginç bir şey söyleyeyim; tüm peygamberler aynı zamanda zanaatkardılar. Bu zanaatları, onların aynı zamanda sanatı, hobisi ve ekmeğiydi. Namaz kıldırır kıldırmaz camiden vın turizm yapan memur zihinli bazı sözde hocalarda bu peygamber ahlakı var mı acaba? İyiler başımızın tacı, genelleştirip 'Herkes böyle' demiyorum. Siz de demeyiniz lütfen, olur mu?

İyi, anlaştık da 'Resim, heykel yapmak dinde günah' diyen Kalçalı Naciye ile Sivilceli Necmiye'nin sesini duyar gibi oldum. Hiçbir kutsal metinde sanatla ilgilenmek günah değildir. Ancak tapınılmak, kendisine ibadet edilmek, ondan medet ummak için yapılan resim, heykel vs. günahtır. Fark, bizim olaya yaklaşım tarzımızdır. Meraklı Melahat'in babası, daimi gazetemiz okuyucusu Yobaz Nuri; bana 'Hadi canım sen de' demiyorsun inşallah…

Dostluk ekseninde fikir teatisinde bulunuyoruz, keyif ve dem vermeye çabalıyoruz.

Aydın'da bedensel engelli Rabia Asrak, ayak parmağı ile altıncı resim sergisini Muğla'nın Bodrum ilçesinde açtı. Mucize gibi… Azmin başarısı diyebileceğim bu sergi, bize bizim yapabileceklerimizi hatırlatıyor. Dünyamızı renklendiriyor. İnsanoğluna emanet edilen paha biçilmez akıl gücü; inanç, iyi niyet ve gayretle harmanlanınca ortaya şaheserler çıkıyor.

Sanatın kapılarını tıkladığımızda karşımıza nice güzel bahçeler, bağlar, yollar açılacaktır. Zatınıza ve tüm insanlığa sanatla, şefkatle bakınız.

Bakmadan Geçme