Advert
Advert
Kendimizi bulmak
Ece KÖSEOĞLU

Kendimizi bulmak

Bu içerik 436 kez okundu.
Advert

Birçoğumuz, içinde bulunduğu durumu ciddiye almakta zorluk çekiyor. Sosyal yaşantımızdan izole edilmiş olmak, bazılarımız için bulunmaz bir fırsat haline gelmiş durumda. Bazıları, hanesine hastalık uğramadığı sürece durumu 'şaka' sanmaya devam edecek.

***

"Sağlığımıza bir şey olmasın." Olmasın tabi ama küçük esnafın hali berbat. "İş yerimi kapatayım da kendimi izole edeyim" diyemiyor insanlar. İş yerini kapatmak zorunda kalanların da ekonomik sıkıntılar nedeniyle psikolojik olarak başka hastalıklar çalıyor kapısını.

***

19 maddelik istikrar paketi midir nedir; küçük esnafa, kirasını, faturalarını zar zor ödeyene ne vaat edildi bu pakette? İnsanların yüreği sızlıyor "Ben gelecek ay ne yaparım?" diye. Haliyle depresyon da beraberinde geliyor.

***

Çok yakın dostlarım, geçtiğimiz Haziran ayında kafe açtı. Bana soruyorlar, "Ece ne yapacağız şimdi biz?" diye. Bir miktar para, çokça hayal gömdüler o kafeye. Ben ne diyeyim bu insanlara? Ben kimim, devletin açıklama getirmesi gerekmez mi bu soruya?

***

Şimdi imkanı olan için evde kalma vaktidir. Evde kalamayan insanları düşünecek bol vakti var herkesin. Birlikte mücadele, empati yoluyla gerçekleşir ve sağlıklı düşünebilmek adına hayal dünyasından uzaklaşmamız gerekiyor. Çünkü ne yazıktır ki şakayı değil, gerçeği yaşıyoruz.

ÖMER AKŞAHAN

Merhum Ömer hocamı 2017 yılından beri tanırım. O dönemde gazetecilik yaparken tanıştık kendisiyle. Gazetemizin köşe yazarı olduğundan sık sık gelir giderdi ofise. Kendime ait blogumu okuturdum ona. Daha da gelişeceğimi söylerdi. Tmolos'ta yazmak istediğimi söylerdim, "Zamanı var" derdi. Bir gün ofiste sohbet ederken tahta bir yüzük çıkardı çantasından. "Ben bu yüzüğü çok severek aldım ama kime vereceğim konusunda fikrim yoktu. Sana hediye etmek istiyorum" dedi. Seve seve kabul ettim. Değer verdiği bir genç olarak gururla taktım tahta yüzüğü, hala da takarım.

En son Facebook üzerinden ufak bir atışmamız oldu kendisiyle. Kısa süre sonra kemoterapi tedavisi aldığını öğrenince "Arayayım" dedim kendi kendime. Erteledim, nasip olmadı. Hayat, öylesine kısa işte. İki dakika sürecek telefon konuşmasını kocaman hayatıma sığdıramamak, en büyük pişmanlığımdır. Ömer Akşahan, insanlar için faydalı işler başarmış değerli bir çınar. O çınarın gölgesinde bulunmaktan gururluyum. Ruhun şad olsun.

ANNEANNEMİN MASALI 

Bir salgın hastalık gerçeği, insanlara geçmişini özletebiliyor. Dününe sarılabiliyor insan. Anneannemi 2016 yılında kaybettim. "Anne" derdim ona çünkü onun ellerinde büyüdüm ben. Gecelerce onun masalıyla uyudum. Şimdi o masalı anlatacağım, geçmişime sarılacağım. Belki sizin de hiç unutamadığınız masallar vardır. Benimki biraz acıklı bitiyor ama anıları uyandırdığından ruhumu güçlendiriyor.  "Bir tavşan varmış. Bir adamın havuç tarlasına dadanmış, havuçlarını kıtır kıtır yiyormuş. Günler haftaları, haftalar ayları kovalamış. Tarla sahibi, yok olan havuçlarının sorumlusunu bulmak için saklanmış bir ağacın arkasına tarlasını izlemeye başlamış. Kurnaz tavşan, yine gelmiş havuçları kıtır kıtır yemeye. Tam yiyecekken adam ağacın arkasından çıkmış, 'Sen misin benim havuçlarımı kıtır kıtır yiyen? Şimdi sana göstereceğim' demiş. Tavşan kaçmış, adam kovalamış. Tavşan kaçmış, adam kovalamış. Bu kovalama sırasında tavşan, bir deliğe düşerek can vermiş oracıkta."

Anılarımız, pandemi günlerinde psikolojimizi güçlendiren tek şey.  Belki bundan yirmi gün öncesinde arkadaşlarınızla, ailenizle ya da diğer sevdiklerinizle oturup bir kafede saatlerce ettiğiniz sohbetin değerini anlayacağınız aylarınız var. Şimdi geçmişte yolculuk yapma zamanı. Bizi güçlendiren, güçsüzleştiren, güldüren, üzen ne varsa hepsini masaya dökme zamanı. Şimdi, bu zor günlerde kendimizi bulmanın tam zamanı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Özel Medifema'dan basına toplantı
Özel Medifema'dan basına toplantı
Cumartesi Pazarı'nda koronavirüs tedbiri
Cumartesi Pazarı'nda koronavirüs tedbiri