Ahlak polisi!

Aslına bakarsanız yazıp yazmama konusunda tereddütlü idim. Çünkü biliyorum ki yazdıklarımı beğenenler de var, bana fena...

Aslına bakarsanız yazıp yazmama konusunda tereddütlü idim.

Çünkü biliyorum ki yazdıklarımı beğenenler de var, bana fena derecede sinir olanlar da…

Bu yüzden de dikkat ederseniz özellikle dini konulara girmemeye çalışıyorum. Çünkü inanç konuları gündeme geldi mi insanlar hiç beklemediğiniz tepkiler verebiliyor.

Din kelimesinin anlamı ili ilgili çok farklı açıklamalar var ama ben en orta açıklamanın, tek kelime ile 'inanç' anlamına geldiğini söyleyebilirim. Bu çerçevede bireysel anlamda insanların neye inanıp inanmayacağına kimse karışamaz. Yani kimse kimseye 'sen de böyle düşünmek ve davranmak zorundasın' diyemez.

Laiklik de bireysel inançlarla değil, devletin inançlar karşısındaki tutumu ile ilgilidir.

Başörtüsü benim için bir şey ifade etmiyor ama takana da bir şey diyemem. Çünkü sivil ya da resmi alan; kimsenin tapulu malı değildir.

**

'Bir kavme benzeyen onlardandır, hadis-i şerifindeki benzemek, imanda ve ibadetlerde benzemektir. Kılık kıyafetle ilgili şeyler dettir. Çirkin olmayan detlerde kfirlere benzemek günah olmaz. İbadette kfirlere benzemek bazı yerlerde mekruh, bazı yerlerde haram, bazı yerlerde küfür olur. Mesela Noel'i kutlamak küfür olur. Fakat kfir gömleği giymek, uçağa binmek, masada yiyip içmek, çatal kaşık kullanmak, dikiş makinesi, bilgisayar, elbise gibi şeylerse dettir, bunları kullanmak günah olmaz. Hatta lüzumlu olanları kullanmak gerekir.'

Bu alıntı 'Dinimiz ve İslam' adlı bir internet sitesinde, şu soruya karşılık verilmiş:

'Yakasız gömlekli biri, 'Bir kavme benzeyen onlardandır' hadisi gereğince, kfir olmamak için yakalı gömlek giymiyorum' diyor. Kfirlerden gelen elbiseleri giymek küfür mü oluyor?'

Şu sıralar pek gözüme çarpmıyor ama bir ara bu yakasız gömlek giyme modası oldukça yaygındı. Demek ki kimi insanlar İslamiyet'i gömlekte yaka meselesine kadar indirgemişti.

**

'Duruş pozisyonunuz ile su içmeniz arasında modern bilim bilgilerimiz ışığında bugüne kadar keşfedilmiş hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Bugüne kadar yapılan hiçbir araştırmada, ayakta su içenlerin herhangi bir hastalığa yakalanma sıklığında diğerlerine göre daha fazla yatkınlık olduğunu gösteren herhangi bilimsel bir sonuca ulaşılamamıştır. Dolayısıyla argüman bilimsel açıdan tamamen hatalıdır; isabetsiz bir spekülasyondan öte bir değeri bulunmamaktadır.' Üstteki alıntı da malum olduğu gibi 'Ayakta su içmek' ile ilgili bir internet sayfasından birine sorulan soruya karşılık verilen cevaplardan biri.

Benzeri soru ve yanıtlarla elbette kişisel olarak benim de düşüncelerim var ama dediğim gibi kişisel kaldığı sürece kimseyi ilgilendirmez. İster yakasız giyer ister yatarak içer…

**

Bir gün bana da biri sanki bu işin uzmanıymışım gibi, 'Hocam mezarlara dokunmak günah mı?' diye sormuştu. 'Değil' dedim. 'Sen sadece haksızlık ve hırsızlık yapma, iyi insan ol'

Uzatmaya gerek yok halkımızın bilinç düzeyi farklı…

**

Konuyu, son kılık kıyafet tartışmalarına getireceğim. İnanın bana 'bir bardak suda fırtına koparmaktan başka bir şey değil.

İlgili yasa tasarısını okuyorum: 'Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.'

Siyasi kaygıları geçiyorum. Benim anladığım şu: 'Bazı mesleki elbiseler dışında kadınlara kılık kıyafet konusunda zorlama getirilemez'

Aman Allah'ım!

Ama'lı fakat'lı cümlelerden tutun da İran ve Laiklik kavramına kadar giden göndermeler…

Öte yandan yıllardır bu görüşleri savunduğunu iddia eden taraflar, neden karşı taraf da aynı düşünceyi 'yasalaştıralım' deyince kıyameti kopardı!

Yani 'şimdi pasif durumda olan' bu gerginlik, ömür boyu sürmeli miydi!

İsteyen başörtüsü takar isteyen de mini etek giyer. İnsanların vücutlarının kahyası veya 'ahlak polisi' olur mu?

Neden uzlaşma kültüründen bu kadar uzağız? Neden insanlar, bir işe girerken başörtüsü takmak ya da çıkarmak zorunda kalsınlar…

Bakmadan Geçme